Orman kadastrosu sonucunda orman sınırları içinde kalan parselin tapu kaydının iptali ve hazine adına tescili davasında, ilk derece mahkemesinin bozmaya uyularak verdiği kabul kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davalı adına kayıtlı bağ vasıflı bir taşınmazın, idare tarafından 2006 orman kadastrosu çalışmaları sonucunda orman sınırları içerisinde kaldığı iddiasıyla tapu kaydının iptali ve orman vasfıyla hazine adına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin başlangıçtaki ret kararı eksik inceleme nedeniyle Yargıtayca bozulmuş; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve uzman bilirkişi raporu doğrultusunda taşınmazın orman vasfında olduğu tespit edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, bu nihai kararın davalı vekilince temyizi üzerine Yargıtay tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ███████ K.
    Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Dava konusu Kayseri ili ... ilçesi 1649 sayılı parsel 8.880,00 m2 yüzölçümü ve bağ vasfı ile davalı adına tapuda kayıtlıdır.
    Davacı ... İdaresi, çekişmeli yerin 2006 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içerisinde kaldığını belirterek parselin tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.
    Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 18.09.2019 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle “Bilindiği üzere orman kadastrosu yapılıp kesinleşen yerlerde, çekişmeli taşınmazın orman sınırı içine alınıp alınmadığı, diğer bir ifadeyle orman kadastrosunda taşınmaz hakkında işlem yapılıp yapılmadığı, orman kadastrosuna dair çalışma tutanaklarının ve kesinleşen orman kadastro haritalarının yöntemine uygun şekilde incelenmesi ve uygulanması ile belirlenir. Somut olayda mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmış ise de kesinleşmiş tahdit göz önünde bulundurulmadan karar verilmiştir. Ayrıca davalı kişi tarafından çekişmeli taşınmaza ilişkin açılan bir orman kadastrosuna itiraz davası bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur.
    Bu sebeple, öncelikle davalı gerçek kişi tarafından çekişmeli yere ilişkin orman kadastrosuna itiraza yönelik bir dava açılıp açılmadığı mahkemece ilgili yerlerden araştırılmalı, eğer böyle bir dava var ise eldeki dava ile birleştirilmeli ve birlikte karar verilmelidir” gereğine değinilmiştir.
    Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazın uzman orman bilirkişi raporuna göre kesinleşmiş orman kadastrosuna göre orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile taşınmazın orman vasfında Hazine adına tesciline karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    S O N U Ç
    : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
    3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
    1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!