Asliye Ceza Mahkemesinin tehdit suçundan mahkûmiyet hükmü, eksik araştırma, çelişkili ifadeler ve eylemin hatalı hukuki nitelendirilmesi nedenleriyle Yargıtay tarafından bozuldu.
Özet: Yargıtay, tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, önceki bozma gereklerine rağmen mağdur ve tanık beyanlarındaki çelişkilerin yeterince giderilmemesi, hangi anlatıma neden üstünlük tanındığının açıklanmaması ile "seni yakalayacağım ve kaçıracağım" şeklindeki eylemin Türk Ceza Kanununun 106/1-2 maddesindeki "sair tehdit" suçunu oluşturacağının gözetilmemesi ve tüm bu eksik incelemeler neticesinde hukuka aykırı bulunması nedenleriyle oybirliğiyle bozmuştur.
6. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Tehdit
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Düşme
    Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
    Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. maddesi uyarınca düzenlenen tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili dava zamanaşımının ve 8 yıllık asli dava zamanaşımının, suç tarihi olan 14.06.2014 tarihinden inceleme tarihine kadar bu sürenin geçmiş bulunmaması sebebiyle tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
    Sanık hakkında bozma üzerine tehdit suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    I. GEREKÇE
    Diğer temyiz itirazlarının reddine;
    Ancak;
    1. Yargıtay 25.11.2020 tarihinde ██████████ Esas ve ██████████ Karar sayılı ilamı ile; "Sanığın aşamalarda tehdit suçlamasını kabul etmediği, katılan Bergüzar'ın kolluk beyanında, sanığın kendisine "sen tek başına bakkala çıkmayacak mısın, seni yakalayacağım ve kaçıracağım" şeklinde tehdit ettiğini, kovuşturma evresinde ise sanığın kendisini kaçırmak istediğini ve tehdit etmediğini söylemesi, olay anında katılanın yanında olan tanık ...'nın ise aşamalarda sanığın katılanı kaçırmakla tehdit ettiğini beyan etmesi karşısında; katılanın beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesi, giderilemediği takdirde, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı, tanık ...'nın aşamalardaki tutarlı beyanlarına neden üstünlük tanınmadığı da açıklanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi," sebebiyle bozma kararı verildiği bozma sonrasında yeterli araştırmanın yapılmadığı katılanın beyanının alınması amacıyla yazılan talimatın da bila ikmal geldiği görülmekle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi amacıyla bozmanın gereklerinin yerine getirilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
    Kabule göre ise;
    2. Sanığın mağdura yönelik "sen tek başına bakkala çıkmayacak mısın, seni yakalayacağım ve kaçıracağım" diye tehditte bulunduğu, 5237 sayılı Kanun'un 106/1-2. maddesinde bulunan sair tehdit suçunu oluşturacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
    II. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
    12.03.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!