Kadastro tespitinde Hazine adına yazılan taşınmazların, hava fotoğrafları ve bilirkişi raporları ile desteklenen zilyetlikle kazanım iddialarının bozma sonrası kabulüne itirazın Yargıtay incelemesi.
Özet: Kadastro tespitinde Hazine adına kaydedilen dört parsel taşınmaz için açılan zilyetlik yoluyla kazanım davasında, ilk derece mahkemesi başlangıçta ret kararı vermiş; Yargıtay bozması sonrası 1948 öncesine dayanan tarımsal faaliyetin tespiti üzerine davanın kabulüne ve taşınmazların muris mirasçıları adına tesciline karar vermiştir; ancak Yargıtay, önceki bozmaya uyulmasına rağmen, davacıların ve murisin bağımsız yirmi yıllık zilyetliklerinin bulunmaması ile tespit tarihi ve ölüm tarihi arasındaki fark gibi gerekçelerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararına katılmayarak bozmuştur.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.KARAR
: Davanın kabulüneTaraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RKadastro sırasında, Kocaköy ilçesi ... mahallesi çalışma alanında bulunan 493 ada 17, 18, 19 ve 20 parsel sayılı 21.957,50 m2, 25.411,61 m2, 25.249,69 m2 ve 37.519,20 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Hazine adına tapu kaydının oluştuğu güne kadar zilyetleri yararına kazanma koşullarının gerçekleşmediğinden bahisle Hazine adına tespit edilmiştir.Davacı ..., tapu kaydı, irsen intikal, bağış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.Yargılama sırasında ..., ... ve ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır.Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, çekişmeli taşınmazların Kadastro Komisyonunca yapılan tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... ve müdahillerin müşterek vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 13.12.2018 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile Hazine tapusunun oluştuğu tarihe kadar davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğine değinilerek Mahkeme hükmü bozulmuştur.Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, hava fotoğraflarını inceleyen harita mühendisinin raporunda, 1948 yılında dava konusu 493 ada 17, 18, 19 ve 20 nolu parsellerin tamamının sürülü şekilde olup zirai faaliyetin bulunduğunun ve imar ihyanın tamamlandığının, 1950 yılında dava konusu 493 ada 17, 18, 19 ve 20 nolu parsellerin tamamının sürülü şekilde olup zirai faaliyetin mevcut ve tarımsal faaliyete devam edildiğinin belirtildiği, ziraat mühendisi raporunda da, taşınmazların 1948 yılından önce imar-ihya çalışmalarına konu edildiğinin, 1948 yılı öncesinde imar-ihyanın tamamlandığının, 1948 yılı öncesi zilyetliğin başladığının, bu tarihten sonrada tarımsal faaliyetin sürdürüldüğünün, 1950 yılında tarımsal faaliyetin devam ettiğinin, keşif günü itibarıyla de sürülü ve zeminde hasada gelmiş buğday bitkisinin ekili olduğunu bildirildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu Diyarbakır ili Kocaköy ilçesi Çakmaklı mahallesinde kain 493 ada 17, 18, 19 ve 20 nolu parsellerin kadastro komisyon tutanaklarının iptali ile taşınmazların muris ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.2. Somut olayda Mahkemece; davacı ve asli müdahillerin murisi ...'in ölene kadar nizalı taşınmazlarda bizzat tasarruf sahibi olduğu, mahalli bilirkişiler ve tanıkların murisin taksim veya devir yaptığına yönelik beyanda bulunmadıkları anlaşıldığından ve tüm dosya kapsamı itibarıyla tespit tarihinde sağ olan ...'in senetsizden edindiği miktar dahil kullanımının norm miktar sınırlamasının altında kaldığı değerlendirildiğinden dava konusu taşınmazların davacılar adına tesciline karar verilmiş ise de bu kabule katılmak mümkün değildir. Şöyle ki; muris ... 2014 yılında ölmüş olup dava konusu taşınmazların tespit tarihi 2012, toplam yüzölçümü ise 110.138 m2'dir.Hal böyle olunca Mahkemece; davacı ve asli müdahillerin taşınmazlar üzerinde müstakilen 20 yıllık zilyetliklerinin olmaması, muristen intikal eden taşınmazlarda murisin aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden en fazla 100 dönüm miktarında taşınmaz kazanabileceği, çekişmeli taşınmazların toplamı 110.138 m2 olup, 100 dönümü aşan miktarın davalı Hazine adına tescil edilmesi gerektiği dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiş açıklanan sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.S O N U Ç
: Açıklanan sebeplerle;Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle REDDİNE,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.