Yargıtay 5. Ceza Dairesi, zimmet suçundan verilen beraatleri onarken, bazı sanıkların ölümü ve görevi kötüye kullanma suçunda zamanaşımı nedeniyle kamu davalarını düşürdü.
Özet: Zimmet suçundan yargılanan bazı sanıklar hakkında yerel mahkemenin beraat hükümleri, delillerin usule uygun takdiri ve gerekçeleri yerinde bulunarak onanırken; diğer sanıklardan ikisinin hükümden sonra vefat etmesi nedeniyle haklarındaki kamu davaları düşürülmüş, kalan iki sanığın fiilen devralmadıkları bir bedeli yasal kayıtlara devralınmış gibi gösterme ve ihtarname gönderme eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, bu suç için ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edildiğinden, yeniden yargılama yapılmaksızın haklarındaki kamu davalarının da zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ
: ZimmetHÜKÜM
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaMahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:1)Sanıklardan ... ve ... haklarında zimmet suçundan verilen beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,2)Sanıklardan ..., ..., ... ve ... haklarında verilen beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde ise;Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP) temin edilen nüfus kayıt örneklerine göre sanıklardan ...'ın hükümden sonra 16.10.2021, ...'ın ise 12.03.2016 tarihinde öldüklerinin tespit edilmiş olması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 02.10.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı da gözetilerek, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması ile sanıklar ... ve ...'un üzerlerine atılı fiilen devir almadıkları bir bedeli yasal muhasebe kayıtlarına göre devralmış olarak göstermeleri ve önceki yönetim kurulu başkanına noter yoluyla ihtarname gönderilmesi dışında herhangi bir girişimde bulunmamaları şeklindeki eylemlerinin sübutu halinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, bu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, dosya kapsamına göre suç tarihi olan 27.06.2009 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar ... ve ... hakkında açılan kamu davalarının ölüm, diğer sanıklar ... ve ... hakkında açılan kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.