İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde, uluslararası emtia taşımacılığında oluşan hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin taşıma işleri komisyoncusu aleyhine açtığı itirazın iptali ve halefiyet talepli dava.
Özet: Bir sigorta şirketi, abonman sözleşmesiyle teminat altına aldığı ve taşıma esnasında araç içi metal çıkıntılar nedeniyle hasar görüp kullanılamaz hale gelen emtia için sigortalısına yaptığı 2.075,58 USD ödemeyi rücuen tahsil etmek amacıyla taşıma organizatörü davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken; davalı, hasarın yetersiz ambalaj ve istif hatasından kaynaklandığını, kendisinin sadece taşıma organizatörü olup fiili taşımayı başkalarının gerçekleştirdiğini, dolayısıyla CMR hükümleri gereği herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı----- Şirketi 01.07.2021 başlangıç ve 01.07.2022 bitiş tarihli ------ numaralı Nakliyat Emtia Sigortası Abonman Sözleşmesi (Blok) ile taşınan emtianın taşınması esnasında maruz kalabileceği hasar, zarar ve ziyana karşı teminat altına aldığını, Türkiye'de mukim bulunan dava dışı sigortalı-----unvanlı satıcı firma tarafından ---- mukim bulunan dava dışı alıcı, -----ünvanlı firmaya; 01.10.2021 tarihlino'lu mal faturaları ile toplam 85.500 kg brüt ağırlığındaki "---" cinsi emtia sattığını, satılan emtianın Türkiye'den ----- taşınması işinin davalı ----tarafından üstlenildiğini, emtia yüklü, -----plakalı araçların alıcı ----- şirketine vardıklarında firma yetkilileri tarafından yapılan kontrollerde 4 dorse içerisindeki 7 big bag çuvalın araç içerisinde yırtılarak hasara uğradığı, çuvalların dorse yan kısımlarında bulunan metal çıkıntılara ve yan duvarlar üzerindeki sivri alanlara teması ederek yırtıldığı, emtianın çuvallarda oluşan yırtıklardan döküldüğü ve çuvalların içerisinde kalan bir kısım emtianın da kontamine olduğunun görüldüğünü, hasarlanan emtianın alıcı firma tarafından ---- üretiminde kullanılmak üzere satın alındığını, ---- Güvenliği Sistemi gereği bütünlüğü bozulmuş ambalajdaki emtianın üretimde kullanılamayacağının anlaşıldığını, yapılan inceleme neticesinde hasar bedelinin 2.075,58 USD olarak tespit edilmiş olduğunu, müvekkili tarafından hasara istinaden █████/2022 tarihinde aynı tutarda ödeme gerçekleştirildiğini, müvekkilinin, bu ödeme neticesinde 6102 sayılı TTK md. 1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu ve hem "kanuni" hem de "akdi" halef sıfatını kazandığını beyan ederek, ----İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dava konusu taşımada, taşıma organizasyonunu gerçekleştirmek üzere görevlendirildiğini, müvekkil şirketin taşımacılık hizmeti sürecinde üzerine düşen dikkat ve özen ve sorumluluğu yerine getirdiğini, müvekkilinin taşıma işleri komisyoncusu olup fiili taşımayı icra takibinde ismi yazılı diğer şirketlerin gerçekleştirdiklerini, emtiada meydana gelen hasarın ambalaj eksikliği ve istif hatasından kaynaklandığını, kötü ambalaj ve istif hatasından nakliyecinin sorumlu olmadığını, CMR 17. madde 4/b'ye göre malın ambalajının kötü olduğu durumlarda taşıyıcının bir sorumluluğunun olmadığını, dava konusu olayda da ----- Sigorta'nın ekspertiz raporu ile tespit edildiği gibi, davacı yanın sigortalısı gönderici tarafından yapıldığını, bu durumda müvekkil bilecek herhangi bir kusur olmadığı gibi CMR madde 17'ye göre müvekkil şirketin bu hasar nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, emtianın gönderici/satıcı firmanın tesislerinde kendi personeli tarafından yüklendiğini, CMR 17. Madde 4/e'ye göre yükleme ve istifleme sorunlarında taşıyıcının bir sorumluluğunun olmadığını, fiili taşımanın dört farklı araç tarafından farklı şirketlerce yapıldığını, dört araçta da dorse duvarındaki çıkıntılar nedeniyle aynı şekilde hasarın meydana geldiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle davacının müvekkil şirket için ağır kusurlu ve/ veya ihmalkar davrandığı ve basiretli tacir gibi davranmadığı yönündeki iddialarının haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli olduğunu, davacının taşınan malın ne kadarının hasarlı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, öncelikle sovtaj bedelinin hasar bedelinden düşülmesi gerektiğini, dava konusu alacağın likit ve kesin bir alacak olmadığını, hasarı ve kusuru kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar miktarının hesaplanması ve davalının kusur durumunun ispatlanması gerektiğini, husumet ve zaman aşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.----. İcra Müdürlüğünün-----. sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.
Uluslararası taşımacılık alanında uzman bilirkişi, malzeme ve metalurji mühendisi ile mali müşavir bilirkişi bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe
:
Dava, taraflar arasındaki taşıma işi sebebiyle, tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, buna bağlı olarak davacının davalıdan alacağı olup olmadığına yönelik başlatılan takip yönünden davalı tarafça ----- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçe---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında, taşımacılık işinden kaynaklı alacağa ilişkin----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyada, davalı vekilinin zaman aşımı itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabulüyle yargılamaya devam olunmuştur.
Dosya, bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek ve gerekli ihtaratlar yapılarak uluslararası taşımacılık alanında uzman bir bilirkişi ile mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 18.07.2024 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge ve faturalar ışığında, davaya konu taşımacılığın, Türkiye----- arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığı olduğu, CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılık olduğundan taşıma esnasında meydana gelen hasar ve zıyaına ilişkin ihtilafın öncelikli olarak CMR Konvansiyonu (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri ile çözülmesi gerektiği, davaya konu sevkiyat evraklarına emtianın göndericiden teslim alınması sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiğinin anlaşıldığı, CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği teslimat sırasında fark edilen hasardan davalı taşıyıcının CMR m. 17/1 gereği sorumluluğu olduğu, CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği varma yerinde teslimat sırasında fark edilen hasardan davalı taşıyıcının kusuru/sorumluluğu olduğu kanaatine varıldığı, ancak bunun sebepleri yükleme ve istiflemeye izafe edilebildiği ölçüde müterafik kusur değerlendirmesi yapıldığı, raporda yapılan değerlendirmeler sonucunda, dava dışı sigortalı firmanın asli kusurlu olduğu, davalı taşıyıcıları araç içi yüklerini sağlıklı kontrol etmedikleri için tali kusurlu oldukları kanaatine varıldığı, kusur dağılımları Mahkemenin taktirinde olmak üzere, dava dışı sigortalı firmanın %70 ve davalı taşıyıcının %30 oranında kusurları olduğu kanaatine varıldığı, dava konusu yurt dışı karayolu taşıma işinde hasar ihbarının, CMR Konvansiyonuna göre süresi içinde ve usulüne uygun yapıldığı, davaya konu taşımacılık işinde meydana gelen hasarla ilgili olarak davalı taşıyıcı şirket için CMR Konvansiyonunun 29. maddesinin uygulanmasına yer olmayıp, davalı taşıyıcının "taşıyıcının sınırlı sorumluluk" ilkesinden yararlanabileceği, davacının takip tarihi itibariyle (heyetimizce benimsenen görüşle müterafik kusuru nazara alındığında) toplam alacağının, 2.075,58 * %30 = 622.67 USD olduğu, Mahkemece, davaya konu emtianın ambalajlanması ve/veya istiflenmesinde dava dışı alıcının sorumlu olmadığı, tüm sorumluluğun taşıyıcıya ait olduğu kanaatine ulaşılması halinde ise, davacının alacağının 2.075,58 USD olduğu rapor edilmiş olup, taraflarca sunulan rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi heyetine, taşınan emtia olan ----- alanında teknik uzmanlığı bulunan malzeme ve metalurji mühendisi bilirkişi eklenerek ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, bilirkişilerin ek rapordaki görüş ve kanaatleri ile kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu, ayrıca, teknik açıdan değerlendirildiğinde, emtianın ambalajlanma ve taşınma yönteminin teamüllere uygun olduğu, yani big bag çuvallar içerisine konularak ahşap palet üzerine yerleştirilerek istiflenmesinin uygun olduğu, dolayısı ile davaya konu taşımacıkta meydana gelen hasara emtianın taşındığı big bag çuvallarının araç içine uygun istiflenmediği ve big bag çuvallarının dorse kapaklarına sürtünmesinin engellenemediğinin anlaşıldığı rapor edilmiş olup, bilirkişi heyet raporlarının bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu, davalının taşıyıcılık sıfatına bağlı olarak, husumet itirazına Mahkememizce itibar edilmediği, yerleşik içtihatlar uyarınca taşıyıcının özen yükümlülüğüne uygun davranması gerektiğinden, davalı taşıyıcı şirketin, dava dışı sigortalı ile birlikte CMR hükümleri uyarınca sorumluluğu bulunduğu, bu sorumluluğun müterafik sorumluluk şeklinde olduğu, her ne kadar davacı tarafça 2.075,58 USD üzerinden takip yapılmış ve dava açılmış ise de, davacının tespit edilen alacağının 622,67 USD olduğu, alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Kamu Bankalarının Usd mevduatlarına uyguladıkları yıllık %5 oranında ve değişen oranlarda yasal faizin talep edilebilmesinin mümkün olduğu tespitiyle beraber davanın kısmen kabulüne, davalının----.İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, toplam 622,67 USD üzerinden takibin, fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının ödenmesi suretiyle devamına, asıl alacak 622,67 USD'ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun madde 4/a uyarınca Kamu Bankalarının Usd mevduatlarına uyguladıkları yıllık %5 oranında ve değişen oranlarda yasal faizin uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup İİK 67/2. maddesindeki yasal şartlar oluşmadığından ve alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Dava tarihi olan 20.11.2023 tarihi itibariyle efektif satış kuru 1 USD=28,7999 TL olup harç ve vekalet ücreti hesabında bu kur esas alınmıştır).
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
2-Davalının ---.İcra Müdürlüğünün-----esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, toplam 622,67 USD üzerinden takibin, fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının ödenmesi suretiyle devamına, asıl alacak 622,67 USD'ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun madde 4/a uyarınca Kamu Bankalarının Usd mevduatlarına uyguladıkları yıllık %5 oranında ve değişen oranlarda yasal faizin uygulanmasına,
3-İİK 67/2. maddesindeki yasal şartlar oluşmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.224,99 TL harçtan, peşin alınan 823,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 401,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 823,19 TL harç gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 85,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 12.908,19 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 3.872,46 TL'sinin davalıdan tahsili ile tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 960,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile, 2.240,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.932,83 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!