İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin elektrik enerjisi satış sözleşmesinden doğan iskonto revizesi ve tek taraflı fesih sonucu haksız tahsilatın iadesi konulu itirazın iptali davası incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, elektrik enerjisi satış sözleşmesi kapsamında davalı satıcının enerji maliyetlerindeki artışı sebep göstererek iskonto oranını tek taraflı değiştirmesi ve davacının bunu kabul etmemesi üzerine sözleşmeyi feshetmesi neticesinde meydana gelen uyuşmazlığa ilişkindir; davacı, 2021 yılının son çeyreğine ait faturalara 2022 yılı tarife artışlarının yansıtılmasıyla haksız fazla tahsilat yapıldığını öne sürerek icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken, davalı ise sözleşmedeki ilgili maddeler uyarınca maliyet dalgalanmalarında iskonto oranlarını revize etme yetkisine sahip olduğunu ve davacının yeni koşulları reddetmesinin sözleşmeyi fesih iradesi anlamına geldiğini savunarak, icra takibine itirazının haklı olduğunu ileri sürmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 04.08.2021 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığını, ilgili sözleşme gereği tarifeden %4 iskontolu olarak enerji alımı konusunda mutabık olunmasına rağmen davalı şirketin, davacı şirkete gönderdiği 17.12.2021 tarihli yazı ile elektrik enerjisi tedarik maliyetinde artış olduğu gerekçesiyle iskonto oranının davalı (satıcı) tarafından revize edildiği bilgisinin iletildiğini, 22.12.2021 tarihli cevap yazısı ile davacı şirket tarafından tarifeye göre daha fazla ücret ödemeyi gerektirecek teklifin davacı tarafından kabul edilmediğini, davacı ve davalı arasında konuya ilişkin yazışmalar sürerken davalı şirketin 30.12.2021 tarihli yazısı ile 01.01.2022 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde taraflar arasında imzalanmış olan Elektrik Satış Sözleşmesini tek taraflı olarak fesih ettiğini, davacı tarafından sözleşmenin devam ettiği döneme ait faturaların İBB iştiraki olan ...' a inceletildiği hazırlanan rapor sonucu 2021 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait fatura hesaplamalarında 2022 yılı tarife oranlarının kullanıldığını, bu durumun haksız fiyat artışlarına sebebiyet verdiğinin belirtiğini, davacı şirket tarafından davalıya gönderilen 01.03.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile Eylül 2021 için 527.514,91-TL, Ekim 2021 için 645.079,22-TL, Kasım 2021 için 586.880,88-TL Aralık 2021 dönemi için 1.150.361,95-TL tutarında fatura düzenlendiğini, olması gereken hesaplamanın Eylül 2021 için 527.515,22-TL, Ekim 2021 için 578.062,48-TL, Kasım 2021 için 570.207,71-TL, Aralık 2021 dönemi için 532.412,18-TL olduğunu, davalının davacının 01.03.2022 tarihli ihtarnamesine 14.03.2022 tarihinde verdiği cevap ihtarnamesinde 54.055,95-TL borcu kabul ettiğini, fazla hesaplanan diğer kısmına itiraz ettiğini bildirmesine rağmen, kabul ettiği 54.055,95-TL'nin davacıya ödemediğini, ilgili aylara ait Eylül 2021 için 0,31-TL eksik, Ekim 2021 için 67.016,74-TL, Kasım 2021 için 16.673,16-TL ve Aralık 2021 için ise 617.949,77-TL fazla olmak üzere toplam 701.639,37-TL fazla tahsilat yapıldığını, ilgili fatura tutarlarının tahsilinden itibaren işlemiş reeskont avans faizleriyle birlikte toplam 739.781,59-TL'nin iadesi için açılan icra takibine davalı tarafın yapmış olduğu itirazın, itirazın iptali ile icra takibinin devamını, haksız itiraz nedeni ile alacağın %20'den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 04.08.2021 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığını, süreç devam ederken elektrik maliyetinde büyük dalgalanma ve artışların yaşandığını, bu duruma ilişkin ilgi sözleşmenin 5.4 maddesinin düzenleme getirdiğini, sözleşmenin 5.4 maddesinin satılacak elektrik enerjisinin EK-LA'daki indirim oranlarını ve Ek-1B'deki kar miktarlarının yeniden belirlenmesini kapsadığını, alıcı ve satıcının üzerinde mutabık kaldıkları Ek-1A ve Ek-1B bölümlerinin satıcı için kesin bir taahhüt olmadığını, bu durumlarda uygulanmak üzere satıcının dilediği zaman ve dilediği sebeple (Örneğin, ..., ..., doğalgaz vs. fiyatlardaki değişiklik veya düzenlemeye tabi elektrik tarifelerinin hesaplanması ile ilgili mevzuatta değişiklik sebepleri) Ek-VA'daki indirim oranları ve Ek-1B'deki kar miktarlarında değişiklik yapma yetkisine kayıtsız şartsız sahip olduğunu sözleşmenin 5-4 maddesi ile alıcının peşinen kabul ettiğini, bu indirim oranlarını değişikliğinin alıcı tarafından kabul edilmemesi durumunda sözleşmenin 9.3 maddesi kapsamında davacının sözleşmeyi ceza koşulu ödemeksizin fesih etme hakkı olduğu, davacı şirketin 22.12.2021 tarihli cevabi yazısı ile alenen indirim oranını kabul etmediğini beyan ettiğini ve şifahen sözleşmeye devam etmeme iradesini sunduğunu, bu kapsamda davacının fesih iradesinin olmadığı yönündeki beyanının gerçeği yansıtmadığını, davacının ... tarafından yapılan hesaplamaya dayandırarak yaptığı Ekim 2021, Kasım 2021 ve Aralık 2021 dönemlerine ait hesaplamada yanlış hesaplama yapıldığı hakkındaki beyanının gerçeği yansıtmadığını, ilgili hesaplamalarda ... birim bedelinin yanlış hesaplandığını ayrıca Aralık 2021 dönemindeki farklılığın tarifeye gelen zammın faturaya yansıtılması nedeni ile gerçekleştiğini, tüm dönemlere ait farlılıklara ait hesaplama raporlarının, ilgili 23.05.2023 tarihli cevap dilekçesinin ekinde belirtildiğini, belirtilen nedenlerle davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporu ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan █████/2021 tarihli sözleşmede aktif enerji bedeli birim fiyatında %4 oranında indirimle fatura tahakkuk ettirilmesinin kararlaştırıldığı, ancak bunun satıcı için bir taahhüt anlamına gelmediği, piyasa koşulları ve artan maliyetler gerekçe gösterilerek birim fiyatın satıcı tarafından istendiği anda arttırılabileceği, abonenin ise bu durumda sözleşmeyi fesih hakkının doğacağının hüküm altına alındığı, davalı tarafından davacıya gönderilen █████/2021 tarihli yazı ile aktif enerji bedeli birim fiyatında değişiklik uygulanacağının belirtildiği, davacı tarafından █████/2021 tarihli cevap yazısı ile tarife değişikliğinin kabul edilmediğinin beyan edildiği, davalı tarafından gönderilen █████/2021 tarihli yazı ile sözleşmenin █████/2022 tarihi itibariyle feshedildiğinin bildirildiği; sözleşmedeki hükme rağmen, sözleşmenin fesih hakkı doğan davacı tarafından değil, davalı tarafından feshedildiği, sözleşmenin feshinden sonra davacının Beyoğlu ... Noterliği’nin 01.03.2022 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davalıdan, fazladan tahsil edilen bedellerin derhal ... hesaplarına iadesinin ihtar edildiği, davalının Kadıköy ... Noterliği’nin 14.03.2022 tarih ve ... yevmiye no.lu cevabi ihtarnamesi ile 54.055,95-TL’lik borcu kabul ettiğiklerini, diğer hususları kabul etmediklerini bildirdikleri, ancak bu bedelin davacıya geri ödendiğine dair bir belge sunmadıkları, teknik bilirkişinin raporunda Eylül 2021 ayındaki faturaların sözleşme ve yürürlükteki mevzuata uygun şekilde hesaplandığı, Ekim 2021 dönem faturalarının 67.019,94-TL, Kasım 2021 dönem faturalarının 16.593,79-TL, Aralık 2021 dönem faturalarının 617.927,44-TL fazladan tahakkuk ettirilmiş faturalar
olduğunun hesaplandığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile takibin 701.541,17-TL asıl alacak ve 38.141,92-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 739.683,09-TL üzerinden devamına karar verilmiştir. İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. (Adem Albayrak, Asliye Hukuk Davaları, Adalet Yayınevi, Ankara 2016 basım, sf; 1287 ) Dosyaya konu alacağın abonelik sözleşmesine dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu " gerekçeleriyle 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İle -Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 701.541,17-TL asıl alacak ve 38.141,92-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 739.683,09-TL üzerinden devamına,2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Asıl alacak miktarı olan 701.541,17-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; fesih iradesini ortaya koyan ve sözleşmesel ilişkiyi devam ettirmek istemeyen taraf davacı taraf olmasına karşın müvekkili şirket tarafından sözleşmenin feshedildiğine ilişkin verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, sözleşmede alıcının (Davacı şirket) ..., ..., Gaz, Kömür vs fiyatlarında artışlar veya finans piyasalarında meydana gelebilecek olan değişiklikler sonucunda elektrik enerjisi tedarik maliyetinde değişimlerin olabileceğini kabul ettiğini, ayrıca 5.4. Maddenin ikinci paragrafında bu durumların meydana gelmesi halinde, sözleşme ile kararlaştırılan indirim oranlarında ve kar miktarlarında satıcı tarafından değişiklik yapılabileceği de hüküm altına alındığını, sözleşmenin 9.3. Maddesi uyarınca alıcı cezai şart ödemeksizin mevcut sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğunu, müvekkili tarafından yapılan bildirim üzerine davacı şirketin tarafına gönderilen indirim oranında değişiklik bildirimi de kabul edilmediğini, alıcının belirlenen yeni indirim oranını kabul etmemesinin, sözleşmeyi zımnen feshettiği beyanı anlamına geldiğini, zira alıcının indirim oranı revizesini kabul etmemesi halinde sözleşme feshinden başka uygulanacak bir prosedür bulunmadığını, bu halde sözleşme yorumlanmaksızın, tarafların açık ve örtülü iradeleri dikkatle incelenmeksizin, müvekkili şirketin adeta davacının hiçbir irade beyanı yokken sözleşmeyi sona erdirdiği yönündeki değerlendirmede de hukuka uygunluk bulunmadığını, müvekkili şirketin mevzuat gereği portföy çıkış işlemini gerçekleştirdiğini, bu halde akdi fesheden müvekkili şirket olmadığından bilirkişilerin tespitlerinin hatalı olduğunu, fatura bedeli hesaplamalarında sözleşmenin 5.2. maddesinde yer alan 'derhal uygulama' prensibinin nazara alınmadığını, müvekkili şirket lehine fark oluşturan, müvekkili şirketin olması gerekenden daha az bir tutarda fatura tanzim ettiği eylül 2021 faturasındaki alacak miktarı ve takas defi dikkate alınmadığını, müvekkili şirket tarafından davacının 54.055,95-tl alacaklı olduğunun kabul edildiğini, temerrüde düşen davacı şirketin dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacının kabul edilen bu kısım için iade faturası düzenlemediğini, tutarın ödenebileceği bir İBAN/HESAP bilgisi vermediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, sözleşme hükümlerinden fazla tahsil edilen bedeline iadesi talepli başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili; davalı ile aralarında perakende elektrik aboneliğine dair sözleşme bulunduğunu, davalının sözleşmenin koşullarını tek taraflı olarak değiştirdiğini, tek taraflı değişikliği kabul etmediklerini bildirmeleri üzerine davalının sözleşmeyi feshettiğini, bu süreçte tek taraflı tarife değişikliği ile kendilerinden fazla tahsil edilen bedellerin iadesi için icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmektedir.Davalı ise, sözleşmenin davacı tarafça feshedildiğini, sadece 54.055,95-TL'lik fazla fatura kesildiğini, bu kısımla ilgili davacı iade faturası kesilmediğini savunmaktadır.Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyeti raporunda; "... Davacının alacak talebi yönünden, teknik açıdan yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, davalı tarafından tahakkuk ettirilen faturalardan yalnızca Eylül 2021 ayındaki faturaların sözleşme ve yürürlükteki mevzuata uygun şekilde hesaplandığı, Ekim 2021 dönem faturalarının 67.019,94-TL, Kasım 2021 dönem faturalarının 16.593,79-TL, Aralık 2021 dönem faturalarının 617.927,44-TL fazladan tahakkuk ettirilmiş faturalar olduğu hesaplanmış, söz konusu farkların öncelikle YEKDEM birim fiyatlarının yüksek seçilmesinden, Aralık.2021 dönem faturasında ise esas alınan birim fiyatların tüketimin yapıldığı dönem değil de sonraki dönem yürürlüğe giren birim fiyatlar üzerinden hatalı olarak tahakkuk ettirilmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davacının, 54.055,95-TL yönünden hukuki menfaatinin bulunduğu; davacının 38.141,92-TL’lik takip öncesi faiz talebinin yerinde olduğu (hesaplanan: 43.473,36-TL) anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacının toplam alacağı; 701.541,17-TL (ana para) + 38.141,92-TL (takip öncesi faiz) = 739.683,09-TL olarak hesaplanmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir. Buna göre, davacının talebinin sözleşmede belirlenen birim fiyatlarının üzerinde tahakkuk yapıldığı iddiasına ilişkin olduğu, feshin kim tarafından yapıldığının bu bağlamda sonuca etkisinin olmadığı, bilirkişi raporuyla davalının sözleşmeye aykırı olarak yaptığı tahakkukların hesaplanmış olduğu, bilirkişi raporunun hükme elverişli ve denetime açık olduğu anlaşılmakla rapor esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 50.527,75 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 12.631,94‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 37.895,81‬ TL'nin istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!