Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, tarafların inşaat işleri bedeli, fatura geçerliliği ve yargı yolu itirazları eksenindeki hukuki mücadelesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının bir inşaat projesinde plastik doğrama ve alüminyum korkuluk işlerini yaptığını iddia ederek, davalıdan ödeme alamadığı ve davalının faturayı kabul etmediği gerekçesiyle alacak talebinde bulunduğu bir hizmet sözleşmesi davasının içeriğini sunmaktadır; davalı ise işin başka firmalarca tamamlandığını, faturadaki adres ile iş yapılan yerin farklı olduğunu, faturanın iskan belgesi tarihinden sonra düzenlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmekte olup, mahkemeler arası görev uyuşmazlığı sonrası mevcut mahkemeye gelen uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ve işin yapılıp yapılmadığının tespiti için bilirkişi incelemeleri ve keşifler yapılmış, ancak henüz yargılama sonuçlanmamıştır.

T.C.
ANTALYA4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2015KARAR TARİHİ
: █████/2020Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:1.Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Mah. ... Sok. ... Apt. No:.. ../... adresinde ... (... ...) tarafından yapılan inşaatın Plastik Doğrama Kapı ve Pencere ile Alüminyum Korkuluk işlerinin tamamını yaptığını ancak müvekkilin ödemesini davalıdan alamadığını, üstelik davalının yapılan işlerin karşılığı olarak müvekkilce düzenlenmiş olan, faturayı almaktan kaçındığını bu sebeple müvekkilin söz konusu hususa ilişkin ihtarnameyi noter kanalıyla davalıya göndermek zorunda kaldığını, davalının söz konusu faturayı teslim aldıktan sonra müvekkile, ihtarname göndererek faturayı kabul etmediğini ve müvekkil ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını berttiğini ve aynı ihtarname ile faturayı iade ettiğini, davalının sözleşmesel ilişkiyi kabul etmemesi üzerine taraflarınca durumun tespitini istediklerini, Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .../... D.İş sayılı tespit davası ile bilirkişi tarafından olay mahallinde gerekli incelemelerin ve tespitlerin yapıldığını, bilirkişi tarafından hazırlanan rapora göre, fatura bilgilerinde yazılı imalat kalemleri ile uyumlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığını, bu sebeplerle müvekkil tarafından yapılmış olan bilirkişi raporuyla sabit bulunan işlerin bedelinin, feri'leri ile birlikte karşı yandan alınarak müvekkile verilmesi ve müvekkilin mağduriyetinin bir an önce giderilmesi için ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın daha önce Antalya ... Sulh Hukuk mahkemesinin .../... değişik iş sayılı dosyasında yaptırdığı tespite müvekkilinin süresinde itiraz ettiğini, bu dosyada bu nedenle delil olarak konulamayacağını, tespite itirazda da belirtildiği üzere dayanak delil olarak sunulan ... seri numaralı ... TL bedelli faturanın iş yapıldığı adres olarak ... ada ... parsel yazdığını, halbuki dava dilekçesinde bahsedilen "... Mah. ... sokak ... Apt. n: ... .../..." adresindeki taşınmazın bu ada ve parselde olmadığını, ... deki taşınmazın ada ve parselinin ... ada ... parsel olduğunu, bu konuda tapu müdürlüğüne yazı yazılmasını talep ettiklerini, davacının iş yaptığını belirttiği adres ile faturadaki adresin farklı olduğunu, müvekkilinin ... ada ... parseldeki taşınmazı başka firma ve gerçek kişiler aracılığı ile tamamladığını ve iş bitim tutanağının ekte sunulduğunu, ayrıca dava dilekçesinde açık adresi verilen taşınmazın yapı kullanım izninin ... tarihinde verildiğini, davaya delil olarak sunulan faturanın tarihinin ise ... tarihli olduğunu, iskan belgesinin pvc-plastik doğrama işleri bitmeyen bir yapı için verilemeyeceğini, bu yapıya ait iş bitirme tutanağının ... tarihli olduğunu yani yapının ... tarihinde %100 seviyesinde bitirilmiş ve ... tarihinde iskanının alındığını, ... tarihli fatura resmi olarak düzenlenseydi ve bu iş gerçekten davacı tarafından yapılmış olsa idi bu belgelerin fatura tarihinden önce verilmesinin mümkün olmayacağını, faturanın usulsüz olduğunu ve itibar edilemeyeceğini, davacının, ... yetkilisi ...'in kardeşi olduğunu ve müvekkili ile şirketin husumeti olduğunu, aralarındaki davanın Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, iş bu davanın müvekkili yıldırma amaçlı açıldığını düşündüklerini, tacirlerin basiretli iş adamı gibi hareket etmeleri gerektiğini, davacının ihtarnamesine karşı ihtarname çekildiğini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.3.Dava, öncelikli olarak Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... esas, .../... karar sayılı dosyasında görülmüş o dosyada ... tarihinde görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm ... tarihinde kesinleşmiş, ... tarihli dilekçe ile dosya görevli olduğu belirtilen Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmiş, Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... esasına kaydı yapılmış, yargılama süreci sonunda ... tarihinde görevli mahkemenin Antalya Asliye Ticaret mahkemesi olduğundan bahisle usulden red kararı verilmiş, karar kesinleşmiş, böylece iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkmış, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin .../... esas, .../... karar sayılı ilamı ile görevli mahkeme olarak mahkememiz kesin belirlenmiş ve iş bu dosya esası alınmıştır.4.Dosyada, Asliye Hukuk mahkemesince keşif/bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. ... tarihli keşif tutanağında da görüleceği üzere, bir çok/kısım taraf tanıkları dinlenmiştir. Cevap dilekçesinde de ileri sürülen adres ve dava dilekçesinde bahsedilen adres üzerinde keşif yapılmıştır. Yapılan bu keşfin eksik kaldığı keşif tutanağının ... numaralı ara kararında da yazılmıştır. Eksiklikler tamamlandıktan sonra ... tarihihde mahkemece tekrar keşfe gidilmiştir. ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından ... ada ... parselde yapılan PVC doğrama ve alimünyum korkuluk bedeli olarak ... adına ... tarih ... numaralı KDV dahil ... TL bedelli faturanın düzenlendiği, faturada yer alan doğrama sayısının ... olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş bir yapım sözleşmesinin olmadığı, "... Mah. ... sokak ... Apt. n: ... .../..." adresinin ... ada ... parsel olduğu, bu parselde bulunan ve yüklenici ... ... tarafından betonarme karkas tarzda inşa edilen ...+... kat+... katından oluşan binada incelmeenin yapıldığı, binada banyo-wc pencereleri hariç doğrama sayısının ... adet olduğu, faturada yazılı olan ... ada ... parselde ... mahallesi ... ada ... parsel ... Apt. no: ... ... adresinde bulunan inşaatın ...+... katlı ve yüklenicisinin ... olduğu, binada dış cephe itibariyle yapılan gözlemde doğrama sayısının fatura içeriğinden fazla olduğunun görüldüğünden binada inceleme yapılmadığı, taraflarla birlikte yapılan ikinci keşifte PVC ustası tarafından ...-...-... numaralı dairelerde PVC kapı ve pencerelerinin camları sökülerek PVC nin iç kısmında bulunan etiketlere bakıldığı, bir kısım etiketlerin söküldüğü mevcut olmadığı, mevcut olanlarda ise "... ..." etiketinin tespit edildiği, birinci keşifta ... ve ... numaralı dairede ... markasına ait yapışkanın mevcut olduğu, ikinci keşifte yapılan tespitte diğer dairelerde yapışkanın mevcut olmadığı sadece ... numaralı dairenin çatı katında banyo penceresinde ... markasının mevcut olduğu, imalat bedelinin ... fatura tarihi itibariyle KDV dahil ... TL, ... dava tarihindeki bedelin ise ... TL hususları belirtilmiştir.5.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, beyanlar/itirazlar alınmıştır.6.Mahkemece ... tarihinde itirazların değerlendirilmesi amacıyla bilirkişilerden ek rapor alınmıştır. Ek rapor da taraflara tebliğ edilmiş ve itirazlar/beyanlar alınmıştır. Ek raporda özetle; teknik incelemelerin yapıldığı ve raporda belirtildiği, hukuki takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.7.Mahkeme ek raporun geldiği aşamada, tacir araştırmaları yaptırmış ve görevsiz olduğu kanaatiyle usulden ret kararı vermiştir.8.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak isteminden ibarettir.9.Eser sözleşmeleri bakımından davanın niteliği gereği bazı temel hususlarda açıklama yapmak gerekmektedir.10.Kural olarak eser sözleşmesinin kurulması zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir.(davalının cevap dilekçesinde sözleşme imzalanması gerektiğini beyan etmesi yerinde değildir/şekil şartı yoktur) Ancak karşı tarafça akdî ilişkinin varlığının inkâr edilmesi halinde dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi gereğince, bir hakkın doğumu düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri iki bin beş yüz Türk lirasını geçtiği takdirde senetle ispatlanması gerekir. Ayrıca davalının muvafakati veya HMK 202. maddesi uyarınca yazılı delil başlangıcının bulunması halinde tanıkla ispat mümkündür. Yazılı sözleşme bulunmamakla birlikte, sözleşmenin varlığını ortaya koyan, karşı tarafın ya da onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan, sözleşme ilişkisinin kurulduğuna delalet edecek teslim belgesi, fatura, tutanak veya başka bir iş nedeniyle yapıldığı kanıtlanamayan ödeme belgelerinin bulunması halinde, sözleşme ilişkisinin ispatı mümkündür.(Yargıtay 15. HD., █████████ E., █████████ K.)Sözleşmenin kapsamı konusunda tanıkla ispat mümkündür.(Yargıtay 15. HD., █████████ E., █████████ K.)Yüklenicinin imalat bedeline hak kazanabilmesi için sözleşme ile üstlendiği edimini eksiksiz olarak tamamlayıp teslim etmesi gerekir. Eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. Eserin teslim edilip edilmediğinin ispatında, tarafların hangi delillerle yapılacağı hususunda sözleşmeye hüküm koyabilirler ve teslim konusunda bir delil sözleşmesi yapabilirler. Böyle bir delil sözleşmesi yoksa yüklenicinin meydana getirdiği eseri teslim ettiği vakıasını, teslim, hukuki işlem değil, hukuki fiil olduğundan kural olarak her tür kanıtla bu arada tanıkla dahi ispat edebilir (Emsal Yargıtay 15. HD., 17.02.2015 T █████████ E ████████ K;17.12.2014 T ████████ E █████████ K; 01.12.2015 T █████████ E █████████ K içtihatları).11.Davalı, davacının iddia ettiği işe ilişkin aralarında bir sözleşme ilişkisi olmadığını beyan etmektedir. Öncelikle, davacı, dava konusu ettiği işe ilişkin davalı ile aralarında sözleşme ilişkisi olduğunu usulünce ispat etmelidir.12.Dosyada; Tanık ..., ... firmasının ... olduğunu, davacının kendisi ile çalıştığını, kendisine bağlı bayi olduğunu, imalatı kendilerinin yaptığını, montaj işlerini ise davacının yaptığını, davacının kendisine iş yapmak üzere anlaştığı kişinin adını aldığı ölçülerin metrajını getirdiğini, doğramalara yapıştırılan barkotta bayii olarak davacının ve müşterinin adının yazıldığını, keşifte görülen doğramaların kendi atölyesinde yapıldığının anlaşıldığını, genelde işler karışmasın diye mutlaka müşteri isminin de yazıldığını ancak tahminen ilgili tarihte sadece ...'in işi yapıldığından müşteri isiminin yer almadığını, ... yılında ... ile çalışıp çalışmadıklarını hatırlayamadığını beyan etmiştir.13.Tanık ... de beyanında özetle; incelemesi yapılan PVC cam ve kapı doğrama üzerlerindeki takılı olan camların şu an itibariyle kendi firmasında üretilip üretilmediğini bilmesinin mümkün olmadığını, camlarda firmalarına ait etiketlerinin söküldüğünü, delil tespiti dosyasında görülen cam üzerindeki etiketlerin ise kendi firmasına ait olduğunu, davaya konu cam imalatını 2014 yılında yapmış olabileceğini beyan etmiştir.14.Tanık ... beyanında özetle; montajları, PVC leri kendi firmasının yaptığını, kendisinin davacının yanında çalıştığını beyan etmiştir.15.Davalı tanığı ... beyanında; söz konusu PVC doğramalarını kendisinin yaptığını, montaja hazır hale getirdiğini ancak kimin montaj yaptığını, kime yaptırıldığını özetle beyan etmiştir.16.Keşifte dinlenilen tanıkların beyanları bu hususu ispat etmeye kabule göre yeterli değildir. Sözleşme ilişkisini gösterir net beyanlar verilmemiştir. Tanık ...'un beyanı tam davacı iddiaları yönünde olmakla birlikte tanık davacının çalışanıdır. Aralarında hizmet ilişkisi vardır ve işverene bağımlılık hizmet sözleşmesinin temel unsurudur. Bu nedenle, tanık ...'un beyanı, tek başına, dosyadaki diğer delillerle/tanık ifadeleri ile desteklenmedikçe hükme esas alınamaz. Davalı tanığının beyanı da davacının iddiasını ispat yarar olmaktan uzaktır.17.Yukarıda da değinildiği üzere, dosya görevsizlik kararları sonucu yargı yeri belirlenmesi nedeniyle mahkememize gelmiştir. Kural olarak süresi içinde görevli mahkemeye başvuru halinde (usul hukuku gereği dosya mahkememize gelmiştir), yeni mahkemede görülmeye başlayan dava, görevsiz mahkemede açılan davanın devamıdır. Tarafların görevsiz mahkemede yaptıkları usul işlemleri görevli mahkemede de geçerlidir ancak kural olarak görevsiz mahkemenin yaptığı usul işlemleri geçersizdir. Fakat, görevli mahkeme, görevsiz mahkemenin yapmış olduğu işlemleri, bunların tekrarlanması için bir sebep yoksa kararına esas alabilir.(KURU, Baki/ARSLAN, Ramazan/ YILMAZ, Ejder., Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, Genişletilmiş 16. Baskı, Ders Kitabı, s. 156) Yargıtay 1. HD'nin ███████ E. , █████████ K. Sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Görevsiz mahkemece verilen hükümlerin geçerli bir netice doğurmayacağı, esasen yok hükmünde olacağı tartışmasızdır. Ancak, görevsiz mahkemede yapılan keşif ve uygulama yeterli ise davaya bakan mahkemece delil olarak dikkate alınabileceği kuşkusuzdur.18.Mahkememizce Asliye Hukuk mahkemesinde yapılan keşifler ve bilirkişi raporları yanında dosyadaki uyuşmazlığı çözmek için tekrar keşif yapılmasına gerek duyulmamıştır.19.Her ne kadar delil tespiti dosyasında bahsedilmekte ise de; dosyadan anlaşılacağı üzere, delil tespiti dosyası davalının yokluğunda yapılmış ve sonrasında da davalının itirazına uğramıştır. Yargıtay 3. HD nin █████████ esas, █████████ karar sayılı emsal ilamında belirtildiği üzere; Delil tespiti isteyenin haklarını korumak içi zorunluluk varsa veya acele hallerde mahkemece karşı tarafa tebligat yapılmadan delil tespiti yapılabilir, ancak bu durumda mahkemece delil tespiti tutanağının ve bilirkişi raporunun bir sureti derhal karşı tarafa tebliğ edilmelidir. Ancak tebligat yapılmış olsa bile cevap dilekçesinde kabul edilmemiş delil tespiti raporuna dayanılarak hüküm verilmesi kanuna aykırılık oluşturur. Yargıtay 3. HD nin ██████████ esas, █████████ karar sayılı emsal ilamında belirtildiği üzere; Delil tespitinin konusunu maddi vakıalar oluşturur ve bilirkişi raporunda belirtilen zarar miktarı davacı lehine kazanılmış hak oluşturmaz. Yani delil tespiti kesin delil niteliğinde değildir. Mahkememiz delil tespiti dosyasına dayanarak hüküm kuramaz. Tanık ...'in delil tespiti dosyasında görülen cam üzerindeki etiketlerin ise kendi firmasına ait olduğunu beyan etmesi de bu yönleriyle tek başına davacının iddiasını/akdi ilişkiyi ispatlamaya yeterli değildir.20.Ayrıca, Türk Ticaret Kanunu, tacire, bütün ticarî faaliyetlerinde, basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü getirmiştir. Basiret, sağduyu, ilim, tecrübe ve feraset ışığıyla görüp sezmeye ve bilip değerlendirmeye esas teşkil eden konuları etraflıca ve tam olarak kavrayabilmedir.(KARAHAN, Sami, Ticarî İşletme Hukuku, 6102 Sayılı TTK. ile 6098 Sayılı TBK. ve 6100 Sayılı HMK‟ya Göre Güncellenmiş 20 Baskı, Konya 2011, s. 86; AYHAN, Rıza, Ticarî İşletme Hukuku, Ankara 2007, s. 203) Basiret, tacirin ticarî işletmesiyle ilgili olarak, fiilî ve hukukî işlemlerde göstermesi gereken dikkat, tedbir ve objektif özen yükümlülüğü demektir. Tacir, tüm bu hukukî ve fiilî işlemlerini yaparken, ticarî hayatın gerektirdiği tüm tedbirleri almalı ve meydana gelebilecek değişmeleri önceden tahmin etmeye çalışarak yükümlülük altına girmesi gereklidir. Tacirden beklenen basiretin ne olduğu kanundan değil ticarî hayattan, özellikle ticarî teamüllerden çıkartılabilir. (KİZİR, Mahmut., "Yargıtay Kararları Işığında Basiretli İşadamı Gibi Hareket Etme Yükümlülüğünün Sözleşmenin Değişen Şartlara Uyarlanmasına Etkisi", Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 19 Sayı: 2 Yıl: 2011, s. 245-283) Davacının faturaya konu ettiği imalatın yapıldığı yer ile dava dilekçesinde bahsettiği yer de aynı değildir. Davalının bu yönde itirazları mevcuttur. Davalının cevap dilekçesinde belirttiği, dava dilekçesinde bahsedilen taşınmazın yapı kullanım izin tarihinin ... olduğu faturanın tarihinin ise ... olduğu hususları dosyada sabit olmakla beraber, bunun aksini/haklılığı gösterir bir delil de davacı tarafça sunulmamıştır. Davacı bu hususta ... havale tarihli dilekçesinde, ihtilaf konusunun temelini bu durumun oluşturduğunu, karşı yanın müvekkilinin iş yapmış olduğu taşınmazın ana tabelasında aldatıcı olarak ... ada ... parsel yazdığının belirlendiğini belirtmektedir. Bu iddiada davacının, basiretli iş adamı gerekliliği de düşünülerek ispat etmesi gereken bir husustur ancak davacı davalının aldatıcı olarak tabela koyduğu hususunda ispata yarar bir delil göstermemiştir. Tanıkların da bu yöne ilişkin bir beyanı yoktur. Bunların yanında sözleşmenin varlığını ortaya koyan, karşı tarafın ya da onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan, sözleşme ilişkisinin kurulduğuna delalet edecek teslim belgesi, fatura, tutanak veya başka bir iş nedeniyle yapıldığı kanıtlanamayan ödeme belgeleri de dosyada mevcut değildir.21.Davacı, sözleşme ilişkisini usulünce ispat edememiştir. İspat yükü altında bulunan tarafın başvurabileceği delillerden biri de yemin delilidir. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümlenmesine etkili olan bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında kanunun belirlediği şekilde mahkeme (hakim) önünde beyanda bulunmasıdır. Bir başka deyişle; Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı YİBK). Medeni Usul Hukukumuzda yemin delili kesin delil niteliğindedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., ███████-2376 esas, ████████ karar) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 03.03.2017 gün ve 2015/2 E. 2017/1 K. no’lu kararı ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olan davalarda tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile delil listelerinde "sair deliller, her türlü delil, ve sair deliller" gibi ibarelerin bulunması halinde tarafların yemin deliline başvurmuş sayılamayacakları ve bu kapsamda hâkimin ispat yükü kendisine düşen tarafa 'yemin teklifinde bulunma hakkı'nı hatırlatmayacağına oyçokluğu ile karar verilmiştir. Dava dilekçesinde, davacı taraf yemin deliline açıkça dayanmadığından, sair deliller ibaresi kullandığından, davacı yemin deliline dayanamayacağından, mahkememizce bu husus hatırlatılmamıştır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2010/1-281 E., ████████ K., 16.06.2010 tarih). Yine, bakıldığında, tarafların ticari defterleri incelettirilmemiştir. Dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, fatura davalı tarafça kabul edilmemiş, iade edilmiştir. Davalı defterine kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır. İspat yükü ve ispat şekilleri ile ilgili yukarıda yapılan açıklamalar gereği, ticari defterlerin incelenmesine gerek görülmemiştir. Yine, davalının dinlenmeyen tanığının da, dosyanın geldiği aşama, mahkeme kabulü, ispat yükünün davacı tarafça yerine getirilememesi karşısında, HMK m. 241 imkanından da yararlanılarak, dinlenmesine gerek görülmemiştir.22.Yukarıdaki tüm açıklamalar, dosya kapsamı göz önüne alınarak, davacının dava dilekçesinde anlattığı davasını/sözleşme ilişkisini ispatlayamadığı kanaatiyle; davanın reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM/ Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,3-Hükmün niteliği/tarihi gereği alınması gerekli ... TL karar harcının, davacı tarafça yatırılan ... TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye kısmın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafça bir gider yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine,8-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., █████/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., █████/1940, 1940/7 E., ███████ K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına,Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2020Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır