Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda sanığın mental retardasyon nedeniyle cezai ehliyeti olmadığı itirazını reddederek hükmün onanmasına karar verdi.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz başvurusunda, sanığın cezayı haksız bulduğu, somut delil olmadığını iddia ettiği ve hafif derecede mental retardasyon nedeniyle Türk Ceza Kanununun 32. maddesinin uygulanması gerektiğini ileri sürdüğü temyiz nedenleri incelenmiş; ancak, daha yeni tarihli bir heyet raporunun sanığın donuk zekaya sahip olsa da işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olduğunu belirtmesi ve sabıka kaydının da bu durumu desteklemesi nedeniyle, sanığın ileri sürdüğü temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek ilk derece mahkemesinin kararının hukuka uygun olduğuna karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozmaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin cezanın haksız yere verildiği, somut bir delilin olmadığı, zorunlu müdafiinin atanmasının gerekmesi, sunduğu raporlar nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile lehine hükümlerin uygulanmasının gerektiğine yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;Sanık tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan Aydın Devlet Hastanesinin 2015 tarihli olduğu anlaşılan (açıkça okunamayan fotokopi evrak) engelli sağlık kurulu raporunda hafif derecede mental retardasyon tanısı ile % 50 engelli olduğunun belirtildiği ancak Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesinin 14.12.2021 tarihli heyet raporuna göre; sanığın donuk zeka kapsamında olduğu ve 12.02.2021 tarihli hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar suçları için fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında olmadığının belirtildiği, sanığın sabıka kaydının incelenmesinde de bir çok kez suçtan ceza alıp hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesinin uygulanmadığı anlaşılmakla tebliğnamede bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.Sanık hakkında atılı suçtan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve hukuka uygun olduğu kabul edildiğinden, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.