Hazinenin mera olarak tescilini talep ettiği tapu iptali ve tescil davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin orman kadastrosu gerekçeli ret kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Hazine tarafından, 111 ada 1 parselin 5 dekarlık kısmının geçmişte ve günümüzde mera niteliğinde olduğunu ileri sürerek tapusunun iptali ve özel siciline mera olarak tescili talebiyle açılan davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu kapsamında orman vasfında olduğunu belirterek davayı reddetmiş; bu red kararı, temyiz incelemesi neticesinde usul ve kanuna uygun bulunarak onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    KARAR
    : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Bozüyük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ███████ K.
    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde, Bilecik ili Mera Teknik Ekibi tarafından İl Mera Komisyonu kararı gereği ek mera tespit çalışmaları kapsamında Pazaryeri ilçesi, ... köyünde çalışma yapıldığını, askı ilanı süreci sonucunda işlemlerin itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, dava konusu 111 ada 1 parselin 5 dekarlık kısmının halen mera vasfında olduğu ve bu amaçla kullanıldığının belirlendiğini, mera, yaylak ve kışlakların Mera Kanunu gereğince amacının dışında kullanılamayacağını, zamanaşımı uygulanamayacağını, sınırlarının daraltılamayacağını, 1937 yılı tahrir kayıtlarında taşınmazın bir kısmının mera vasıflı özelliği bulunduğunu belirterek, taşınmazın 5 dekarlık bölümünün tapusunun iptali ile mülkiyetinin mera olarak özel siciline tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi, dava konusu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bulunduğu, evveliyatında ağaçlık ve orman toprağı niteliğinde olduğu, talebe konu yer ile ana parsel arasında herhangi ayırıcı bir unsur bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir. Karar, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi, teknik bilirkişi raporları ve yerel bilirkişi beyanlarına göre çekişmeli taşınmazın 44 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından 1991 yılında orman olarak sınırlandırıldığı, 1994 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise orman vasfı ile Hazine adına tespit edildiği, öncesi itibarıyla de orman toprağı niteliğinde olduğunun anlaşıldığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
    Davacı Hazine vekili, eski kaydı mera olan ve halen mera vasfını koruduğu tespit edilen dava konusu taşınmazın mera olarak özel siciline kaydedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza komşu 101 ada 190 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sicile kaydedilmesi talebiyle açılan davanın kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu dosyanın da incelenerek ek rapor alınması yönündeki taleplerinin değerlendirilmediğini, eksik inceleme sonucunda hüküm kurulduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    SONUÇ
    : Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!