8. Ceza Dairesi, kuru sıkı tabanca vasfının bilirkişi incelemesiyle belirlenmemesi ve eylemin silahla tehdit mi olduğu tartışılmadığından mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Temyiz mahkemesi, sanığın kuru sıkı tabanca ile genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde ateş etme suçundan mahkumiyet hükmünü, eylemde kullanılan tabancanın atışa elverişli gerçek bir silah olup olmadığının usulüne uygun bilirkişi incelemesiyle belirlenmemesi ve olayın bir kişiyi korkutmak amacıyla gerçekleştirilen silahla tehdit suçu kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin tartışılmaması gerekçeleriyle eksik araştırma sonucunda kurulduğu ve bu sebeple hatalı olduğu gerekçesiyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ
: Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etmeHÜKÜM
: Hükümlülük ve müsadereGereği görüşülüp düşünüldü
:1- Ateşlenebilen bir silahın işlevine uygun ve sonuç doğurmaya elverişli bulunmayan ''kuru sıkı'' olarak tabir edilen tabanca ile yerleşik yerde ateş etme eyleminin TCK.nun 170/1-c maddesinde düzenlenen suçu oluşturmayacağı gözetilerek sanıkta yakalanan ve kuru sıkı olarak nitelendirilen tabanca üzerinde usulüne uygun şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılıp 6136 sayılı Yasa kapsamında kalıp kalmadığı veya kuru sıkı tabanca niteliğinde olup olmadığı saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,2- Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde sanığın aralarında önceye dayalı husumet bulunan ... ile yolda giderken karşılaştıkları, sanığın önceki husumetten kaynaklanan kızgınlıkla şikayetçiye doğru korkutmak amacıyla 4-5 el ateş etme eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulması,Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görül- müş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince aynı Yasanın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla (BOZULMASINA), 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.