İnşaat kalıpçısının sağ elinin kırılmasıyla sonuçlanan olayın iş kazası tespiti isteminde, SGKnın temyiz itirazlarının reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Bir inşaat işçisinin, iş güvenliği tedbirlerinin alınmadığı bir çalışma ortamında merdivenden düşerek sağ elini kırmasıyla sonuçlanan olayın iş kazası olarak tespiti talebiyle açtığı davada, davalı SGK vekili davanın haksız ve erken açıldığı savunmasını yapmıştır; ilk derece mahkemesi davanın konusuz kaldığına karar vermiş, davalı kurumun istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş, temyiz incelemesini yapan yüksek mahkeme ise bölge adliye mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davalı kurum vekilinin temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını tespit ederek bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaat kalıpçı ustası olduğunu, 22.04.2015 günü ... Mah. ... İnşaat levhası altında ...'a ait inşaatta, bir başka kalıpçı ustası olan ...'nın yanında kalıp ustası olarak çalışmaya başladığını, 02.05.2015 tarihinde müvekkilinin tahta merdiven üzerinde inşaatta tamirat işi yaparken dengesini kaybederek merdivenden birinci kattan aşağıya sağ elinin üzerine düştüğünü, sağ elinin 3-4 yerden kırıldığını, müvekkilinin sağ elinin keseri kullandığı eli olduğunu, iş kazasını önlemek amaçlı iş güvenliği ve işçi sağlığı bakımından hiçbir tedbirin alınmadığını, işyerinde eğitim verilmediğini belirterek olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve kötüniyetli olarak açıldığını, davacı tarafın olayın meydana geldiğini iddia ettiği tarihten, davanın olduğu tarihe kadar Kurumda herhangi bir başvurusunun bulunmadığını, davacı tarafın Kuruma uygun olarak başvuru yapmadan dava açmasının hakkaniyete ve yasal mevzuata aykırı olduğunu, savunarak davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının Kuruma başvurusu üzerine gerekli işlemlerin yapılmaya başlanıldığını, davacının başvuru sonucunu beklemeden dava açtığını, davacının dava açmakta haklı olmadığını, davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık 02.05.2015 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.