İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, davalının teslim etmediği paslanmaz çelik saclar için ödenen 19.628 Euro avansın iadesi amacıyla açılan itirazın iptali davası.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davası olan bu evrakta, davacı, proforma faturalar uyarınca davalıya havale ettiği 19.628,00 Euro avans ödemesine karşılık ürünlerin teslim edilmemesi ve ödemenin iade edilmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptalini talep etmektedir; davalı, davaya cevap vermemiş, bilirkişi incelemesine katılmayarak ticari defterlerini ibraz etmediği için ödemelerin kayıtlarda olup olmadığı doğrulanamamıştır.

T.C.
İSTANBUL20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; 03.12.2021 tarihli ... numaralı proforma fatura ve 08.11.2021 tarihli ... numaralı proforma fatura uyarınca davacı tarafından havale edilen toplam 19.628,00 Euro tutarındaki avansın ve ödemenin, uzun görüşmelere ve ödemenin yapılacağı belirtilmesine rağmen davalı tarafından iade edilmemesi üzerine .... İcra Dairesinin ... Esas numaralı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, anlaşmaya konu ürünlere yönelik ödemelerin yapılmasına rağmen davalı tarafından ürünler çeşitli gerekçelerle davacıya teslim edilmediğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.DELİLLER
:.... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Faturalar, Dekontlar, Taraflar arasındaki yazışmalar, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı..... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında toplam 19.628,00EURO avans ödemesinden kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (█████/2023) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte █████/2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Muhasebeci bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Dava konusunun, taraflar arasında yapılan anlaşma kapsamında düzenlenen proforma fatura içeriklerindeki ürünlerin davalı tarafından davacıya teslim edilmemesi nedeniyle davacı tarafından 09.11.2021 tarihinde ödenen 5.909,76 Euro ve 06.12.2021 tarihinde ödenen 13.718,24 Euro olmak üzere toplam 19.628,00 Euro avans ödemesinin davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı yan tarafından dosyaya sunulan beyan dilekçesi ile davacı şirketin yabancı menşeili firma olduğundan ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, davalı yan 03.02.2025 günü saat 14:00'da Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz etmediği, davalı yanın 2021-2022-2023 yıllarına ait BA-BS formunda; Davacı yan ile olan herhangi bir bildirimine rastlanılmadığı, davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturaların Proforma Fatura şeklinde düzenlendiği görülmekle; 08.11.2021 tarihli proforma fatura incelendiğinde, davalı yan tarafından davacı adına düzenlendiği, faturada 1.4301/1.4307 ve 1.4404 kalite paslanmaz çelik saclardan oluşan dört ürün kalemi yer almakta, her biri için kalite sınıfı, kaplama tipi (2B+PVCO), ölçüler, birim fiyatlar, toplam ağırlık ve tutar bilgileri detaylı biçimde sunulduğu, toplam ürün ağırlığı 4.416,00 kg olup, ürünlerin toplam değeri 19.699,20 Buro olduğu, fatura, ... teslim şartıyla hazırlanmış, her malzeme için ilgili kalite sertifikalarının verileceği belirtildiği, teslim ve ödeme koşullarında; teklifin 3 gün geçerli olduğu, proforma fatura imzalandıktan sonra %30 peşinat ve %70 yükleme öncesi ödeme ile 7-10 gün içinde teslimat yapılabileceği ifade edildiği, ödeme için alıcıya ... Bankası'nda bulunan Euro hesabı bilgisi sunulmuş, alıcının SWIFT mesajı ile ödeme yapması istendiği, görüldüğü, 03.12.2021 tarihli proforma fatura incelendiğinde, davalı yan tarafından davacı adına i, faturada 1.4301/1.4307 ve 1.4404 kalite paslanmaz çelik saclardan oluşan dört ürün kaleminin yer aldığı, her biri için kalite sınıfı, kaplama tipi (2B+PVC), menşe, net ağırlık, birim fiyat ve toplam tutar bilgilerinin tablo halinde sunulduğu, net ürün ağırlığının 4.400 kg, brüt ağırlığın ise 4.452 kg olduğu, ürünlerin toplam değerinin 19.628,00 Euro olarak belirtildiği, ödeme planının %30 peşin (245.909,76 Euro) ve %70 sevkiyattan önce (9613.718,24 Euro) olmak üzere düzenlendiği, teslimat şeklinde EXW İstanbul ifadesine yer verildiği, sevkiyat tarihinin 03.12.2021 olduğu ve taşımanın kamyon ile yapılacağı, gönderim yönünün İstanbul/Türkiye'den Bulgaristan'a olduğu, ödeme yapılması için alıcıya ... Bankası'ndaki Euro hesabı bilgilerinin sunulduğu, satış sözleşmesi numarasının ve ödeme şartlarının ayrıca belirtildiği görüldüğü, -Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığından yapılan “ödemelerin davalının kayıtlarında mevcut olup olmadığı tespit edilemediği, davalı yan tarafından davacı adına düzenlenen 08.11.2021 tarihli ve 03.12.2021 tarihli proforma faturalar kapsamında davacının 5.909,76 Euro ve 13.718,24 Euro olmak üzere toplamda 19.628,00 Euro ödeme yaptığı dosya kapsamıyla anlaşılmakta olup ayrıca proforma faturalara konu ürünlerin davacı yana teslimine dair somut bir belgenin yer almadığı, yine davalı tarafından davacıya gönderilen 31.08.2022 tarihli mail yazısında yapılan ödemelerin iade edileceği bildirildiği, tüm bu hususlar çerçevesinde yapılan ödemelerden kaynaklı olarak davacının, takip tarihi (20.07.2023) itibarıyla; davalı yandan 19.628,00 Euro alacaklı olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇEDava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).Davacı alacaklı, davalı şirketin sunmuş olduğu proforma faturalar için ödemeler yaptığını ancak davalı şirketin faturaya konu malların teslim etmediğinden bahisle yapmış olduğu avans ödemelerinin tahsili için icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı, davalı şirketin sunmuş olduğu proforma faturalar için ödemeler yaptığını ancak davalı şirketin faturaya konu malların teslim etmediğinden bahisle yapmış olduğu avans ödemelerinin tahsili için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; davacının incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, davalının verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davacı şirket tarafından davalıya, 08.11.2021 tarihli proforma fatura kapsamında 5.909,76 Euro ve 03.12.2021 tarihli fatura kapsamında 13.718,24 Euro olmak üzere toplamda 19.628,00 Euro ödeme yapıldığı, taraflar arasındaki yazışmalarda ... isimli adresten davacı şirkete hitaben gönderilen 31.08.2022 tarihli mail yazısında, davacının yaptığı avans ödemesinin iade edileceği bildirildiği, davalı şirket verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edilebileceğinden mahkememizce verilen kesin süreye rağmen kayıtlar sunulmadığından davacı kayıtları davalı kayıtları ile uyumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve davalının, davacıya toplamda 19.628,00 euro tutarında asıl alacak yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,2-)Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan (19.628,00Euro*36.5527) 143.491,27TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 49.009,44-TL harçtan peşin olarak alınan 9.280,69-TL harçtan mahsubu ile bakiye 39.728,75-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,5-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı, peşin harç, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 14.339,09TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T gereği hesaplanan 111.618,45-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana resen iadesine,Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.Katip ...e-imza *Hakim ...e-imza *