Vasiyetnamenin iptali ve tenkis istemli davada, bozmaya uyularak verilen kararda üçüncü kişilere devredilen taşınmazlar hakkında infaz edilemez tapu iptali ve tescil kararı verilmesi hatalıdır.
Özet: Bu hukuki evrak, miras bırakanın vasiyetnamelerinin irade sakatlığı ve ehliyetsizlik nedeniyle iptali ile terditli olarak tenkisi taleplerini ele almakta olup, ilk derece mahkemesinin vasiyetnamenin iptali talebini reddedip tenkis talebini kabul ederek davalıya ödenecek bedelle birlikte vasiyetnameye konu taşınmazların davacılar adına tesciline karar vermesi üzerine, Yargıtay, taşınmazların davacılar tarafından üçüncü kişilere satılmış olması sebebiyle tapu iptali ve tescil yönündeki kararın infaz edilemez olduğunu ve bu konuda "karar verilmesine yer olmadığı" yönünde hüküm kurulması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının bu kısmını hatalı bulmuştur.
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili ve duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde taraflar adına gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 26.09.2007’de ölen muris ... 'e ait ... Noterliğinin 23.09.2003 ve 03.08.2004 tarihli vasiyetnamelerinin irade sakatlığı ve ehliyetsizlik nedenleriyle iptalini aksi hâlde tenkisini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; tenkis davası yönünden ise vasiyetnameye konu taşınmazları verip tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı almayı tercih etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.01.2017 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile irade sakatlığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, tenkis talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 26.01.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 10.02.2021 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla tenkis hesabının hatalı yapıldığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali isteminin reddine, tenkis talebinin kabulüne, davalının malı vererek tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı almayı tercih etmiş olması nedeniyle tasarruf oranı içinde kalan kısma tekabül eden 1.377.053,68 TL'nin tercih tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılardan alınarak davalıya verilmesine ve vasiyetnameye konu taşınmazların muris adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili, tanıkların murisin ehliyetsiz olduğunu beyan ettiklerini, dolayısıyla Adli Tıp raporunun hatalı olduğunu ayrıca tenkis hesabının da hatalı olduğunu, davalıya ödenmesi gereken meblağın fazla hesaplandığını, faizin seçimlik hakkın kullanıldığı 17.09.2012 tarihinden başlatılamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili, ... parsel dışlanarak tenkis bedeline hükmedilmesinin bozma ilâmına aykırı olduğunu, karar verilirken usuli kazanılmış hakkın gözetilmesi gerektiğini, ilk kararın davacı tarafından sadece vasiyetnamenin iptalinin reddi kararı yönünden temyiz edildiğini, ikinci kararın ise davacı tarafça temyiz edilmediğini, harcın ve vekâlet ücretinin ihlâl edilen saklı pay miktarı esas alınarak hesaplanması gerekirken müvekkiline ödenmesine karar verilen 1.377.053,68 TL üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, dolayısıyla aleyhlerine takdir edilen harcın ve vekâlet ücretinin yüksek hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, terditli tenkis istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca araştırma ve inceleme yapılarak yazılı şekilde vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, tenkis davasının ise kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesine göre hâkim, infazı kabil bir karar vermekle yükümlüdür.
Somut olayda ise, vasiyetnameye konu olan taşınmazlar, davacılar tarafından 29.08.2014 tarihinde adlarına intikal ettirildikten sonra 01.09.2014 tarihinde dava dışı üçüncü kişilere satılmıştır. Buna karşın, Mahkemece vasiyetnameye konu taşınmazların muris adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir. Vasiyetnameye konu olan taşınmazlar, yargılama sırasında üçüncü kişilere devredilmiş olduğundan talep konusunda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Bölünmez Mal Vasiyetinde" başlıklı 564. maddesine göre, değerinde azalma meydana gelmeksizin bölünmesine olanak bulunmayan belirli bir mal vasiyeti tenkise tâbi olursa, vasiyet alacaklısı, dilerse tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın verilmesini, dilerse tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı isteyebilir. Tasarruf konusu malın vasiyet alacaklısında kalması durumunda, malın tenkis sebebiyle vasiyet borçlusuna verilmesi gereken, aksi hâlde tasarruf oranı içinde kalan kısmının karar günündeki değerinin para olarak ödetilmesine karar verilir.
Temyizen incelenen kararda, davalı, vasiyetnameye konu taşınmazları davacılara vererek tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı almayı tercih ettiği için, Mahkemece vasiyetnameye konu taşınmazların muris adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline, vasiyetnameye konu taşınmazların karar günündeki toplam değeri olan 2.675.273,00 TL'den davacıların ihlâl edilen saklı payları toplamı olan 1.298.219,31 TL'nin mahsubu ile davalı lehine 1.377.053,68 TL'ye hükmedilmiştir. Ayrıca Mahkemece, davalı lehine hükmolunan 1.377.053,68 TL'ye tercih hakkının kullanıldığı 17.09.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine de karar verilmiştir. Hüküm altına alınan tasarruf edilebilir kısma karşılık gelen 1.377.053,68 TL miktarındaki alacak, 4721 sayılı Kanun'un 564/2. hükmü uyarınca karar tarihi esas alınmak suretiyle belirlendiğinden, alacağa karar tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, tercih hakkının kullanıldığı 17.09.2012 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bunun yanı sıra, Mahkemece, davacıların ihlâl edilen saklı payları toplamda 1.298.219,31 TL olarak kabul edilmiştir. Bir diğer deyişle, tenkis davasında kabul edilen saklı pay ihlâli 1.298.219,31 TL'dir. O hâlde, nispi karar harcının ve davacılar lehine hükmolunan vekâlet ücretinin kabul edilen dava değeri olan 1.298.219,31 TL üzerinden hesaplanması gerekirken tercih hakkını paradan yana kullanan vasiyet alacaklısı olan davalı lehine hükmolunan ve vasiyetnamenin tasarruf edilebilir kısmının değerini karşılayan paraya tekabül eden 1.377.053,68 TL üzerinden hesaplanması doğru görülmemiştir.
Açıklanan hususlar bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438/7 hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekili ve davacılar vekilinin temyiz itirazının bu yönlerden kabulü ile; kararın hüküm fıkrasının (B-1) numaralı bendinde yer alan “davalının seçim hakkını kullandığı █████/2012” ibaresinin çıkartılarak yerine “karar tarihi olan 08.06.2023” ibaresinin yazılması; hüküm fıkrasının (B-2) numaralı bendinde yer alan “İzmir ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel (eski ... parsel) sayılı taşınmaz ile İzmir ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel (eski ... parsel) sayılı taşınmazın müteveffa ... adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacıların miras hisseleri (Dikili Sulh Hukuk Mahkemesinin █████/2007 tarih, ████████-414 E.-K. sayılı veraset ilamı ile Dikili Sulh Hukuk Mahkemesinin █████/2015 tarih, ████████-187 E.-K. sayılı veraset ilamı nazara alınarak davacı ...'e 7/12, davacı ... 'e 5/12) oranında tesciline,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Vasiyetnameye konu taşınmazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına” ibaresinin yazılması; kararın hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “94.066,53 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “88.681,40 TL” ibaresinin yazılması; kararın hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “93.466,53 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “88.081,40 TL” ibaresinin yazılması; kararın hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinde yer alan “158.164,29 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “151.857,55 TL” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!