İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, güneş enerjisi projeleri danışmanlık ve işbirliği sözleşmesinden kaynaklanan haksız fesih ve ödenmeyen bedellere ilişkin tazminat istinaf kararı.
Özet: Davacı şirket ile davalı şirket arasındaki danışmanlık ve işbirliği sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında, davacı, davalının enerji projeleri kapsamında işbirliği taahhüdünü yerine getirmediğini, aylık danışmanlık ücretlerini ödemediğini, mutabakat zaptı imzalanmamasından doğan cayma bedelini ödemediğini ve sözleşmeyi haksız feshettiğini iddia ederek uğradığı zararların tazminini talep etmektedir; davalı ise davacının fatura alacaklarına ilişkin başka bir dava olduğunu, sözleşme şartlarına göre fesih hakkı bulunduğunu ve haksız fesih iddiasının dayanaksız olduğunu savunmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████ EsasKARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2021NUMARASI
:████████ Esas, ████████ KararDAVA
:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:█████/20256100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında █████/2018 tarihli “Danışmanlık ve İşbirliği Sözleşmesi" akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında tarafların Fas dışındaki tüm Afrika ülkeleri, Madagaskar ve diğer ülkelerde geliştirilecek güneş enerjisi (PV) dahil enerji projelerinde işbirliği yapmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunda anlaşıldığını, sözleşmenin 8. maddesinde sözleşme süresinin 5 yıl olarak belirlendiğini, sözleşmenin 6. maddesine göre davalı şirketin aylık olarak 1.750,00 Euro+KDV danışmanlık bedelini müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu, ayrıca sözleşme kapsamındaki ülkelerle imzalanacak ... yada ... için ... başına hesaplanacak başarı priminin de müvekkiline ödenmesi gerekeceğini, sözleşmenin 7.1.3. maddesine göre müvekkilinin yaptığı görüşmeler sonucu ilgili projeler için ... ... (... Mutabakat Anlaşmasının) imzalanmaya hazır olduğunun davalı şirkete e-mail ile bildirilmesinden itibaren 7 gün içerisinde imzalanması gerektiğini, aksi takdirde davalı şirketin sözleşmenin 7.1.1. ve 7.1.2 maddelerinde belirtilen bedelin %15'i kadar cayma bedelini müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu, sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getiren müvekkilinin davalı şirket ile ... Şirketi ... arasında, ...'da 130 MW toplam kurulu gücünde güneş enerji santrali kurma konusunda görüşmeler yaptığını ve süreç hakkındaki gelişmelerden davalı şirketi bilgilendirdiğini,bu süreçler boyunca davalı şirketin yapılan görüşmelere ve gelişmelere dair herhangi bir itirazının olmadığını, aksine davalı şirketin ...'yu imzalamaya hazır oldukları izlenimi oluşturduklarını, ilerleyen süreçte davalı şirket tarafından müvekkiline herhangi bir olumlu dönüş yapılmadığını, müvekkili şirketin toplantı taleplerinin devamlı olarak ertelendiğini ve sürüncemede bırakıldığını, müvekkilinin mağdur edildiğini, ticari itibarının zarar gördüğünü, davalı şirketin sözleşmenin 7.1.3. Maddesinde belirtilen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, sözleşmenin 6.1. maddesine göre davalı şirketin her ay 1.750,00 Euro+KDV danışmanlık bedelini müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu, sözleşme hükmüne göre davalı şirkete düzenlenen 06.07.2018, 01.08.2018 ve 03.09.2018 tarihli 3 adet fatura toplamı olan 6.195,00 Euro fatura bedellerinin ödenmediğini, müvekkilinin ... başına cayma bedeli olarak davalı şirketten Ankara ... Noterliği'nin 21.09.201 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle 6.195,00 Euro ve 1.365.000,00 Euro cayma bedelinin ödenmesinin istenildiğini, davalı şirket tarafından gönderilen ihtarname ile 08.03.2018 tarihli “Danışmanlık Ve İşbirliği Sözleşmesi”nin 6.4. maddesine istinaden sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, fesih sebebinin temelinin yanlış yorumlandığını, fesih beyanının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, haksız fesih nedeniyle 94,500,00 Euro tutarın davalı şirket tarafından ödenmesi gerektiğini belirterek sözleşmenin haksız feshinden dolayı davacı şirketin uğradığı zarara karşılık şimdilik 1.000.00 Euro'nun temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile █████/2018 tarihinde "Danışmanlık ve İş Birliği Sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşme ile davacının öncelikle ... ve burada başarılı olunması durumunda Afrika kıtasının diğer ülkelerinde, güneş enerjisi sektöründe aracılık faaliyetleri yürüterek müvekkili şirkete yeni iş imkanları bulma ve proje üretme yükümlüğü altına girdiğini, müvekkili şirketin ise davacıya danışmanlık bedeli altında aylık bir bedel ödeme ve bir proje geliştirilmesi durumunda başarı primi ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, talepler arasında “zararlarımızın tümünün tazmini” gibi bir talepte bulunulmuş ise de bu zararlarının ne olduğunun açıklanmadığını, zararlarının miktarının da açıklanmadığını, bu hususun HMK 119/2 uyarınca davacıya açıklattırılması gerektiğini, davacının 6.195,00 EURO tutarında faturaların ödenmediğini ileri sürdüğünü, eğer davacı tarafın bu dava ile bu bedelin ödenmesini talep ediyorsa, buna itiraz ettiklerini çünkü davacı tarafın, bu bedelin talep edilmesi konusunda █████████ E. sayılı dosyayla İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinde başka bir dava açtığını, derdest olan bir davada aynı bedel zaten talep edildiği için bu konunun bu mahkemede ele alınmaması gerektiğini, tarafların 6 aydan sonra sözleşmenin her zaman feshedileceğini kabul ettiklerini, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında 1.750,00 EURO + KDV tutarındaki danışmanlık ücretinin nasıl ödeneceğinin hükme bağladığını, Gelir Paylaşımı, Başarı Primi ve Ödeme Şekli başlıklı 7. madde hükmünde, müvekkili şirket ile 3. bir tarafın ortaklaşa bir proje geliştirmesi sonucunda davacıya geliştirilen projeler karşılığında belirli ücret, gelir ve prim ödenmesinin hükme bağladığını, bu nedenle Sözleşmenin 6. ve 7. maddelerini yorumlarken, bunları birbirlerine karıştırmamak ve iç içe geçirmemek gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 97. Madde hükmünün "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." şeklinde olduğunu, davacının ticaretin ruhuna tümüyle aykırı iddia ve açıklamalarının bununla sona ermediğini, davacı tarafın, kendisinin uygun gördüğü MoU’yu imzalamadığı için müvekkilini samimiyetsiz bularak basiretli bir tüccar olmamakla suçladığını, taraflar arasında yapılan bir ön sözleşmeden cayılması halinde hedeflenen asıl sözleşme kurulamadığından simsarın ücrete hak kazanamayacağını, sözleşmeden cayan taraftan herhangi bir talepte de bulunulmasının mümkün olmadığını, davacının davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIÇMahkemece; taraf iddia ve savunmaları, dinlenen tanık beyanları ile tüm dosya içeriğine göre, somut olayda, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin süresi bitmeden davalı tarafından gönderilen ihtarnamedeki sübjektif değerlendirmelerle sözleşmenin haklı olarak feshedildiği, zira davacı tarafından keşide edilen █████/2018 tarihli ihtar ile cayma bedeli olarak davalıdan 1.365.000 EURO talep edildiği, bu durumda davacının davalıdan kâr kaybı zararının kendisine ödenmesini isteyemeyeceği, davacının yükümlülüklerini düzenleyen sözleşmenin maddeleri dikkate alındığında,... Şirketi ile ileride yapılacak sözleşmelerin taslağının açık olmadığı, davacının bu kapsamda faaliyette bulunduğuna dair dosya kapsamında her hangi bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili ş ile davalı şirket arasında 08.03.2018 tarihli “Danışmanlık ve İşbirliği Sözleşmesi” akdedildiğini, bu sözleşmenin "Danışmanlık Ücreti ve Ödeme Şekli" başlıklı 6. maddesine göre davalı şirketin, aylık 1.750,00 Euro+KDV (toplam 2.065,00 Euro) danışmanlık bedelini müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin sözleşme gereği üstlendiği danışmanlık hizmet bedelini eksiksiz şekilde ifa etmesine rağmen, davalı şirket tarafından müvekkiline gönderilen Beşiktaş ... Noterliği’nin 28.09.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyle 08.03.2018 tarihli “Danışmanlık ve İşbirliği Sözleşmesi”nin hukuka ve usule aykırı şekilde sözleşmenin 6.4. maddesine istinaden feshedildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin taraflar arasında akdedilen belirli süreli sözleşmenin süresinden önce haksız şekilde feshedilmesi nedeniyle, her ay kazanacağı 1.750,00 Euro+KDV danışmanlık bedelinden mahrum kaldığını, bu nedenle sözleşmenin süresinden önce usule aykırı şekilde ve haksız feshinden dolayı müvekkil şirketin zararına karşılık toplam 94.500,00 Euro’nun müvekkiline ödenmesi talebi ile Ankara ... Noterliği'nin 08.10.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalı şirkete gönderildiğini, bahsi geçen ihtarnamenin 06.11.2018 tarihinde davalı şirkete tebliğine rağmen, davalı şirket tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin haksız yere oyalanarak mağdur edildiğini, sözleşmenin haksız feshinden dolayı müvekkilinin uğradığı zararın karşılanması amacıyla bu tazminat davasının açıldığını, müvekkilinin sözleşme hükümlerine uygun şekilde davalı taraftan cayma bedeli talebinde bulunmasının, diğer bir deyişle sözleşmeden kaynaklanan hakkını ileri sürmesinin, sözleşmenin davalı tarafça haklı nedenle feshedilmesine gerekçe olarak gösterilemeyeceğini, müvekkilinin davalı şirket ile ... devlet elektrik şirketi ... arasında,....’da 130 MW toplam kurulu gücünde güneş enerjisi santrali kurma konusunda görüşmeler yaptığını ve süreç hakkındaki gelişmelerden davalı şirketi mütemadiyen bilgilendirdiğini, bu doğrultuda müvekkili tarafından davalı şirkete gönderilen 10.04.2018 tarihli e-mail ile müvekkilinin ....'da yaptığı görüşmeler ve süreç hakkında bilgi verildiğini, davalı şirketin de 11.04.2018 tarihinde müvekkiline gönderdiği e-mail ile bilgilendirme için teşekkür ederek konu hakkında şirket yetkilileri ile görüşülebileceğini beyan ettiğini, müvekkilinin...'da yaptığı görüşmeler ile seyahat raporunun 12.04.2018 tarihli e-mail ile davalı şirkete iletildiğini, neticede müvekkilinin yaptığı görüşmelerin olumlu sonuçlandığını ve davalı şirket ile ... arasında ...imzalanması konusunda mutabakata varıldığını, ... taslağı ve ...’nın ...imzalama isteğinin 24.04.2018 tarihinde e-mail üzerinden yazılı olarak davalı şirkete bildirildiğini, bunun üzerine 18.05.2018 tarihinde davalı şirket ile müvekkili arasında toplantı yapılarak hedeflenen yatırım için ... üzerinde mutabık kalındığının bir kez daha teyit edildiğini, konu hakkında davalı şirketin finans kaynakları ile görüşülerek bir hafta içerisinde müvekkiline dönüş yapılmasının kararlaştırıldığını ve diğer detayların görüşüldüğünü, toplantıda ele alınan hususların müvekkili tarafından not alınarak 21.05.2018 tarihinde davalı şirkete e-mail ile gönderildiğini, tüm bu süreç boyunca davalı şirketin yapılan görüşmelere ve gelişmelere dair herhangi bir itirazının olmadığını, aksine olumlu bir tavır içerisinde ... imzalamaya hazır oldukları izlenimi yaratıldığını, yaşanan sürecin ilerleyen günlerinde, davalı tarafından dönüş bekleyen müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığı gibi müvekkili şirketin toplantı taleplerinin mütemadiyen iptal edilerek ertelenerek sürüncemede kalan süreç nedeniyle müvekkilinin açıkça mağdur edildiğini, zira müvekkilinin bahsi geçen hukuki ilişkideki konumu dikkate alındığında, .... Bakanı ile ... yetkililerinin ...'nun neden imzalanmadığı yönündeki haklı sorularına maruz kalan müvekkilinin bu sorulara karşı verebileceği geçerli bir cevabı ve/veya gerekçesi bulunmadığından zor durumda kalarak ticari itibarının ciddi şekilde zarar gördüğünü, müvekkilinin bahsi geçen sürecin geldiği son durumdan duyduğu rahatsızlığı 18.09.2018 tarihinde davalı şirkete gönderdiği e-mail ile bildirdiğini, ancak basiretli bir tacir gibi davranmaktan son derece bihaber olan davalı şirketten herhangi bir dönüş olmadığını, davalı şirketin ... imzalamaktan imtina ederek sözleşmenin 7.1.3. maddesinde belirtilen yükümlülüğünü açıkça ihlal ettiğini, tüm bunlara rağmen mahkemenin, müvekkili tarafından sözleşme hükümlerine uygun şekilde ileri sürülen cayma bedeli talebini davalı şirketin sözleşmeyi feshine haklı bir gerekçe olarak değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceğini, diğer yandan cayma bedeli ile sözleşmenin haksız feshinden doğan zararın tazmini talebinin birbirinden bağımsız hukuki temellere dayandığını, taraflar arasındaki sözleşme feshedilmeseydi dahi müvekkilinin cayma bedeli talebinde bulunmasının mümkün olduğunu, dolayısıyla cayma bedeline ilişkin talebin ayrıca kar kaybı zararına yönelik talepte bulunulmasını engelleyeceği yönünde bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.4. maddesine dayanılarak sözleşmenin feshedilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davalı tarafın fesih bildiriminin haksız ve usule aykırı olduğunu, sözleşmenin 6.4. maddesi gereği sözleşmenin herhangi bir zamanda feshedilmesinin mümkün olmadığını, zira davalı şirketin iddialarının aksine, fesih beyanına esas teşkil eden sözleşmenin 6.4. maddesinde danışmanlık hizmeti ilk 6 ayın bitiminde sona erdirilmediği takdirde sözleşme süresinin bitimine kadar devam edeceğinin düzenlediğini, taraflar arasında akdedilen Sözleşmenin belirsiz süreli olmayıp, Sözleşmenin 8. maddesine göre süresinin 5 yıl olarak belirlendiğini, dolayısıyla yerleşik Yargıtay içtihatlarında ve doktrinde kabul edildiği üzere belirli süreli sözleşmelerin haklı bir neden olmaksızın feshedilmesinin haksız fesih niteliğinde olduğunu, böyle bir durumda sözleşmeyi haksız fesheden tarafın, karşı tarafın haksız fesihten doğan zararlarını karşılamakla yükümlü olduğunu, müvekkilinin sunduğu danışmanlık hizmeti sürekli bir edim niteliğinde olduğundan davalı şirketin bu hizmete yönelik herhangi bir olumsuz ihtar ve/veya ihbarı da olmadığından danışmanlık hizmetini ihtiva eden sözleşmenin davalı şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, tüm bunlara rağmen sözleşmenin "işbirliği" unsuruna ilişkin kısmı gerekçe gösterilerek ... ile akdedilecek olan ...'nun inandırıcı bulunmaması ve yatırım yapmaya değer görülmemesi nedeniyle davalı şirketin sözleşmeyi feshetmesinin haklı görülerek müvekkilinin herhangi bir zararının bulunmadığından bahsedilmesinin kabul edilemeyeceğini, davalı şirketin bu projede yer almak istememesi halinde Sözleşmenin 4.5. maddesi gereğince müvekkiline yazılı olarak bildirimde bulunması gerektiğini, davalı şirketin ... imzalamaktan imtina etmesi halinde uygulanacak yaptırımın Sözleşmenin 7.1.3. maddesinde öngörüldüğünü, böyle bir durumun sözleşmenin feshi için haklı neden oluşturmayacağını, davalı şirketin müvekkiline ödediği danışmanlık hizmet bedellerinin de esasında danışmanlık bedelini ödeme yükümlülüğünün müvekkili tarafından proje geliştirilmesi ve bu projelerin davalı şirket tarafından imzalanması ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, Sözleşmenin 6.4. maddesinde danışmanlık süresinin asgari 6 ay süreceğinin belirtildiğini, yine bu hükümde danışmanlık hizmetinin sona erdirilme usulünün açıkça belirlendiğini, davalı tarafın danışmanlık hizmetini sona erdirme yönünde bir iradesi varsa dahi davalının bu iradesini Sözleşmenin 6.4. maddesinde belirtildiği şekilde en geç 08.08.2018 tarihinde müvekkiline yazılı olarak bildirmekle yükümlü olduğunu, aksi takdirde danışmanlık süresinin, Sözleşmenin 8. maddesinde belirtildiği şekilde 5 yıl olarak belirlenmiş olacağını, somut olayda ise, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, davalı şirket tarafından müvekkiline gönderilen Beşiktaş ... Noterliği’nin 28.09.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haksız şekilde feshedildiğini, diğer yandan bir an için davalı şirketin müvekkili şirket tarafından sunulan hizmetlerden memnun olmadığı ve sözleşmeyi fehsetmek istediği düşünülse dahi, davalı şirketin sözleşmenin 9.1. maddesine göre öncelikle müvekkilini yazılı olarak ihtar ederek 7 günlük süre tanıması, 7 günlük sürenin sonunda da memnun olmadığı hususlarda herhangi bir değişiklik olmadığı takdirde sözleşmeyi feshetmesi gerektiğini, sözleşmedeki bahsi geçen usullere uyulmadığı takdirde sözleşmenin keyfi ve usulsüz feshi söz konusu olacağından kusurlu olarak sözleşmeyi fesheden davalı şirketin müvekkilinin zararlarını tazmin etme yükümlülüğünün doğacağını, davalı şirketin fesih beyanı usule aykırı olduğu gibi esasa ilişkin olarak da herhangi bir haklı gerekçesinin bulunmadığını, ... nun çerçeve niteliğinde hazırlandığını ve hayata geçirilecek projelerin standartlarını belirlediğini, dolayısıyla bahsi geçen sözleşme taslağının, işbirliği sözleşmelerinin tüm niteliklerini taşıdığını, mahkemenin hangi gerekçe ile bu taslağın açık olmadığı kanaatine ulaştığının anlaşılamadığını, dosya kapsamında yer alan bilirkişi kök ve ek raporlarını düzenleyen mali müşavir bilirkişi ile nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişinin dava konusu uyuşmazlık hakkında tespitte bulunabilmek için yetkin olmadıklarını ve uzmanlık alanlarının yetersiz olduğunu, bu nedenle taraflarınca "Yenilenebilir Enerji" veya "Güneş Enerjisi Santralleri" alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınmasının talep edildiğini, mahkeme tarafından bu taleplerinin değerlendirilmediğini, huzurdaki uyuşmazlığın çözümü için teknik bilgi ve birikime ihtiyaç duyulduğundan dosya kapsamındaki eksik, yetersiz ve yüzeysel nitelikteki bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, diğer yandan ... ile imzalanmak üzere hazırlanan ...'nun davalı şirket tarafından imzalanıp imzalanmamasının dava konusu talepleri ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, zira ...'nun imzalanıp imzalanmamasının sözleşmenin işbirliği unsuruna ilişkin olduğunu, müvekkilinin sunduğu danışmanlık hizmetinden bağımsız bir sonucu ifade ettiğini, müvekkilinin sözleşme gereği üstlendiği danışmanlık hizmetine yönelik edimlerini eksiksiz şekilde ifa ettiğini, bu hususun dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge ve tanık beyanlarıyla da ispatlandığını, buna rağmen mahkeme tarafından aksi yöndeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin danışmanlık hizmeti kapsamında ... Adalarında da görüşmeler yaptığını ve bu hususta davalı şirketi bilgilendirdiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin sadece ...'da geliştirilecek projeler ve işbirliği fırsatları ile ilişkili olmadığını, tüm Afrika ülkelerini kapsadığını, dolayısıyla müvekkilinin sözleşmeden doğan danışmanlık hizmetini eksiksiz şekilde ifa ettiğini, dosya kapsamında dinlenen tanık ...'ın 01.02.2021 tarihli duruşmada alınan beyanlarında yer alan; "her iki taraf arasında sözleşme imzalandı", "bu proje ile ilgili çalışmalar yapıldı, genel müdürümüz ...'a gitti, ... Bakanıyla görüştü, birden fazla gitti, bildiğim kadarıyla karşı taraf sözleşmeden çekildi, ödemeler yapılmadı, bu işle ilgili prim almadık, ödeme de yapılmadığını biliyorum." şeklindeki ifadelerinin davada ileri sürülen taleplerinin haklılığını bir kez daha ispatladığını, tüm bunlara rağmen mahkeme tarafından somut deliller yok sayılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme kararında taraflar arasında yalnızca ... imzalanmasına yönelik bir sözleşme akdedilmiş gibi değerlendirme yapılarak danışmanlık hizmetine yönelik sözleşme hükümlerinin yok sayıldığını, dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde feshedilmesi nedeniyle sürekli nitelikteki danışmanlık hizmetinin sona erdirilmesinden, diğer bir deyişle sözleşme haksız feshedilmemiş olsaydı müvekkilinin her ay almaya hak kazanacağı danışmanlık hizmet bedelinden mahrum kalmasından kaynaklandığını, mahkeme kararının bu açıdan da hatalı olduğunu, müvekkilinin somut delillerle ispatlanan haklı taleplerinin fiili gerçeğe aykırı nitelikteki gerekçelerle reddedilmesinin açıkça kanuna, hukuka ve usule aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:Dava, taraflar arasında imzalanan "Danışmanlık Ve İşbirliği Sözleşmesinin” davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasıyla mahrum kalınan kar kaybı bedelinin tahsiline yönelik olarak açılan maddi tazminat davasıdır.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Uyuşmazlık, sözleşmenin davalı tarafından haksız ve usulsüz fesh edilip edilmediği ve haksız fesih varsa davacının kar kaybına uğrayıp uğramadığı noktasındadır.Kâr kaybı, kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Kâr kaybı açısından kârdan yoksun kalan tarafın mal varlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik yoktur. Burada kârdan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Olumlu zarar, tamamen haklı olan tarafın sözleşmeden tamamen haksız olarak dönen taraftan isteyebileceği tazminatın konusunu oluşturup, olumlu zarar kapsamında kalan kâr mahrumiyeti sözleşmeden dönen tarafın tamamen haklı dahi olsa isteyebileceği alacak kalemlerinden değildir. Sözleşmeden dönmenin bir başka sonucu olan olumlu zararın tazmininde; tazminat isteyen kişi hem sözleşmeden dönen taraf olmamalı ve hem de kusuru bulunmamalı; tam aksine, karşısındaki kişi hem sözleşmeden dönen taraf ve hem de dönmede kusurlu olmalıdır. Sözleşmeden haklı olarak dönen taraf, direnime düşmekte tamamen kusurlu olan taraftan ancak olumsuz zararını isteyebilir. Her iki tarafın da kusuru varsa, olumlu ya da olumsuz zararın tazmini talebinde bulunamazlar; sadece, birbirlerine kazandırdıkları yararlı şeylerin iadesini, nedensiz zenginleşme kurallarına göre talep edebilirler.Tazminat borcunun doğması için temel koşul "kusur" olduğundan, tazminat isteyen tarafın "kusursuz" olması gerekir. Bir tarafın "az kusurlu", diğer tarafın "çok kusurlu" olmasının bir önemi yoktur. Az kusurlu olan taraf da sözleşmenin bozulmasına kusuruyla sebebiyet vermiş sayılacağından tazminat isteyemez. Bu gibi durumlarda feshe taraflar "ortak kusuru" ile sebebiyet vermiş olacaklarından tazminat istenemez ve sözleşmenin tasfiyesi gerekir.Tasfiyeden amaç, tarafların sözleşme etkisinden kurtulması, sözleşmenin yapıldığı tarihteki durumlarına geri döndürülmesidir. Böylelikle taraflar sözleşme nedeniyle birbirlerinin malvarlığına kattıkları değerlerin iadesini isteyebilecektir. Taraflar arasında düzenlenen █████/2018 tarihli Danışmanlık ve İş Birliği Sözleşmesinin 3. maddesinde; Sözleşme konusu, tarafların Fas dışındaki tüm Afrika ülkeleri, ...ve diğer ülkelerde geliştirilecek güneş enerjisi (PV) dahil enerji projelerinde işbirliği yapmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi olarak belirtilmiştir. Sözleşmenin 4.5 maddesi; ..., ... tarafından önerilen ve/veya geliştirilen Projeler'de yer almak istememesi halinde, bu durumu yazılı olarak...'a bir hafta içinde yazılı olarak bildirecektir. ...'un yer almak istemediği Projeler konusunda ... bağımsız hareket etme hakkına sahiptir.Sözleşmenin 6/1. maddesi; ..., ...'a aylık danışmanlık bedeli olarak 1.750 EURO+KDV ödeme yapacaktır.Sözleşmenin 6/4. maddesi; Bu Sözleşme kapsamında, danışmanlık süresi en az 6 ay olacaktır. ... tarafından, bu sürenin bitiminden 1(bir) ay önce yazılı olarak iptal edilmediği sürece devamedecektir.Sözleşmenin "Gelir Paylaşımı, Başarı Primi ve Ödeme Şekli" başlıklı 7. maddesi; 7.1. ... tarafından ... ve diğer ülkelerde son yıllarda geliştirilmekte olan Projeler için; 7.1.1. Söz konusu Projeler'e ait, ... ve Diğer Ülkelerdeki Devlet Kurumları ve/veya özel sektörü ile imzalanacak her MOU (memorandum of understanding) ve/veya ... (letter of inteni) için ... başına;a) 12.500,00 EURO+KDV b) 50 MW ve üzeri projeler için ise 2.000,00 EURO+KDV başarı primi ayrıca alacaktır. 7.1.2. ... ve/veya ... imzasından sonra, imzalanacak olan nihai sözleşmelerden ise ... başına; a) 60.000,00 (altmışbin) EURO+KDV başarı primi ayrıca alacaktır. b) 50 ...ve üzeri projeler için ise 68.000,00 EURO+KDV başarı primi ayrıca alınacaktır.7.1.3. ...'ın yaptığı görüşmeler sonucu, projeler için ... imzalanmaya hazır olduğunu e-mail ile bildirmesinden sonra ...'un 7 gün içerisinde imzaya yanaşmaması halinde 7.1.1. ve 7.1.2. de belirtilen bedelin %15'i kadar cayma bedeli ödemeyi kabul ve taahhüt eder.Sözleşmenin 8. maddesi; 8.1. İşbu Sözleşme, Taraflar'ca imzalandığı tarihten itibaren 5 (beş) yıl süre ile geçerlidir. 8.2. Sözleşme süresi içerisinde alınan Projeler'in tamamlanma süreleri henüz tamamlanmamış ise Sözleşme süresi Proje'nin/Projeler'in tamamlanma süresi kadar uzayacaktır.8.3. Taraflar işbu Sözleşme süresinin sona ermesinden en geç 1 (bir) ay öncesinde Sözleşme'yi uzatmayacaklarına dair herhangi bir bildirimde bulunmadıkları takdirde işbu Sözleşme birer yıllık dönemlerle uzamış sayılır.Sözleşmenin Feshini düzenleyen 9. Maddesi; 9.1. Taraflar'dan herhangi biri işbu Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmez ise böyle bir durumda karşı Taraf, yükümlülüklerini yerine getirmeyen Taraf'ı yazılı şekilde ihtar edecek ve yükümlülüklerini yerine getirmesi için 7 (yedi) günlük süre tanıyacaktır. Ancak buna rağmen 7 (yedi) günlük sürenin sonunda ilgili Taraf yükümlülüklerini yerine getirmez veya yükümlülüklerin ifasına başlamaz ise karşı taraf işbu Sözleşme'yi haklı nedenle derhal feshedebilir. Davacı şirket tarafından █████/2018 tarihinde,... taslağı ile diğer ülkedeki firmanın ...yu imzalamaya hazır olduğu davalıya bildirilmiştir. E-mail yazışmalarından█████/2018 tarihinde tarafların toplantı yaptığı, █████/2018 tarihinde de davacı tarafından davalıya toplantı notlarının gönderildiği, son olarak davacı tarafından █████/2018 tarihli e-maille davalıdan Mou nun imzalanması hususunun akıbetinin davalıya sorulduğu anlaşılmıştır. E-mail yazışmalarından yanıt alamayan davacı taraf, Ankara ... Noterliğinin █████/2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile; müvekkilinin sözleşme imzalanmasından sonra üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin 6.195,00 EURO fatura bedelini ve 1.365.000,00 EURO cayma bedelini ödemediğini, bu bedellerin ihtarın tebliğinden itibaren 3 iş günü içinde ödenmesinin istenildiği, bu ihtarnamenin davalıya █████/2018 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.Davalı taraf Beşiktaş ... Noterliğinin █████/2018 tarihli ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesi ile; var olmayan bir sözleşmeyi imzalamadıkları için 1.365.000,00 EURO cayma bedelinin talep edilmesini anlayamadıkları, sözleşmenin 6.4 hükmü gereğince sözleşmenin █████/2018 tarihinde sona erdiği, davacı çalışmalarıyla sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen işbirliği yapılmasına ilişkin konu ve amacın yerine getirilmediğini, bundan sonra da yerine getirileceğine dair ümitlerinin kalmadığı belirtilerek 6.4 hükmü gereğince sözleşmenin 6 aylık süre geçtikten sonra her zaman feshedilebileceği gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiği görülmüştür.Davacı taraf Ankara ... Noterliğinin █████/2018 tarihli... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesi ile; feshin haksız olduğunu, sözleşmenin belirsiz süreli olmadığını, 8. Madde gereğince sözleşmenin 5 yıl süreli olduğunu, cayma bedeli talebinin dayanağının sözleşmenin 7.1.3 hükmü olduğunu, önceki ihtardaki talepleri baki kalmak kaydıyla, sözleşmenin süresinden önce haksız feshinden dolayı müvekkili şirketin zararına karşılık 94.500,00 EURO+KDV bedelin 5 gün içinde ödenmesinin davalıya ihtar edildiği, , bu ihtarnamenin davalıya █████/2018 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. █████/2021 tarihli celsede dinlenen davacı tanığı ...;"Ben davacı şirkette 2013-2020 tarihleri arasında elektrik elektronik mühendisi olarak çalışıyordum, 2018 yılında yapılan teknik sözleşme çerçevesinde Madagaskar'da bir güneş sistemi kurulacağı hususunda bilgi geldi, her iki taraf arasında sözleşme imzalandı diye bilgi geldi bize, bu proje ile ilgili çalışmalar yapıldı, genel müdürümüz ...'a gitti, ... enerji bakanıyla falan görüştü, birden fazla gitti, bildiğim kadarıyla karşı taraf sözleşmeden geri çekildi, ödemeler yapılmadı, bu işle ilgili bizler prim almadı, ödeme de yapılmadığını biliyorum, ben davacı şirketin muhasebesel detaylarını bilmiyorum, teknik bölümdeyiz biz, ama ...'a gidildi gelindi masraf oldu, yapılan masraflar hakkında ... dışında bir bilgim yoktur, şirkette birden çok teknik departman bulunmaktadır, davacı şirket ile davalı şirket arasında ... işi dışında başkaca bir işin yapılıp yapılmadığını bilmiyorum, bizzat ben ilgilenmedim, bu konuyla ben ilgilenmedim, belki şirkette başkaca birimler ilgilenmiş olabilir, şirkette toplam o dönem 3-4 mühendis çalışıyordu, şirketin zararı uğrayıp uğramadığı konusunda bilgim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. █████/2021 tarihli celsede dinlenen davalı tanığı ...;"Ben davalı iş yerinin mali müşaviriyim, dışarıdan çalışıyorum ve halen devam ediyorum, kuruluşundan bu yana çalışıyorum. ...'da güneş enerjisi ile ilgili ticari sözleşmenin olduğunu biliyorum, enerji santrali ve panel satışıyla ilgiliydi, daha sonrasında davacı taraftan bir iş gelmediğini biliyorum, bize harcamalar gelir nakit akışı içerisinde yer alır, buna ilişkin bir ödeme gelmedi, ben defterlere kaydetmedim, davacı tarafla yapılan sözleşmeyi biliyorum, ben hazırlamadım ama yönetimden dolayı biliyorum, genel konularla toplantı yapardık, 5 yıllık süreyle sözleşme yapılmadığını biliyorum çünkü şirkette daha kısa süreli danışmanlık sözleşmeleri yapılır, genelde bu sözleşmeler bir yıllıktır, kısa sürelidir, bu sözleşmenin kısa süreli olduğundan feshedildiğini düşünüyorum, 5 yıllık sözleşme olsaydı feshedilemezdi, şirket içi görüşmelerden daha kısalı süreli bir sözleşme olduğu için feshedildiğini biliyorum, 6 aylık sözleşme yapılmış ve bu aylarda ödemeler yapılmış, davalı şirket tarafından sözleşme 6 aylık süre sonrasında feshedilmiştir, bu süre zarfında 1.700,00 EURO civarı aylık ödemeler yapılmıştır, benim hatırladığım bunlardan ibarettir, sözleşme konusunda bilgi sahibi olmam firmanın dışarıdan mali müşavirliğini yapıyorum, yönetim toplantılarına giriyordum, sözleşme içeriğini de bu şekilde biliyorum, bir çok sözleşmeyi bu şekilde biliyorum, davalı şirket yaptıkları sözleşmenin birçoğunun mali detaylarını incelerim." şeklinde beyanda bulunmuştur. █████/2021 tarihli bilirkişi heyet kök raporunda; Davacının, davalı ile ticari münasebetinin hizmet sözleşmesine dayalı olduğu, davacının davalıdan cari hesap bakiyesi olarak 7.225,78 Euro alacaklı görüldüğü, ... yapılacağı ileri sürülen sözleşmelerin inandırıcı bulunmaması ve yatırım yapmaya değer görülmeyişi nedeni ile davalı şirket tarafından imzalanmadığı ve danışmanlık ücretlerinin de ödenmiş olduğu, bir zarara uğramış olduğu konusunda davacının böyle bir zararını ispatlayamadığı görüş ve kanaat bildirilmiştir. █████/2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; Davacının davalıdan cari hesap bakiyesi olarak 7.225,78 Euro alacaklı görüldüğü, Madagaskarla yapılacağı ileri sürülen sözleşmelerin inandırıcı bulunmaması ve yatırım yapmaya değer görülmeyişi nedeni ile davalı şirket tarafından imzalanmadığı ve danışmanlık ücretlerinin de ödenmiş olduğu, bir zarara uğradığı konusunda davacının böyle bir zararını ispatlayamadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Davacının Temmuz-Ağustos-Eylül aylarına ilişkin danışmanlık hizmet bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle başlattığı takibe karşı itiraz neticesinde açtığı itirazın iptali davasında İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2019 tarihli █████████ E. ████████ K. Sayılı ilamının istinaf incelemesi Dairemizce yapılmış olup Dairemizin █████/2023 tarihli ████████ Esas █████████ Karar sayılı kesin nitelikteki ilamı; "Somut olayda, taraflar arasında Danışmanlık ve İşbirliği Sözleşmesi imzalandığı ihtilaf konusu değildir. Daha sonra sözleşme, davalı tarafından keşide edilen Beşiktaş ... Noterliğinin █████/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile feshedilmiştir. İcra takibine konu edilen █████/2018 tarihli 2.065,00 EURO, █████/2018 tarihli 2.065,00 EURO ve █████/2018 tarihli 2.065,00 EURO bedelli faturaların her biri Temmuz, Ağustos ve Eylül ayı danışmanlık hizmet bedeline ilişkin olarak da sözleşmeye istinaden düzenlenmiştir. Takip konusu faturalar her iki tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde kayıtlı olup alacak borç tutarları da birbiri ile uyumludur. Buna göre faturaları, yasal süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden davalının, fatura münderecatını aynen kabul etmiş olduğundan, bu faturalar nedeniyle borçlu olmadığını, başka bir deyişle iddia ettiği üzere hizmet almadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalı, davacının sözleşme ile yükümlendiği hizmeti vermediğine yönelik iddiaları bakımından yasal süresinde ve usulüne uygun olarak davacıya bir ihtar yapmamıştır. Kaldı ki bu anlamda yapılacak bir ihtarın, her ne kadar yargılama konusu olmasa da haklı nedenle fesih bakımından şart olduğu sözleşmenin 9.1 maddesinde de kararlaştırılmıştır. Bu durumda davacının, takibe konu faturalara dayalı alacağının varlığını ispatladığının kabulü gerekmekte olup ödeme yaptığını ispat etmesi gereken davalının buna yönelik bir iddia ve ispatının da bulunmadığı anlaşılmakla Mahkemece takibe yönelik itirazın iptali ile, takibin devamına yönelik verilen karar isabetli olduğundan davalı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir." şeklindedir.Davacı tarafından belirli süreli sözleşmenin haksız feshi nedeniyle her ay kazanacağı 1.750 Euro + Kdv danışmanlık hizmet bedelinden mahrum kaldığı iddiasıyla zararına karşılık 94.500,00 Euro zararının doğduğunu iddia ederek iş bu kısmi davayı 1.000,00 Euro bedel üzerinden açmıştır.Dosya kapsamına sunulan e-mail yazışmalarından davacı tarafından davalıya █████/2018 tarihinde ... taslağı ile yabancı ülkedeki enerji şirketinin sözleşme imzalama isteğinin davalıya bildirildiği, █████/2018 tarihinde taraflar arasında toplantı yapıldığı, bu toplantıya ilişkin notların davalıya gönderildiği, ancak davalı tarafından bu e-maillere dönüş yapılmadığı, daha sonrasında davacının tekrardan █████/2018 tarihinde ... taslağının imzalanma işinin akıbetinin sorulduğu ancak davalı tarafından davacıya her hangi bir dönüş yapılmadığı anlaşılmıştır.Yukarıda yer verilen sözleşme hükümleri gereğince, sözleşmenin 5 yıllık olduğu, ancak danışmanlık süresinin en az 6 ay olacağı, davalı ... tarafından, bu sürenin bitiminden 1 (bir) ay önce yazılı olarak sözleşme iptal edilmediği sürece sözleşmenin devam edeceği taraflar arasında kararlaştırılmıştır.Davalı tarafından davacının edimlerini yerine getirmediği iddia edilmekle birlikte e-mail yazışmaları ekinde davalıya gönderilen ve dosyaya sunulan görüşmeler, seyahat raporu, notlar, ...taslak sözleşmesi inkar edilmediği gibi sözleşmenin 4.5. ve 9.1 maddesi gereğince davacıya yazılı ihtar yapılarak sözleşmenin feshedildiğine dair bir belge de dosyada sunulmadığından davacının sözleşme gereği üstlendiği edimini yerine getirdiğini ispatladığı ve 6 aylık sözleşme deneme süresi dolduktan sonra sözleşme, sözleşme hükümlerine aykırı olarak feshedildiğinden davalı feshinin haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı tarafından 6 aylık süre geçtikten sonra sözleşme feshedildiğinden, eş deyişle 6 aylık sürenin dolmasından 1 ay öncesinden yazılı ihbarla sözleşmenin feshedileceği davacıya bildirilmediğinden ve sözleşme sözleşmenin 4.5 ve 9.1 hükümlerindeki usule uyulmadan haksız yere feshedildiğinden sözleşmenin 5 yıl daha devam edeceği anlaşılmıştır. Kaldı ki, davalının 6 aylık süre geçtikten sonra fesih sebebi olarak ileri sürdüğü cayma bedeli sözleşmenin 7.1.3 hükmü gereğince başvurulan hukuki bir müracaat olup feshe haklılık kazandıracak bir olgu değildir. Yine sözleşmenin 3. maddesi kapsamında davacı tarafından yabancı devlet ve yabancı firma ile görüşmeler yapılıp ... taslağının karşı tarafça kabul edildiği davalıya bildirildiğinden, davalı tarafından da sözleşme hükümlerine (4.5 ve 7.1) göre, bu durumlara itiraz edilmediğinden ve davacıya herhangi bir yazılı bir bildirim yapılmadığından davacı tarafından üstlenilen edimlerin yerine getirildiği ispatlandığından davalının sözleşmeyi haksız yere feshettiği davacı tarafından ispatlanmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşmenin haksız feshi halinde talep edebilecek müspet zararın hesaplanma yöntemine ilişkin özel bir düzenleme yapılmamış olması karşısında davacı tarafın müspet zararının, genel hükümler ve bu konudaki yerleşik içtihatlarda belirtilen ilkelere göre hesaplanması gerekmektedir. Buna göre mahkemece, aralarında davaya konu sözleşmenin ilgili olduğu güneş enerji santrali kurulması alanında bir uzmanın da bulunduğu bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile öncelikle davacının aynı nitelikte benzer bir sözleşmeyi yapabileceği veya benzer bir işi bulabileceği makul bir sürenin belirlenmesi, davacının sözleşme haksız olarak feshedilmeseydi bu makul süre içinde elde etmesi muhtemel gelirinin tespit edilmesi ve sonrasında bu geliri elde etmek için yapacağı tüm harcama ve giderlerin de mahsup edilmesi sonrasında belirlenecek karının, sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle mahrum kalınan kar olarak hüküm altına alınması gerekirken (Yargıtay 11. HD. █████/2014 tarihli █████████ E. ██████████ K. Sayılı ilamı) mahkemece anılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2025