Çalışma süresinin tespitini talep eden davada, hak düşürücü süre ve ispat yetersizliği gerekçeleriyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilen kararın Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacı, 1998-2004 yılları arasındaki çalışma süresinin tespitini talep etmiş; feri müdahil kurum hak düşürücü süre ve kayıt eksiklikleri, davalı işveren ise davacının işi bıraktığı dönemlerde sigortasız olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi talebi reddetmiş, davacının temyiz başvurusu üzerine Yüksek Mahkeme, bölge adliye mahkemesinin kararını tarafların iddia ve savunmaları, belgelere ve uygulanan hukuk kurallarına uygun bularak, ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına karar vererek onamıştır.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 21.12.1998-10.12.2004 tarihleri arasında çalıştığı sürenin tespitini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPFer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın yersiz olduğunu, davacının dava konusu döneme ilişkin çalışmalarının üzerinden yaklaşık olarak 25 yıl süre geçtiğini, öncelikle hak düşürücü nedeniyle davanın reddine karar verilmesini gerektiğini, Kurum kayıtlarının davacının talebine ilişkin belirtildiği şekilde prim ödeme gün sayısı mevcut olmadığını, mezkur davanın usul ve yasalara aykırı olduğunu, bu tür davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden, işverenin kabulü tek başına hukuki sonuç doğurmadığını, davacının çalıştığını iddia ettiği hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği ya da çalıştığının Kurumca tespit edilip edilmediğini, hizmetin geçtiği iddia edilen yıllarda iş yerinin gerçekten var olup olmadığını, 506 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini beyanla davacının haksız ve yersiz iddiaları karşısında davanın reddini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesindeki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının tarafına ait olan iş yerinde hamur ustası olarak çalıştığı dönem boyunca sigortasının yapıldığını, sigortasının yapılmadığı dönemler işi bıraktığı dönemler olduğunu, davacının sigortalı çalıştığı dönemlerde bile işi bırakıp 1 - 1,5 ay boyunca işe gelmediğini, işlerin aksamına sebebiyet verdiğini beyanla; açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili
:İşe giriş bildirgesinin verildiğini, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.