Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, okul kampüs alanı kiralamasından kaynaklanan alacağın tahsili amaçlı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında kira sözleşmesi ve ödeme ihtilafı.
Özet: Davacı, davalılar tarafından kiralanan okul kampüsü gayrimenkullerindeki yüzde 8,5 hissesine düşen kira bedelinin ödenmediğini, kira sözleşmesinin gizlendiğini ve icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile yüzde 20 icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur; davalılar ise aralarında bir kira sözleşmesi bulunmadığını, yapılan ödemenin kar payı avansı olduğunu, husumet, görev ve yetki itirazları olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

T.C.
ANTALYA4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2020Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:A.TALEP
:1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ...'ye ait olan okul kampüs alanı içindeki gayrimenkuller ile yine ...'ye ait okul kampüs alanı içindeki gayrimenkulların davalılar tarafından 10 yıllığına kiralandığını, kiralanan gayrimenkul alanının % 8,5 oranında hissesinin müvekkiline ait olduğunu, ... başlangıç tarihli sözleşmede yazılı kira bedeline bakıldığında müvekkiline hissesi gereğince ödenmesi gereken bedelin ... TL olduğu ancak sözleşmenin müvekkilinde bulunmadığını, müvekkilinden saklandığını, kira bedelinin az gösterildiğini ve müvekkiline bugüne kadar sadece ... TL ödeme yapıldığını, geri kalan miktarın tarafına ödenmediği, bu nedenle ... tarihinde davalılara Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bu bedelin taraflarına ödenmesi için ihtarname yollandığını, davalı tarafından ihtarnameye verilen cevapta herhangi bir kira sözleşmesinin olmadığı, müvekkiline yapılan bu ödemenin ise 2017-2018 dönemine ait kar payı olduğunun belirtildiğini, herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle taraflarınca kalan ... TL'nin tahsili için Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, tüm bu nedenlerle icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiklerinden, takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.B. TARAF TEŞKİLİ
:2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi) uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261)3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır.C.CEVAP
:4.Davalılar vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ikametgah ve ticari adresinin ... olduğundan yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilleri ile davalı taraf arasında herhangi bir kira sözleşmesi veya başkaca bir ticari ilişki mevcut olmadığı gibi davacı tarafın zaten dava dilekçesinde ...'ye ait olan okul kampus alanından ve bu alan içindeki gayrimenkullerden dolayı kiralama yapıldığını iddia ettiğini, müvekkillerine bu dava ile ilgili bir husumet yöneltilemeyeceğini, zira davalı tarafın iddia ettiği hususların şirket ile ilgili olup müvekkillerinin şahıs olarak bir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle husumet yönünden de davaya itiraz ettiklerini, görev yönünden ise davacı tarafın kira kontratına dayandığını ancak ortada yazılı bir kira kontratını ileri süremediğini, müvekkilleri ile davacı arasında sözlü veya yazılı bir kira anlaşmasının mevcut olmadığını, bu şartlar altında Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle görev yönünden itirazlarının bulunduğunu, müvekkillerinin ...'nin ortağı konumunda olduğunu, gerek müvekkillerinin kendi adına ve gerekse ortağı bulundukları ... ile davacı taraf arasında yapılmış herhangi bir gayrimenkul kiralama sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkillerinin ortağı olduğu ... tarafından davacı tarafa 2017-2018 dönemine ait avans kar payı olarak ... TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın başkaca bir hakkı ve alacağının olmadığını, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi yaptığını ve haksız ve kötü niyetli olarak dava açtığını, bu nedenlerle görev, yetki ve husumet itirazlarını yineleyerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ:5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.6.Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır.7.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-2415 esas, █████████ karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221).8.Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., ███████-260 esas, ████████ karar)9.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; dava öncelikle Antalya ... Sulh hukuk mahkemesinin .../... esasında açılmış, mahkemenin ... tarihli hükmü ile Asliye hukuk mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik nedeniyle usulden ret kararı verilmiş, bu karar ... tarihinde kesinleşmiş, dosya Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... Esas sayısına kaydolmuş, bu mahkemece de ... tarihli hükümle, görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğundan bahisle usulden ret kararı verilmiş, bu karar da ... tarihinde kesinleşmiştir. Gönderme taleplerinin süresinde bir usule aykırılık yoktur. Gönderme talepleri evleviyetle süresindedir(kesinleşmeden önce görevli mahkemeye gönderme yönünde talepler mevcuttur)10.Dosya mahkememizin .../... esasını almıştır.11.Öncelikle, HMK m. 31 gereği, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Bu nedenle, mahkememizce davacı vekiline süre verilerek, bahsedilen taşınmaza ilişik net bilgiler verilmesi için, taleplerini netleştirmesi/açıklaması için süre verilmiş aynı zamanda da ... tarihli celsede de beyanı alınmıştır. Davacı taleplerinin net olması, kamu düzeninden olan mahkemelerin görevini tayin etmede de en önemli unsurdur. Somut olayda da görüldüğü üzere, iki farklı mahkemeden görevsizlik nedeni ile usulden ret kararı verilmiş ve davanın uzaması sonucu ortaya çıkmıştır.12.Mahkememizce davada adı geçen ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı dosyaya getirtilmiş olup, davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile davaya konu taşınmazın dosyaya kaydı getirilen taşınmaz olduğunu, ... isimli şirket tarafından ...'a kiraya verildiğini beyan etmiştir. Tapu kaydına bakıldığında da, taşınmazın malikinin ... olduğu, tapudaki şerhe göre, ... TL bedel karşılığında kira sözleşmesi olduğu, kira sözleşmesinin ... ile yapıldığı anlaşılmaktadır.13.Davacı vekiline yukarıda da anlatıldığı üzere; netleştirme amacı ile sorulduğunda, davacı vekili; "Taraflar bir şirketin ortaklarıdırlar, şirket başka bir şirkete yer kiralıyor, bu yer kiralaması nedeniyle müvekkilimin hissesi göz önünde tutularak alması gereken para müvekkilime verilmiyor, bizim iddiamız bu yöndedir" şeklinde beyanda bulunmuştur.14.Davanın tarafları arasında bir kira sözleşmesi/kira ilişkisi iddiası yoktur ve bu nedenle Sulh Hukuk mahkemesi görevli değildir. Şirket ortakları arasında bir uyuşmazlık vardır ve bu durumda görevli mahkeme ticaret mahkemesidir. Sulh hukuk ve Asliye Hukuk mahkemelerinin görevsizlik nedeni ile verdikleri usulden ret kararları kabule göre yerindedir.15. ... Şirketine yeri kiralayan ...'dir. Davacı anlaşılmaktadır ki, bu kiralama işlemi nedeni ile şirket ortaklığından kaynaklı bir alacak payının olduğu iddiasında olmakla, gereken bedelin kendisine verilmesi için iş bu davayı açmıştır. Davalılarda zaten davacıya bir miktar ödeme yapıldığını bunun ise kar yayı olduğunu beyan etmektedirler.16.Söylemek gerekir ki; usul hukuku sistemimizde ferdileştirme sistemi değil, vakıalara dayandırma sistemi geçerlidir. HMK.nun 33. maddesi uyarınca hukuki tavsif hakime aittir. Hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neticei taleplerle bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleri ve onların tavsifleri ile bağlı değildir. Kanunları re'sen tatbik ederek iddia ve müdafaadaki neticei talepleri karara bağlamakla mükelleftir ( 4.6.1958 ve 15/6 sayılı İBK).17.Belirtmek gerekir ki ; dava, bir başkası tarafından subjektif hakkı, ihlal edile veya tehlikeye sokulan veya kendisinden haksız bir talepte bulunulan kimsenin, mahkemeden hukuki koruma istemesidir. Bir davada davacı ve davalı olmak üzere daima iki taraf vardır. Davacı veya davalı tarafta birden fazla kimse bulunabilirse de, davada ikiden fazla tarafın bulunması imkansızdır. Dava iki taraf sistemine kurulmuştur. Taraf kavramının, bir davada büyük önemi vardır. Çünkü, bir davada verilen hüküm, yalnız o davanın tarafları bakımından kesin hüküm teşkül eder(6100 sayılı HMK m. 303, mülga HMUK m. 237). Taraf kavramının, taraflar arasındaki hukuki durumla ilgisi yoktur. Kimin taraf olduğu dava dilekçesine göre belirlenir(KURU/Baki// ARSLAN/Ramazan// YILMAZ/Ejder., Medeni Usul Hukuku (Ders Kitabı), Ankara 2005, s. 257-260) Bilindiği üzere taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti medeni hukuktaki, medeni haklardan istifade ( hak ) ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. Gerçekten, kimlerin taraf ehliyetine sahip bulundukları Medeni Kanuna göre belirlenir. Buna göre medeni haklardan istifade ( hak ) ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi, davada taraf olabilme ehliyetine sahiptir. Taraf olma ehliyeti, medeni haklardan yararlanma hakkının bir sonucu olup; usul hukuku ilişinde süje olma, usul hukukundan yararlanma yeteneğidir.18.Her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir; dolayısıyla gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan istifade ehliyeti ölümle sona ereceğinden, ölmüş olan kişinin taraf ehliyeti yoktur. Bir davada tarafların, taraf ehliyetine sahip olmaları dava şartlarındandır. Bu nedenle, davanın taraflarından birinin taraf ehliyetine sahip olmadığı mahkemece kendiliğinden gözetilir ve dava esasa girilmeden reddedilir.19.Öte yandan husumet ise, dava konusu sübjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkidir. Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) ilke olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı o hakkın sahibine ait olacaktır. Buna uygulamada aktif husumet denilmektedir. Davalı olma sıfatı ise borcun sahibine aittir. Buna ise pasif husumet denilmektedir. Taraf ehliyeti davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişi, taraf ehliyetine sahip olsa bile, bu kişinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yok ise, dava konusu hakkın esasına dair karar verilemez.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., █████/2010 tarih, 2010 / 252 esas, ████████ karar; (Hukuk Genel Kurulu`nun 25.3.1953 gün 4/147 Esas, 35 Karar sayılı kararı)20.Somut olayda, iddianın ileri sürülüşü, ... tarihindeki davacı vekilinin netleştirici beyanı dikkate alınarak, davacının, şirketten, şirketin kendi taşınmazını kiralaması nedeni ile ortak sıfatıyla alacak iddiasında bulunmak istediği anlaşılmaktadır ancak bu iddiasını tapu maliki şirkete karşı ileri sürmemiştir. Tapu kaydı şirket üzerinedir. ..., TTK m. 124 te belirtildiği üzere, ticaret şirketidir ve TTK m. 125 gereği, ticaret şirketleri tüzel kişiliği haizdir, ticaret şirketleri, Türk Medenî Kanununun 48 inci maddesi çerçevesinde bütün haklardan yararlanabilir ve borçları üstlenebilirler.21.Dava konusu talep bakımından, dava dilekçesinde husumet yöneltilen davalıların pasif husumet ehliyetleri mevcut değildir. Talep, kabule göre, şirkete yöneltilmelidir.22.Tüm anlatılan nedenlerle, davanın, davalıların pasif husumet ehliyeti mevcut olmadığından, usulden reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;1-Davanın, davalılar pasif husumetlerinin bulunmaması nedeniyle usulden reddine,2-Davacı tarafça yatırılan başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,3-Hüküm gereği alınması gerekli ... TL harcın davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye arta kalan harcın istek halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, AAÜT m. 3/2, 7/2 hükümleri dikkate alınarak, ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,6-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine,7-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., █████/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., █████/1940, 1940/7 E., ███████ K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına,Dair, davacı vekili ...'nın yüzüne karşı davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2020Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır