İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik geliri tahsili davasında, kusur oranı ve sigorta şirketinin temerrüt faizi başlangıcına ilişkin eksik inceleme nedeniyle yerel mahkeme kararının bozulması.
Özet: İş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalıya yapılan ödemelerin rücuen tahsili istemiyle açılan davada verilen kısmen kabul hükmü, olayın 2008 öncesi gerçekleşmesi nedeniyle 506 sayılı Kanunun uygulanması gerektiği, mahkemece davalıların kusur oranının davada taraf olmayan üçüncü bir kişiyi dahil ederek hatalı belirlendiği ve sigorta şirketinin faiz başlangıç tarihinin ilgili mevzuata uygun şekilde araştırılmadığı gerekçeleriyle bozulmuştur.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :İş Mahkemesi
    No
    :891-232
    Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez durulma giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleri gereğince davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
    Mahkemece, bozma ilamına uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün, davacı ve davalılar ... ve ... ile T. Sigorta Reasürans Şirketleri Birliği Avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki, “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı gereğince, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir.Bu madde kapsamında dosya incelendiğinde;
    1-Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda, davalılardan ... ve ...’in %10, Büyükşehir Belediyesinin %30, kazalı ...’un %60 kusurlu bulunduğu; kusurlu bulunanlardan, Büyükşehir Belediyesinin davada taraf olmadığı gibi, davacı tarafından açılan bu davada BK’nun 50-51. maddeleri gereğince teselsüle de dayanılmadığı anlaşıldığı halde, ... ve ...’in, Belediyeninde kusuru dahil edilerek %40 kusur oranından sorumluluğuna karar verilmiş olması;
    2-Sigorta Şirketi yönünden faiz başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken; ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98, 99 ve 108. maddeleri ile 03.05.1997 gün ve 22978 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliğinin 12, 13 ve 14. maddelerinde yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulduğu halde gerekli ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren 8 işgünü geçtikten sonra sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş veya hiç müracaat edilmemişse sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemez. Bu durumda faiz başlangıcının; sigorta şirketi aleyhine icra takibine girişilmişse, takip tarihi, dava açılmışsa dava tarihi olarak kabul ve tespiti gerekirken, bu husus araştırılmadın yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davacı Kurum ile davalılar ..., ... ve T. Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve bozma üzerine yürütülecek yargılamada bozma öncesi hükmü temyiz etmeyen davalılar yönünden Kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak gözetilerek hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davalardan ..., ... ve Türkiye Sigorta Reasürans Şkt.leri Birliği'ne iadesine, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!