6136 sayılı yasayı ihlal suçunda, TCK 62. maddesindeki takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasına ilişkin yetersiz gerekçe nedeniyle hükmün bozulması kararı.
Özet: Yerel mahkemenin 6136 sayılı yasaya aykırılık suçundan verdiği hükümlülük kararında, Türk Ceza Kanununun 62. maddesindeki takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçesini; sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlarda yeterli değerlendirme yapmaması nedeniyle hukuka aykırı bulan yüksek mahkeme, hükmü oy çokluğuyla bozmuş; karşı oy ise sanığın adli sicil kaydı ve somut olaydaki diğer deliller ışığında yerel mahkemenin takdir yetkisini doğru kullandığını savunarak bozmaya katılmamıştır.
8. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SUÇ
    : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
    HÜKÜM
    : Hükümlülük ve müsadere
    Gereği görüşülüp düşünüldü
    :
    Sanığın 5237 sayılı TCK.nun 53/1. madde ve fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yö- nünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesi hususunun belirtilmesi karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
    Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahke- menin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görül- meyen sair itirazların reddine, ancak:
    Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken, "failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri" gibi hususlarda değerlendirme yapılması gerekirken, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle karar verilmesi,
    Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı (BOZULMASINA), 20.06.2011 gününde oy- çokluğuyla karar verildi.
    KARŞI DÜŞÜNCE
    : Türk Ceza Yasası, takdiri azaltıcı sebep yönünden, sınırlayıcı sistemi değil, serbest değerlendirme sistemini benimsemiştir. Serbest değer- lendirme sisteminde takdiri azaltıcı sebeplerin var olup olmadığının takdiri yetkisi, yar- gılamayı yapan hâkime bırakılmıştır. Suç işlemiş olan kişiye uygulanacak olan cezanın, olaya ve suçluya uydurulması suretiyle daha adil ve hakça bir cezaya hükmedebilmesini sağlamaya yönelik olarak hâkime cezada indirim yapılabilmesi için tanınan bu serbestlik yetkisini kullanırken; olayın nedenini, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri ile benzeri durumları değerlendirerek, bu hususta hak ve adalet kurallarına uygun bir de- ğerlendirme ve uygulama yapılmalıdır. Bu husustaki takdirde bir zafiyet veya yanılgı bulunup bulunmadığının Yargıtay tarafından denetleneceği kuşkusuzdur. Yine sanığın mahkemedeki saygısız tutumu, adli sicil kaydına göre geçmişte benzer suçlar işlediğinin belirlenmesi, suç işledikten sonra suç delillerini ortadan kaldırma teşebbüsü gibi durumlar ise takdiri indirim nedenlerinin kişi hakkında uygulanmamasına gerekçe oluşturabilir. Mahkeme takdiri indirim maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verirken yuka- rıda belirtilen ölçütlere uygun şekilde takdir hakkının gerekçesini gösterecektir. Bu ge- rekçenin dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olduğu takdirde bir yanılgının bulunmadığı gerekçede çelişkiye düşülmediği anlaşılacaktır.
    Somut olaya gelince; 07.11.2006 tarihinde saat 2.30 sıralarında Yenidoğan mahallesi, İzmir İli, ... caddesi,...İstasyonu önünde belinde 9 mm. çapında yasak silah taşırken, görevlilerce şüphe üzerine yapılan arama sonucu yakalanan sanık hakkında yasak silah taşımak suçundan kamu davası açılmıştır.
    Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; sanığın suçu sabit görülerek 6136 sayılı Yasanın 13/1, 5237 sayılı TCK’nun 58/6, 53,54. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 450.00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığa verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluğuna, cezanın tama- men infazından sonra hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ve suça konu tabancanın müsaderesi yolunda hüküm kurulmuştur. Mahkeme talep olmadığı halde “sebep ve koşulları bulunmadığından sanık hakkında başkaca takdiri ve yasal artırım ve indirim nedenlerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına" da karar vermiştir. Ayrıca talep olmadığı için mahkemece resen de cezanın kişiselleştirme yolunda başka bir değer- lendirme yapılmamıştır. Dosya arasında bulunan adli sicil kaydında sanığın birden fazla sabıkası bulunduğu anlaşılmaktadır.
    Dosyada görüldüğü üzere, sanığın adli sicil kaydına göre geçmişte birden fazla değişik türden suçlar işlediği mahkemece belirlenmiştir. Mahkeme, böylece dosya- daki bilgi, belge ve tespitlerle, adalet ölçüleriyle çelişik olmayacak, kabul edilebilir verilere dayalı bir durum ortaya koymuş ve sabıkalı olan sanık hakkında edindiği kanaate
    göre ceza tertip edip, takdiri indirim nedeniyle ceza indirimine gitmemiştir. Mahkemenin ulaştığı hukuki sonuç itibariyle takdirde bir isabetsizliği bulunmadığından sayın çoğun- luğun bu yoldaki bozma kararına katılmıyorum.
    KARŞI DÜŞÜNCE
    : İncelenen dosya içeriğine; Yargıtay İİBGK 07.06.1976/3/4-3 sayılı kararı, Yargıtay 4. Ceza Dairesi Başkanı S...’un Y.C.G.K. 1998/2-340 esas ve 1999/2 karar sayılı kararındaki ayrık görüş yazısında “Davasız yargılama olamaz ilkesi ancak ayrık bir yasal hüküm varsa aşılabilir. CYY 320/1 maddesi bu tür ayrık hükümlerdendir. Ancak yasada hüküm varsa istek olmasa da yargıda bulunulması gerekir.” şeklindeki açıklaması ve CMK da; talep edilmeyen lehe hükümlerin tartışılmasını zorunlu kılan bir hüküm bulunmayışı, göz önüne alındığında; “TCK 62. maddesinin” ya da “lehe olan hükümlerin” uygulanmasına yönelik sanığın talebi bulunmamasına göre; hakim dosya içeriğine göre takdir yetkisini 62. madde uygu- lanmaması yönünde kullanmış olmasına göre; salt kararda "başkaca artırma eksiltme yapılmasına yer olmadığına" şeklinde ibare yazılması emsal İİBGK’ya göre 62. madde gereğince ayrıca hakimin talep olmadan uygulamamaya dair takdir sebeplerini gösteren gerekçe yazmasını gerektirmez, düşüncesi ile dairemizin sayın üyelerinin çoğunluk görüşüne muhalifim.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!