Yargıtay 7. Ceza Dairesi, ihracat bedelinin yurda getirilmemesi kabahatinden idari para cezasına itirazın banka kayıtları incelenmeden reddi kararını kanun yararına bozdu.
Özet: 1567 sayılı Kanuna muhalefetten dolayı ihracat bedellerini süresi içinde yurda getirmeme kabahatinden idari para cezası uygulanan bir şahsın, ceza itirazlarının yerel mahkemelerce reddedilmesine karşın, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi kabul edilmiştir; zira, ihracat bedellerinin sonradan yurda getirildiğini gösteren belgelerin alt mahkemelerce yeterince araştırılmadığı ve bu hususun kabahatlinin hukuki durumunu doğrudan etkileyebileceği tespit edilmiş olup, itirazın reddi kararı bozularak dosya gerekli inceleme için geri gönderilmiştir.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI
: ████████ D.İşKABAHAT
: 1567 sayılı Kanun'a muhalefetKabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 11.019,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Mersin 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17.01.2023 tarihli ve █████████ D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Mersin 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22.02.2023 tarihli ve ████████ D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2023 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2023 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;“1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinde yer alan, "Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır."1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan, "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklindeki,Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin █████/2018 tarihli ve 2018-█████ nolu Tebliğin 3. maddesinde yer alan, "Türkiye'de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçımın ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez...." şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında,Her ne kadar Mersin 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin █████/2023 tarihli kararı ile, █████/2019 tarihli ve 19330500EX000640 sayılı Gümrük Beyannamesi ile yapmış olduğu ihracata dair 220.383,59 Türk lirası tutarındaki bedeli 180 gün içinde yurda getirmediğinden bahisle kabahatli hakkında, anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca uygulanan idari para cezasına yönelik başvurunun reddine karar verilmiş ise de;Dosya kapsamına göre, kabahatli vekili tarafından dosyaya sunulan QNB Finansbank A.Ş. Mersin Şubesine ait █████/2022 tarihli ve 0000766989 sayılı ihracat bedeli kabul belgesine göre ihracat bedellerinin yurda getirildiğinin iddia edilmesi karşısında, bankadan kayıtların getirilmesi ile söz konusu bedellerin yaptırıma konu ihracat beyannamesine ilişkin bedeller olup olmadığı ve kabahatlinin getirmekle yükümlü olduğu bedeli karşılayıp karşılamadığı hususu tespit edilip, sonucuna göre kabahatlinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEKanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Mersin 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 22.02.2023 tarihli ve ████████ D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Hakimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde karar verildi.