Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde bulundurma suçunda itiraz hakkı bildirilmeyen erteleme kararı sebebiyle kovuşturma şartı oluşmadığından HAGBnin kanun yararına bozulması talebini inceliyor.
Özet: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, daha önce uygulanan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında sanığın itiraz hakkı, süresi ve merciinin usulüne uygun şekilde bildirilmemesi nedeniyle kanun yararına bozulması talep edilmektedir; zira bu usul eksikliği yüzünden erteleme kararının kesinleşmediği, dolayısıyla kovuşturma şartının oluşmadığı ve bu durumda kamu davasının durması gerekirken yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
10. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SUÇ
    : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
    İNCELEME KONUSU KARAR
    :Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
    KANUN YARARINA BOZMA
    YOLUNA BAŞVURAN
    : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
    Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    İzmir 52. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, itiraz edilmeksizin 01.02.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB - ██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB - ██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
    “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve ███████-487 Esas, ████████ sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede,
    Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 14.01.2016 tarihli eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.03.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararda itiraz hakkı, itiraz süresi ve merciinin gösterilmediği anlaşılmakla; benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09.12.2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ve aynı Dairenin 24.02.2020 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik şüphelinin 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkının bulunduğu ve erteleme kararında itiraz hakkı ile itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi gerektiği, itiraz hakkı bulunduğu hususunu içerir bahse konu karar kendisine hiç tebliğ edilmeyen yahut usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    A. Şüpheli hakkında, 14.01.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2016 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ████████ Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu, itiraz süresi ve merciinin gösterilmediği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
    B. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 03.10.2020 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2022 tarihli ve ███████████ Soruşturma, ██████████ Esas, ██████████ sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
    Anlaşılmıştır.
    C. İzmir 52. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.01.2023 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
    D. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine
    tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
    Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.03.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu, itiraz süresi ve merciinin gösterilmediği, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından ihlâl kabul edilen 03.10.2020 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından;
    Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun'la değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi,
    Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
    III. KARAR
    A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
    B. İzmir 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2023 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
    5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    26.03.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!