466 sayılı Kanuna dayalı tazminat davasında, beraat kararının kesinleşmesinden uzun süre sonra açılması nedeniyle kanuni süreyi aştığı gerekçesiyle reddi gerekirken kabul edilen hükmün bozulması.
Özet: Yargıtay, 466 sayılı Kanuna dayalı tazminat davasının, beraat kararının kesinleşmesinden uzunca bir süre sonra açılmış olması sebebiyle, davacının bu süreçte hükmün kesinleştiğini bilmediği iddiasının yaşamın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle davanın Kanunun 2. maddesinde öngörülen süre içinde açılmadığını belirterek, davanın reddedilmesi gerektiği sonucuna varmış ve alt mahkemenin tazminata hükmetme kararını bozmuştur.

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava
: 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebiDosya incelenerek gereği düşünüldü
:Davacı vekilinin tüm davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.03.2000 gün ve 200/8-44-48 E.K. Sayılı kararı da gözetilerek; tazminat istemine ilişkin davanın, beraat kararının verildiği tarihten uzunca bir süre sonra açıldığı; davacının bu uzun süre içinde hakkındaki hükmün kesinleştiğini bilmediğinden söz edilmesinin yaşamın olağan akışına uygun bulunmadığı, bu durumda davanın 466 sayılı Kanunun 2. maddesinde öngörülen süre içinde açıldığının kabulünün mümkün olamayacağı ve davanın bu nedenle reddi yerine, yazılı şekilde tazminata karar verilmesi,Kanuna aykırı, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 08.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.