Ankara Batı Ticaret Mahkemesi, el konulan akaryakıt bedelinin idare tarafından hatalı olarak davalıya iade edilmesiyle oluşan sebepsiz zenginleşmeye dayalı itirazın iptali davasını karara bağladı.
Özet: Davacı, akaryakıtına el konulması ve ardından beraat kararı ile iadesine hükmedilmesi sonrasında, idare tarafından yanlışlıkla davalıya ödenen akaryakıt bedeli ve faizinin, davalının sebepsiz zenginleşmesi nedeniyle kendisine iadesi gerektiğini iddia etmektedir; zira müvekkiline ait akaryakıtın satışı gerçekleşemediği için davalıdan bedel alınmamış olmasına rağmen, davalı, kendisine ait olmayan bu bedeli idarenin hatasından faydalanarak tahsil etmiştir, bu nedenle davacı tarafından başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmektedir.

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: █████████ Esas - ████████
T.C.ANKARA BATIASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARTÜRK MİLLETİ ADINAESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALILAR
: 1-2-VEKİLİ
:DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025K.YAZIM TARİHİ
: █████/2025Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili; Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2013 tarih ve ... E. Sayılı iddianamesi ile; ... Amirliğinin yaptığı çalışma neticesinde müvekkiline ait akaryakıta el konulduğunu ve ... İdaresine teslim edildiğini, yapılan kovuşturma neticesinde Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin 07.01.2019 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilam ile; ... 'nın belirlediği seviyenin altında ulusal ... içeren veya hiç içermeyen akaryakıta ilişkin cezalandırmanın öngörüldüğü, ... markerın geçersiz olduğunu bilerek satan, satın alan, taşıyan kişilerin cezalandırılacağının belirtilmiş olduğunu, somut olayda ... markerın uygulamasına tabi olduğu anlaşılan akaryakıtın ... marker seviyesi geçerli olduğu tespit edildiğinden ve bu haliyle de suçun yasal unsurları oluşmadığından sanıkların ayrı ayrı beraatına ve suça konu 17.810 kg akaryakıtın TCK'nın 54/1 maddesi gereği müsaderesine yer olmadığından karar kesinleştiğine sahibine iadesine... karar verildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından tesis edilen bu kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin 19.09.2019 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamı ile temyiz incelmesinden geçtiğini ve onama kararı verilerek 19.09.2019 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşen karar neticesinde taraflarınca ... Başkanlığına 26.01.2023 tarihinde el konulan akaryakıtın mahkeme kararı gereği iade edilmesi sebebiyle başvuruda bulunulduğunu ve taleplerine karşılık olarak idare tarafından 02.02.2023 tarih ve ... sayılı cevabi yazı gönderilerek anılan miktarda yakıt bedelinin ve faizinin 08.11.2019 tarihli başvuru neticesinde ...'ın hesabına aktarıldığının ifade edildiğini, idarenin cevabi yazısına istinaden taraflarınca 03.03.2023 tarihli bilgi talepli yazı ile müvekkiline ait yakıtın hangi gerekçelerle yahut hangi bilgi ve belgelere dayanılarak ...'a iade edildiğini sorulduğunu ve idare tarafından verilen 08.03.2023 tarih ve ... sayılı cevabi yazı ile söz konusu ürünlerin 03.10.2012 tarihinde ...ın sahibi olduğu ... Şti. isimli işyerinin tankına boşaltılırken yakalandığı, sevk ve taşıma irsaliyesinde alıcının ... olduğu, tutulan tutanaklarda akaryakıt sahibinin adıfunvanı bölümünde ... Şti. olarak belirtildi...” gerekçesiyle yakıt bedelinin ve faizinin ... Şti. sahibi ... hesabına aktarıldığının ifade edildiğini, davalının idarenin hatasından faydalanarak hakkı olmayan bir alacak iadesini aldığını, somut olayda yakıtın müvekkili tarafından davalıya satıldığı, ancak satım sürecinde adli vakıanın vukuu bulduğu, bu nedenle de yakıta el konulduğu, yapılan yargılama neticesinde de yakıtın iadesine karar verildiği ancak iadenin hatalı bir şekilde davalı tarafa yapıldığı, davalının müvekkiline anılan yakıtın bedelini ödemediğini, ödemenin müvekkilinin edimini ifa ettikten sonra yapılacak olduğunu ancak yakıta el konulduğundan müvekkilinin edimini ifa edememiş olduğunu ve dolayısıyla davalının da müvekkiline herhangi bir ödeme yapmamış olduğunu, idarenin para iadesine dayanak gösterdiği faturalarda ve irsaliyelerde yakıt sahibinin davalı firmanın görünmesinin gayet tabi olduğunu zira taraflar arasında tam iki tarafa borç yükleyen bir satış sözleşmesinin mevcut olduğunu, davalının yakıt alıcısı olduğunu ve aynı zamanda müvekkili tarafından düzenlenecek fatura ve irsaliye de alıcı adına düzenlenmiş olduğunu, ancak müvekkilinin edimini ifa ederken adli vakıa vuku bulduğundan edimin ifa edilememiş olduğunu, somut olayda alıcının da malın satış bedelini ödemekten imtina ettiğini, daha sonrasında davalının kötüniyetli olarak müvekkili tarafından düzenlenen ama karşılığı ödenmeyen faturaları ve irsaliyeleri dayanak göstererek somut olaya konu yakıt bedelini ve faizini kendi nam ve hesabına iade almış olduğunu, davalının müvekkiline ait yakıt bedeli ve faizini iade alarak sebepsiz zenginleştiğini, müvekkilinin hem yakıt satışı yapamadığını hem yakıtını kaybettiğini hem de kaybettiği yakıt bedelinden mahrum kalarak malvarlığında azalma meydana geldiğini, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde iade alınan sornut olaya konu yakıt bedeli ve faizinin müvekkiline ödenmesinin talep edildiği Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe davalının yapmış olduğu itiraz nedeniyle takibin durduğunu beyan ederek; haklı davanın kabulüne, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalının Ankara Batı İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına vaki kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra ve inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili; davacının iddialarının satım sözleşmesinin kurulmadığına ilişkin olduğunu, oysa ki satım sözleşmesini kurulması ile tarafların borçlarını ödemesi tamamen farklı kavram ve müesseseler olduğunu, davacı tarafından müvekkili adına fatura ve irsaliye de tanzim edilmek suretiyle satım sözleşmesinin kurulması aşamasının tamamlanmadığını, karşılıklı iki tarafa borç yükleyen satım sözleşmesinde satıcının zilyetliği alıcıya devretmesi ve alıcının da malın bedelini ödemesi satım sözleşmesinden doğan borçlar olduğunu bu borçların yerine getirilmemesi diğer tarafa yerine getirilmesini talep hakkı verdiğini, davacının iddia ettiği gibi mal zilyetliğe geçmedi diye sözleşme kurulmamış değildir, hukuki olarak alım-satım işleminin gerçekleştirilmemesi ile zilyetliğin devredilememesinin tamamen farklı olduğunu, sözleşmenin hukuken kurulmuş olduğunu, davacı şirket yetkilisinin ikrarının HMK'nın 188.maddesi anlamıtıda mahkeme içi ikrar niteliğinde olup kesin delil niteliğinde olduğunu, kesin delil niteliğindeki ikrar ile satış sözleşmesinin gerçekleştiğini ifade eden davacı şirketin huzurdaki davada zilyetliği devredemedik iddiasıyla satış sözleşmesinin kurulmadığını ileri sürmesinin açıkça kötü niyetli olduğunu, ekte sunulan sevk irsaliyesinde görüleceği üzere ... plakalı araçla ... nakliye firması şoförü ... idaresinde müvekkili firmanın fabrikasına getirildiğini ve depoya boşaltılmaya başlandığını, hatta irsaliye altında taşıyıcı olan ... nakliye firmasının işçisi şoför .../'un Eksiksiz Telim Eden kısmında dahi imzasının bulunduğunu, satış sözleşmesinin geçerli olduğunu, bu nedenle dava dilekçesinde ileri sürülen sebepsiz zenginleşme müessesesinin huzurdaki uyuşmazlıkla uygulama yeri bulunmamakta olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davacı sadece müvekkiline sattığı ve faturasını düzentediği ürüne ilişkin olarak faturada yazılı olan bedelin ödenmesini talep edebilir olduğunu, ancak hem huzurdaki davada ve davaya dayanak takip dosyasında bu yönde bir talebi ve takibi olmadığı sabit olup, hem de şayet bu yönde bir talebe girişmesi halinde de fatura tarihinden itibaren 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunun aşikar olduğunu, davacının sırf bu nedenle fatura bedelini tahsil edemeyeceğini bildiğinden usul ve yasaya tamamen aykırı bir şekilde sözleşmenin kurulmadığını ileri sürmekte ve akaryakıt fiyatlarındaki fahiş artışları da fırsat bilerek, fatura ve irsaliyedeki akaryakıtın güncel değerini müvekkilinden talep etmeye kalkışmakta olduğunu, akaryakıt bedelinin ve faizinin 08.11.2019 tarihli başvuru neticesinde ...'ın hesabına aktarıldığı bilgisinin verildiğini belirtmelerine rağmen, bu bedelin ne kadar olduğuyla dahi ilgilenmeyip akaryakıtın güncel bedelinin müvekkillerinden talep editebilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, huzurdaki davanın şahsını ilgilendirmediğinden müvekkillerinden ... yönünden husumet itirazında bulunduklarını, ayrıca faiz oranına ve işlemiş faiz miktarına da itiraz ettiklerini beyan ederek; müvekkilleri hakkında hiçbir alacağı olmadığı halde tamamen haksız ve kötü niyetli olarak takibe girişen davacının takibe konu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere her iki müvekkili yönünden ayrı ayrı tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, vergi dairesi kayıtları, tarafların 2012 yılına ait ba bs formları, █████/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.Bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve tarafların ticari defter ve kayıtlarına ilişkin yapılan tespitler çerçevesinde; davacının 03.10.2012 tarihli ... nolu sevk irsaliyesi ile davalıya 17223 kg (20976 It) motorin sevkiyatını ... plakalı tanker ile teslim ettiği, 03.10.2012 tarihinde davalı tankerine boşaltım yapılırken akaryakıta el konulduğu, söz konusu teslimata ilişkin davacı tarafından davalı adına faturanın düzenlenmemiş olduğu, sadece düzenlenen irsaliyenit var olduğu, davacı tarafından davalıya teslimatı yapılırken el konulan akaryakıta ilişkin olarak Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin 07.01.2019 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamı ile 17.810 kg akaryakıtın sahibine iadesine karar verildiği, kararın 19.09.2019 tarihinde kesinleştiği, dosya kapsamındaki belgelere göre, 17.180 kg olan akaryakıt için ... Müdürlüğü tarafından ...'a akaryakıt bedeli ve yasal faizinin ödemesinin yapıldığı, yapılan ödeme belgesi kapsamında asıl alacak tutarının 22.162,20TL, faizin (04.10.2012-19.09.2019) 13.885,68TL olmak üzere ...'a yapılan ödeme toplamının diğer kesintiler ile birlikte 35.691,65TL olduğu, davacı tarafından davalılara 17.180 kp akaryakıtın güncel fiyat üzerinden bedelinin ve faizinin talep edildiği Ankara ... Noterliğinin 20.03.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği, ihtarname dayanak yapılarak, davacının Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası kapsamında, 09.08.2023 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalılardan 345.883,40TL asıl alacak ile 42.984,87TL işlemiş faiz toplamından oluşan 388.328,27TL alacağını faizi ile talep ettiği, incelenmesi gereken taraf defterlerinin 2012 yılma ait olduğu, söz konusu defterlerin ilgili kanun hükümleri kapsamında saklanma süresinin 10 yıl olması dikkate alındığında bu sürenin dava tarihi itibariyle aşılmış olduğu, tarafların sağlıklı bir şekilde ticari defterlerini sunamadıkları, davacının 2012 yılı ticari defterlerinin Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığında olması nedeniyle sunulamadığı, davalı tarafından da 2012 yılı ticari defterlerinin sunulamadığı, ancak davalının 2012 yılı taranmış defteri kebir defterinden yapılan tespitlere göre davalı tarafından 2012 yılında BA formu ile beyan edilen faturaların kayıtlarda yer aldığı, ancak defterde yeterli açıklamaların yer almaması nedeniyle davalının davacıya yaptığı ödemelerin tespit edilemediği, dosya kapsamından tarafların Ba-Bs formları ile beyan ettikleri tutarlara ilişkin bir borç-alacak ilişkisi uyuşmazlığının bulunmadığı, uyuşmazlığın 03.10.2012 tarihli ... nolu sevk irsaliyesi ile davalılara teslim edilirken el konulan, davacı tarafından faturası davalı adına düzenlenmemiş olan ve daha sonra ilgili merci tarafından iadesine karar verilen 17.180 kg akaryakıta ilişkin olduğu belirtilmiştir.GEREKÇE
:Dava; taraflar arasındaki yakıt alım satımı kapsamında sebepsiz zenginleşme ile oluşan davacı zararının davalıdan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı alacaklı taraflar arasındaki yakıt alım satımı nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla ilamsız icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 25.07.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 31.07.2023 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir.İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.Taraflar arasında akaryakıt satışından kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, davacının davalıya akaryakıt sattığı sırada devam eden bir soruşturma sebebiyle satıma konu akaryakıta el konulduğu, kovuşturma neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanıkların beraatine ve akaryakıtın müsaderesine yer olmadığına karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacının akaryakıtın iadesi için ... Başkanlığı'na başvurduğu, ancak verilen cevapta akaryakıt bedeli ile faizinin davalı ... hesabına aktarıldığı anlaşılmış olup davacı yan hem satışı yapılan akaryakıtın bedelinin ödenmediğini hem de bedeli ödenmeyen akaryakıtın bedelinin davalı tarafça tahsil edilmesinin hakkaniyetli olmadığını, davalının sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek alacak talebiyle başlattığı takibe vaki itirazın iptali talebinde bulunmuştur. Davalı ise satım sözleşmesinin gerçekleştiğini, ancak ifanın gerçekleşmediğini, bu sebeple resmi makamdan alınan ücretin istenemeyeceğini, davacının yalnızca sözleşmeye konu akaryakıt bedelini talep edebileceğini, bu bedelin de zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.Uyuşmazlık konusu, taraflar arasında gerçekleşmiş ve tamamlanmış bir satım sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, buna göre davacının akaryakıt bedelini talep edip edemeyeceği, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davalı ...'a husumet düşüp düşmediği hususlarındadır.Dosya kapsamına sunulan ve mahkememizce toplanan deliller ile yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde; █████/2012 tarihinde, davacının ... numaralı, █████/2012 tarihli sevk irsaliyesine konu 17223 kg(20976 lt) motorin sevkıyatını ... plakalı tanker ile gerçekleştirerek davalıya teslim ettiği, aynı tarihte davalı tankerine boşaltım yapılırken akaryakıta el konulduğu, satıma ilişkin davacı tarafça fatura tanzim edilmediği ancak düzenlenen irsaliyeden ve akaryakıtın nakliyesinden, olay tespit yakalama teslim tesellüm tutanağı içeriğinden akaryakıtın davalıya tesliminin ve satım akdinin gerçekleştiğinin kabulü gerekmiştir. Aksi yöndeki davacı iddiasının bu sebeple yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla davacının akaryakıtın iadesini ve doğal olarak davalıya ... Başkanlığı tarafından yapılan ödemeyi talep edemeyecektir. Satım gerçekleştiğinden davacının ancak ve ancak satıma konu akaryakıt bedelini talep edebileceği kabul edilmişse de davalı yanın zamanaşımı definde bulunduğu görülmekle bu defi değerlendirilmiştir. Satım tarihinin █████/2012 tarihi olduğu, takip tarihinin █████/2023 olduğu, dava tarihinin █████/2023 olduğu, TBK'nun 146. maddesi uyarınca kanunda aksine hüküm olmadıkça her alacak için zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, TTK'nun 750. Maddesinde sayılan zamanaşımını kesen sebeplerin “dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi” şeklinde kanunda sınırlı olarak sayıldığı, somut olayda zamanaşımını kesen sebeplerin mevcut olmadığı, ceza davasının zamanaşımını kesen sebepler arasında sayılamayacağı, bu itibarla alacağın zamanaşımına uğradığı, bu itibarla davacının bu bedeli de davalının zamanaşımı defi dikkate alınarak talep edemeyeceği sonuç ve kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı ...'a husumet düşmediği savunulmuşsa da ... Başkanlığı tarafından yapılan ödemenin bu davalı adına yapılmış olması ve yargılama neticesinde bu bedelin talep edilip edilemeyeceğinin belirlenmiş olması sebebiyle davalının somut uyuşmazlık bakımından pasif husumeti bulunduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle davalılar yönünden ret sebebi ortak olup ayrı ayrı vekalet ücreti takdirine yer olmadığı kabul edilmiştir. Davacının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-DAVANIN REDDİNE,2-Davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine,3-Alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının peşin alınan 4.690,04TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.074,64TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.400,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,5-Davalıların kendisini vekil ile temsil ettirdikleri görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 62.132,52TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025Katip Hakime-imzalı e-imzalı