Organizasyon sözleşmesi gereği sigorta edilmeyen ekipmanın doğal afetle hasarı sonrası açılan rücuen tazminat davası.
Özet: Davacı şirket, Türkmenistanda bir organizasyon için davalıya sağladığı ekipmanların, sözleşmesel sigorta yükümlülüğüne aykırı olarak davalı tarafından sigorta ettirilmemesi sonucu fırtınada hasar görmesi ve bu nedenle ekipman sahibine tazminat ödemek zorunda kalması üzerine, ödediği bedeller ile uğradığı ticari itibar kaybı ve diğer zararların davalıdan rücuen tahsilini talep etmektedir; davalı ise hasarın kendi sigorta sorumluluğundan değil, davacı ekibinin kurulum sırasında malzemeleri zemine sabitlememesinden kaynaklandığını savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizin ████████ Esas, ████████ Karar, █████/2018 tarihli kararı İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ████████ Karar, █████/2024 tarihli ilamı ile Kaldırılmakla Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davalı ...Tic Aş. ile davacı şirket ... Şti. (...) arasında 06.06.2008 tarihli “...’da 29.06.2008 tarihinde yapılan açılış organizasyonunda belirli sistemlerin davacı şirketten kiralanması ve bu sözleşmenin tatbikinden doğacak uyuşmazlıkları düzenleyen” sözleşme imzalandığını, imzalanan sözleşmenin 5.maddesinde; “ ... İnşaat tarafından ...’da gerçekleştirilecek bu organizasyonda kullanılacak ve madde 1’de belirtilen malzemelerin tüm sigortalarının yapılması, nakliye, halk hareketleri, doğal afetler ve benzeri sebeplerden dolayı doğabilecek her türlü zararın tazmini ve bedelleri ... İnşaat’a ait olacaktır.” şeklinde hüküm bulunduğunu, sözleşme içeriğinde sayılan bu malzemelerin, davacıca dava dışı bir şirketten kiralanarak, Türkmenistan’a götürüldüğünü, kullanım esnasında çıkan çok kuvvetli bir hortum/fırtına neticesinde, 4 adet led ekranların ikisinin devrildiğini ve hasara uğradığını, bu konularda, ...’da da gereken zabıtların tutulduğunu, bu olaydan sonra davacı şirketin, anılan malzemelerin kullanıldığı gösteriyi düzenleyen ve taraflar arasında imzalanan sözleşme içeriğine göre, tüm malzemeleri sigortalama mükellefiyetinde olan, ... Tic. A.Ş. ye başvurarak, hasarlı malzemeler için sigortaya başvurulmasını ve işlemlerin tamamlanarak hasarın tazminini talep ettiğini, ancak bu aşamadan sonra, davalı şirketin, ...’a giden malzemeleri, akdedilen sözleşmeye aykırı olarak sigorta ettirmediğinin ortaya çıktığını, bundan sonra, davacı şirket ile davaya konu malzemelerin maliki olan... Ltd. Şti arasında, malzemelerin gördüğü hasar sebebiyle, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E....K. Sayılı dava görüldüğünü, bu dava sonucunda, davacı şirketçe, zararın tazmini konusunda hüküm kurulduğunu, bu hükmün kesinleştiğini, kararın kesinleşmesi üzerine, davacının 04.11.2014 tarihinde borç tasfiye protokolü imzalayarak borcu ödemek zorunda kaldığını, ayrıca, ... 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyasında yine davacısı ... Tic. Ltd. Şti olan kiralanmış malzemenin teslim edilmediği zaman içinde işlemiş kira bedeli istemli dava açıldığını, ... 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...E.... K. Numarasıyla karara çıktığını ve taraflarınca temyiz edildiğini, bu dava soncunda çıkacak hüküm sonrasında da davalı şirkete rücu yönünden dava açılacağını, davalıya böyle bir yargılamanın yapıldığı, sözleşmeye göre davacının zararı tazmin sorumluluğunun hükme bağlandığı ihtarname ile bildirildiğini, davacı şirketin bu şekilde, açılan davalar ve icra takipleri nedeniyle mağdur olduğunu ve ticari itibarının zedelendiğini, davacının ödediği tazminatlar doğrultusunda, davalıya keşide edilen ihtarnameye rağmen zararın tazmin edilmediğinden bu davayı açmak zorunda kalındığını, belirterek 175.612,12 USD ve + 48.100,32 TL bedelin davalıdan tahsiline, bu bedele, davalıya keşide edilen ve 13.10.2014 tarihinde tebliğ edilen ihtarname tarihinden itibaren, mevduata uygulanan en yüksek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalılar vekili cevap dilekçesi ile, sözleşmenin konusu, davalı ...’in ...’da yaptığı Havuz ve Fıskiye Kompleksinin 29.06.2008 tarihinde yapılacak açılış organizasyonu ile ilgili olarak davacıdan belirli malzemelerin kiralanması ve teknik prodüksiyon ve organizasyon hizmetlerinin alınmasına ilişkin olduğunu, sözleşmeye göre, kiralanan malzemelerin nakliye masrafları, vergi ve harçları, gümrük işlemleri, gerekli sabit akım elektrik enerjisinin temini ve bedelleri, organizasyon için gelecek olan davacı ... ekibinin, vize, konaklama ve seyahat giderleri davalı ...’e ait olduğunu, sözleşmede belirtilen malzemenin temini, malzemelerin yüklenmesi ve boşaltılması anında davacının teknik ekibinin nezaret etmesi, ve tüm teknik prodüksiyon ve organizasyon hizmetleri davacının sorumluluğunda olduğunu, sözleşme bedeli, malzeme kira bedeli 290.000.- USD + KDV ve teknik prodüksiyon ve organizasyon hizmetleri için 10.000.- USD + KDV olmak üzere toplam 300.000.- +KDV olup davalı tarafından Sözleşmeye uygun şekilde zamanında ve tam olarak ödendiğini, davacının, Sözleşme’de davalı ...’e kiralanan malzemeleri, dava dışı ... Tic. Ltd Şti’nden kiraladığını, malzemelerin ...’a nakliyesi ve gümrük işlemleri davalı ... tarafından yapıldığını, ...’daki açılışta yapılan gösteri sonrası çıkan şiddetli rüzgarın etkisiyle, 12 m2’lik 2 adet led ekranın bulunduğu platform ayakları yere sabitlenmediğinden, yere devrilerek hasarlandığını, bu hasarların ayaklarının zemine sabitlenmemiş olması nedeniyle ve ayrıca şiddetli bir rüzgar nedeniyle platformun yıkılması sebebiyle meydana geldiğini, ekranların kalite kontrolü eksper/bilirkişi tarafından ... şirketi uzmanlarının iştirakiyle gerçekleştirildiğini ve şirketin tutanağında belirtilen tüm kusur ve hasarlar aynen tespit edildiğini, sunmuş oldukları tespit raporlarından anlaşıldığı üzere, söz konusu malzemelerin hasara uğramasında davacı kusurlu olduğunu, davalının sözleşmedeki yükümlülüğü malzemelerin nakliyesi, (davacının teknik ekibinin nezaretinde) yükleme ve boşaltılması olduğunu ve sözleşmede bahsedilen sigortalama da davalının bu nakliye yükümlülüğüne ilişkin olduğunu, meydana gelen olayın doğal afet niteliğinde olmadığını, eksper raporları, sistemlerin “şiddetli rüzgar”ın etkisiyle ve platformların ayakları yere sabitlenmediği için hasarın oluştuğundan bahsettiğini, hasarın, ne bir fırtına, ne bir tayfun ne de bir hortum sonucu gerçekleşmediğini, dolayısıyla hasara bir “doğal afet” neden olmadığını ve hasara davacının tedbirsizliği neden olduğunu belirterek hukuki dayanaktan yoksun haksız davanın reddine, dava masrafları ve vekâlet ücretinin de davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava müzikli açılış organizasyonu sözleşmesinden kaynaklı hasar tazminatı talebidir.
Davacının organizasyon yapan taraf, davalının da organizasyon yaptıran taraf olarak, ...'da 29.06.2008 tarihinde yapılacak olan açılış organizasyonu için 06.06.2008 tarihli sözleşme aktettikleri, davacının bu açılış organizasyonunu gerçekleştirdiği gün, alanda büyük bir rüzgar çıkması sebebiyle 4 adet büyük LED ekranın iksinin devrilerek hasar gördüğü, devrilen bu ekranların asıl sahibi olan dava dışı ... Şirketi tarafından davacıya karşı ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E sayılı davası açılarak tazminat istendiği, mahkeme kararının davacının tazminat ödemesi şeklinde kesinleştiği, ayrıva kesinleşme sonrası anılan yargılama tarafları arasında borç tasfiye protokolü yapılarak, davacı tarafından dava dışı LED ekran sahibi ...firmasına ödeme yapıldığı konusunda taraflar arasında ihtilaf yoktur. İhtilaf, meydana gelen bu hasardan organizasyon yaptıran davalının sorumlu olup olmadığı, davacının LED ekran sahibine ödediği bedel için davalıya rücu edip edemeyeceği ve ne miktarda rücu edebileceği noktalarındadır.
Evvela Mahkememizin ... Esas,... Karar, █████/2018 tarihli kararı ile davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiş, İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar, █████/2024 tarihli ilamı ile "Somut uyuşmazlıkta, iddia edilen olaydan sonra ...'da düzenlenen ve dosya kapsamına sunulan Türkçe tercümesi yapılmış ekspertiz tutanağına göre, hasarın, malzeme ayaklarının zemine sabitlenmemesi ve ayrıca şiddetli bir rüzgar sebebiyle platformun yıkılması sonucu meydana geldiği belirtilmiştir. Ekspertiz raporunda, meydana gelen olay sebebiyle iki adet LED'in zarar gördüğü tespit edilmiş olup davacının beyanına göre, bunlardan biri dava dışı ... Ltd. Şti.'den ve diğeri ise başka şirketten kiralanan LED'lerdir.
Dinlenen davacı tanıklarının anlatımlarına göre, akşam gösterinin yapılmasından sonra hasar gören LED'in askıdan indirildiği ve ayaklarına, destek olması için kum torbası koyulduğu, ertesi sabah ise bu LED'lerden birinin hasara uğradığının görüldüğü belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda, elde edilen veriler uyarınca dava konusu olayın yaşandığı gece meydana gelen meteorolojik olayın fırtına olarak kabul edilemeyeceği ve bir doğal afet statüsünde değerlendirilemeyeceği tespit edilmiş olup buna göre iddia edildiği üzere hasarın, doğal afet niteliğinde bir fırtına/hortum sebebiyle gerçekleşmediğini kabul etmek gerekir. Kaldı ki duvar kenarında olduğu için rüzgardan etkilenmeyen ve dolayısıyla zarar görmeyen bir adet LED'in bulunduğu da davacının beyanları ile sabittir. O halde zararın, bu malzemelerin kurulum, montaj ve sökülmesi safhasında gerçekleşen kusurlu işlemler sebebiyle meydana geldiği açık olup bu işlemlerin ise, davacı şirket ile malzemelerin kiralandığı dava dışı ... Şti. tarafından yapılacağı, hem bu taraflar arasındaki dosya kapsamına sunulan sözleşmeden hemde dinlenen tanık anlatımlarından anlaşılmaktadır. Bu anlamda davalıya atfedilebilecek ve onun tarafından etkin olarak gerçekleştirilen bir kusurlu hareket söz konusu değildir. Ancak davalının da, söz konusu malzemeleri sigortalamadığından dolayı kusurlu olduğunu kabul etmek gerekir. Zira davacının, zararının tazmini talebine dayanak yaptığı taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5. maddesi uyarınca, sözleşmede belirtilen malzemelerin tüm sigortalarının yaptırılmasının davalının yükümlülüğünde olduğu kararlaştırılmıştır. Söz konusu sözleşme maddesi "... İnşaat (davalı) tarafından ...'da gerçekleştirilecek bu organizasyonda kullanılacak ve madde 1'de belirtilen malzemelerin tüm sigortalarının yapılması, nakliye, halk hareketleri, doğal afetler ve benzeri sebeplerden dolayı doğabilecek her türlü zararın tazmini ve bedelleri ... İnşaat'a ait olacaktır." şeklinde düzenlenmiş olup buna göre malzemelerin tüm sigortalarının yaptırılması davalıya ait olduğundan davalının, sigorta yükümlülüğünün malzemelerin sadece nakliyesine ilişkin olduğu ve nakliye emtea sigortasını da yaptırdığından sorumluluğunun bulunmadığına yönelik savunması yerinde değildir." denilerek Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
O halde her ne kadar, doğal afet seviyesinde bir fırtına sebebiyle LED ekranlar devrilmemiş ve bu sebeple kazanın oluşumunda davalıya atfedilebilecek bir kusur yoksa da, davalının sözleşme gereği bu malzemeleri sigortalatma mükellefiyeti varken bunu yaptırmadığı ve hasarın davacının uhdesinden tazmin edilmesine sebep olduğu cihetle kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir. Bu kabul üzere ve istinaf kaldırma kararında işaret edilen alternatiflerden davalı lehine olan seçenek için mahkememizce yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerekmiştir.
Mahkememizce yapılan yeniden yargılama ile dosya bir sigorta, bir sahne kurulumunda uzman, bir mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmesi sonucu kaza ve neticesinde oluşan hasarda teknik olarak LED ekranların sökümünü yapan ekibin kusurlu olduğunun değerlendirildiği, kaza ve neticesinde oluşan hasarda teknik olarak LED ekranların sökümünü yapan ekibin kusurlu olduğu, Organizasyon sırasında ses ve görüntü sistemlerinin kurulumu, sökümü, takılması, yerlere sabitlenmesi vs. gibi işlerin yani işin teknik sorumluluğunun davacı şirket üzerinde bulunduğundan olayın meydana gelmesinde davacı şirketin kusurlu olduğu , davalı şirket tarafından ses ve görüntü sistemlerinin sigortalanmadığı ve sözleşme gereği sigorta yapılmaması sebebiyle davalının da kusurlu olduğu, detaylı ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere yaşanan olayda tarafların ortak kusurunun olduğu, dava konusu olayda, doğru ve düzgün bir şekilde kurulumunu yapmadığı ve hizmet bitiminde ekipmanlar için gerekli tedbirleri almadığından dolayı davacının 9660, imzaladığı sözleşmede yazmasına rağmen ekipmanları sigortalatmadığı için davalının ... oranında kusurlu olduğu, davacının ... ödediği tutarın ... ının davacı tarafa ... ının davalı tarafa ait olduğu kabulü halinde yapılacak hesaplamanın icra takibine göre 9640 ının karşılığında davacının davalı taraftan 70.244,82 USD +19.240,13 TL alacaklı olacağı ancak Mahkemenin görevlendirmesi kapsamında borç tasfiye protokolü ile yapılan karşılaştırma sonrasında borç tasfiye protokolünün davalı lehine olduğunun belirlendiği, borç tasfiye protokolüne göre davacının davalı taraftan yeknik ve sigorta değerlendirmesi kapsamında verilen 9640 kusur dikkate alındığında davacının alacağının 43.896,00 USD + 66.895,26 TL olacağı hesaplandığı, davacının hesaplanan 43.896,00 USD asıl alacağına 04.11.2014 borç tasfiye protokol tarihinden itibaren 3095 Sk. nun 4489 SK. nun ile değişik 4/a maddesi gereğince birer yıllık dönemler itibariyle vadeli USD doları ve Euro hesaplarına Devlet Bankalarınca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden kademeli olarak basit usulde (3095 SK. m.3) temerrüt faizi yürütülmesinin gerektiği, davacının hesaplanan 66.895,26 TL asıl alacağının 25.000,00 TL’lik kısmına 04.11.2014 tarihinden itibaren, 32.840,00 TL’lik kısmına 10.11.2014 tarihinde ve kalan 9.055,26 TL’lik kısmına ise 28.11.2014 tarihinden itibaren tarafların tacir olduğu nazara alındığında asıl alacaklarına raporda verilen tarihlerden itibaren ... Sy.K.nun 4489 Sy.K.nun ile değişik 2.Maddesi gereğince T.C Merkez Bankası tarafından dönemde Kısa Vadeli Avans Kredilerine uygulanan faiz oranları 01.01.2014-.31.12.2014 tarihleri arası %11,75 ve 01.01.2014- 31.12.2014 tarihleri arası %10,50) 01.01.2015-31.12.2016 tarihleri arası %10,50;01.01.2017-30.06.2018 tarihleri arası %9,75; 01.01.2017-30.06.2018 tarihleri arası %9,75; 01.07.2018- 31.12.2019 arası %19,50; 01.01.2020-30.06.2020 arası %13,75; 01.07.2020-31.12.2020 arası %10,00; 01.01.2021-31.12.2021 tarihleri arası %16,75; 01.01.2022- 31.12.2022 arası 15,75; 01.01.2023-30.06.2023 arası %10,75; 01.07.2023-30.09.2023 arası 16,75, 01.10.2023-31.10.2023 arası % 31,75, 01.11.2023-30.11.2023 arası %36,75; 01.12.2023-31.12.2023 arası % 41,75; 01.01.2024-31.03.2024 arası %44,25; 01.04.2024 sonrası %51,75) üzerinden basit usulde(3095 Sy.K.m3)temerrüt faizi tahakkukunun uygun olacağı belirtilmiştir.
Bilirkişi tarafından yapılan bu hesaplama, hadiseye, istinaf kaldırma kararına ve hukuka uygun olduğundan, rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
2025 yılı AAÜT'ye göre, maddi tazminat davalarında reddedilen kısım yönünden asgari vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, davalı lehine 30.000,00 TL vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya içeriğine göre;
1-Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİNE,
-43.896,00 USD'nin █████/2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı faiz kanunun 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-66.895,26 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Bu alacağın 25.000,00 TL'sinin █████/2014 tarihinden,
32.840,00 TL'sine █████/2014 tarihinden,
9.055,26 TL'sinin █████/2014 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 13.280,36-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 9.533,58-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.746,78-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 31.106,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 9.533,58-TL Peşin/nisbi Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 18.100,00-TL Bilirkişi ücreti, 301,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 18.401,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 7.012,40-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 30,94 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!