7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, lehe yasal düzenlemeler, etkin pişmanlık ihtarı ve ek savunma hakkı eksiklikleri ile zincirleme suç değerlendirmesi yapılmaması nedeniyle bozmuştur.
Özet: Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçunda bir sanık hakkındaki beraat hükmü onanırken, diğer sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü, sanık lehine yürürlüğe giren ve hafif değerdeki eşya ile etkin pişmanlık hükümleri içeren 7423 ve 7242 sayılı kanun değişikliklerinin uygulanma gerekliliği, 5607 sayılı Kanunun 3/23. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulmasıyla savunma hakkının kısıtlanması ve eylemlerin TCKnın 43. maddesi kapsamında zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının önceki kesinleşen dosyalar da incelenerek yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
    HÜKÜMLER
    : Sanık ... hakkında beraat, sanık ...
    hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının
    iadesi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Kısmî onama, kısmî bozma
    Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    I. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
    Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
    II- Katılan ... İdaresi Vekili ile Sanık ... Müdafiin Anılan Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
    Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Ancak;
    1. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. fıkrasının ''3/23." fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
    2. Suça konu eşyanın değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda fahiş değerde olduğu anlaşılmış ise de, 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmaksızın ilgili maddenin uygulanması suretiyle sanığın savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulması,
    3. Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.05.2017 tarihli, 2015/7-389 E, ████████ K sayılı ve 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 E, ████████ K sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
    Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 03.02.2016, iddianame düzenlenme tarihinin 05.02.2016 olduğu,
    Sanığın Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2017 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı, istinaf kararı ile kesinleşen dosyasında suç tarihinin 19.01.2016, iddianame düzenlenme tarihinin ise 27.04.2016 olduğu anlaşılmakla,
    Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, kesinleşen dosyanın aslının ya da onaylı örneğinin dosya arasına alınması, eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında kaldığının kabul edilmesi halinde kesinleşen karar yönünden mahsubun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
    4. Gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesinin gösterilmesi gerekirken, aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'un 61/8. maddesinin de gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması,
    5. Suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması,
    6. Suça konu eşyanın taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından yarı römork şeklindeki aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, suça konu eşyanın ve yarı römorkun değeri itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı anlaşılmakla, 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesinde sayılan koşulların oluştuğu cihetle, sanığa ait olan yarı römork nakil aracının müsaderesi yerine yazılı şekilde dosya kapsamına uygun düşmeyecek gerekçe ile müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi,
    bozmayı gerektirmiştir.
    Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!