ByLock kullanımına dayalı silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasında verilen beraat kararının, yeterli teknik veri ve tanık araştırması eksikliği nedeniyle Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan beraat eden sanık hakkında, ByLock iletişim sistemini kullandığına dair iddiaların ciddiyeti karşısında ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmemesi, ByLock kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespit edilmemesi, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından sanık hakkında başkaca beyan bulunup bulunmadığının araştırılmaması ve sanık aleyhine beyanda bulunan tanıkların duruşmada dinlenilmemesi gibi eksik araştırmalar sonucunda verilen hükmü hukuka aykırı bularak, kararın bozulmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma uyarınca suç tarihi yazılmamıştırHÜKÜM
: CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; ... nolu hat üzerinden yapılan açık kaynak incelemesinde "..." şeklinde bilgilere rastlanması ve sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduğunun belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, ███████-956 Esas ve ████████ sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ... kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılması, ayrıca uyap örgütlü suçlar bilgi bankasından sanık hakkında başkaca beyan bulunup bulunmadığının araştırılması var ise aşama beyanlarının onaylı suretlerinin dosyaya getirtilmesi, ayrıca sanığın sulh ceza hakimliği sorgusunda aleyhine beyanda bulunduklarını söylediği ... ve ... isimli kişilerin aşama beyanları getirtilerek, bu şahıslar ile birlikte tüm beyan sahiplerinin tanık olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,Kanuna aykırı, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.