Sigortalılık süresi tespiti davasında kamu düzeni gereği resen araştırma, doğru hasım tayini ve taleple bağlılık ilkesi ihlali nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Hizmet tespiti davasında Yargıtay, iş mahkemesinin kararını, kamu düzenine ilişkin olan sosyal güvenlik hakkının korunması gereği, davacının çalışma dönemindeki binanın inşaat ve ikamet tarihleri, apartman yönetiminin kuruluşu, doğru hasmın belirlenmesi, kat malikleri karar defterleri ve çevresel tanık ifadeleri gibi hususların resen ve eksiksiz araştırılması gerektiği halde yetersiz inceleme yapılması; ayrıca davacının talebi dışında bir dönem için hüküm kurularak taleple bağlılık ilkesinin ihlal edilmesi nedenleriyle bozmuştur.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi

    No
    :████████-████████
    Dava, davacının davalı işveren nezdinde 13.12.1996 – 08.12.2007 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    506 sayılı Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
    634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 27. maddesine göre; “Ana gayrimenkul, Kat malikleri kurulunca yönetilir ve yönetim tarzı, kanunların emredici hükümleri saklı kalmak suretiyle, bu kurul tarafından kararlaştırılır.” Aynı yasanın 34. maddesi ise, “Kat malikleri, ana gayrimenkulün yönetimini kendi aralarından veya dışarıdan seçecekleri bir kimseye veya üç kişilik bir kurula verebilirler; bu kimseye (yönetici) kurula da (yönetim kurulu) denir.” Hükmünü amirdir. Sözü edilen Yasa'nın 35. maddesinde yöneticinin görevleri ayrı ayrı gösterilmiştir. Bu görevler ana gayrimenkulün yönetimi ile ilgili olup, yönetimin gerektiği ortak gider yetkisini içerir. Yönetici Yasadan aldığı temsil yetkisine dayanarak çeşitli sözleşmeler kurabilir. İşte bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda yönetici dava açabileceği gibi, yöneticiye karşı da dava açılabilir.
    1 - Yukarıda açıklanan ilkeler ve düzenlemeler ışığında; davacının, dava konusu dönemdeki çalışmasının gerçekliği, işin, işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; davacının önce binanın inşaatında, binanın inşaatının tamamlanmasından sonra kapıcılık, bahçe düzenlemesi gibi işler yaptığı binadaki çalışmaların tarihleri tespit edilmeli, inşaatının hangi zaman diliminde tamamlandığı araştırılmalı, elektrik, su, doğalgaz gibi abonelikler araştırılarak binada oturulmaya başlandığı tarih belirlenmelidir.
    Dava döneminin, binada oturulmaya başlandığı dönemi kapsaması halinde, apartman yönetiminin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’na göre oluşup oluşmadığı tespit edilmeli, oluşmuş ise en son yöneticiye, apartman yönetimi oluşmamış ise tüm kat maliklerine 6100 sayılı HMK.’nun 124/4. maddesi nazara alınarak, davacıya uygun önel verilerek doğru hasma dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmesi sağlanmalıdır. Tespit edilen davalı huzuru ile yargılama yapılıp, savunma ve delilleri toplanmalı, kat malikleri karar defteri getirtilmeli, davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı ve böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca, bir karar verilmelidir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    2-Kabule göre ise ; davacının talebinin 13.12.1996 – 08.12.2007 tarihleri arasındaki çalışmasının tespitine ilişkin olduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. (mülga HUMK 74.) maddesindeki taleple bağlılık ilkesi ihlal edilerek, davacının talebinde bulunmamasına rağmen; Mahkemece, davacının, davalıya ait işyerinde 08.12.2007 – 18.12.2007 tarihleri arasındaki çalışmasının tespitine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davalılar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    :Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...’e iadesine, 25.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!