İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde, ticari cari hesap alacağından kaynaklanan reeskont ve yasal faiz farkı nedeniyle reddedilen ihtiyati haciz talebine ilişkin istinaf başvurusu inceleniyor.
Özet: Bir alacaklı, mahkeme ilamıyla kesinleşen ticari nitelikli ana alacağına ilişkin icra takibinde, ilamda sehven yasal faiz belirtildiği halde reeskont faizinin uygulanması gerektiğini iddia ederek, yasal faiz ile reeskont faizi arasındaki fark alacağı olan 787.097,00 TL için borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşı ihtiyati haciz talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi, faiz farkı alacağının yaklaşık ispat edilemediği gerekçesiyle talebi reddetmiş, alacaklı ise faiz alacağının ticari ilişkiden kaynaklandığı ve varlığının şüpheli olmadığı gerekçesiyle karara itiraz etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: █████████ D.İş - █████████ Karar
TARİH
: █████/2024
TALEP
:İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ
: █████/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
: İhtiyati haciz talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirketten cari hesap alacaklarının tahsili amacı ile öncelikle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip talebinde 1.322.080,22TL. alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %18 faizi , icra giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte takibi talep edildiğini, borçlunun haksız itirazı nedeni ile davalı aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, yargılama sonucunda "asıl davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyasında itirazının 1.103.389,84 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18 oranını aşmamak kaydıyla yasal faiz yürütülmesine," şeklinde hüküm tesis edildiğini, bahsi geçen takip talebinde açık bir şekilde takip tarihinden itibaren yıllık %18 faiz talep edildiğini, faiz türünün belirtilmediğini, takip talebinin hukuken dava dilekçesi niteliğinde olduğunu, takip talebinde belirtilen faiz türünün itirazın iptali davasında değiştirilmesinin mümkün olmadığını, takip talebi kapsamında yer verilmiş olan %18'lik oran mahkemenin gerekçeli kararında da belirtilmiş ise de takip talebinde yer almayan "yasal" ibaresine sehven yer verildiğini, halbuki taraflar arasındaki işin ticari bir iş olması sebebiyle reeskont faizinin uygulanmasının gerektiğini, ihtiyati haciz taleplerinin mahkeme ilamı ile sabit olan asıl alacağa dayandığını, takip tarihi ile borçlunun dosyaya ödeme yaptığı tarihler arasındaki zaman dilimi bakımından yasal faiz ile reeskont faizi arasındaki farkın tahsili gerektiğini, somut olayda, takip tarihi (02.12.2015) ile ödeme tarihi (06.09.2024) arasında icra dosyasında işletilen yasal faiz 1.080.486,09 TL olduğunu, bu miktardan ilamdan kaynaklanan 183.070 TL çıkarıldığında yani 1.080.486-183.070=897.416 TL yasal faiz ödendiğini, reeskont faizi oranları doğrultusunda; 1.103.389 TL asıl alacak üzerinden hesaplanan reeskont faizi 1.684.513 TL' olduğunu, borçlunun dosyaya 06.09.2024 tarihinde ödeme yaptığından ödenen yasal faiz çıkarıldığında yani 1.684.513 TL - 897.416 TL = 787.097,00 TL bulunacağını, kesinleşmiş alacağa ilişkin faiz farkı alacağı olarak 787.097,00 TL 'nin taraflarına ödenmesi gerektiğini, borçlunun mal kaçırması sebebiyle ihtiyati haciz talep etme zorunluluğu doğduğu belirtilerek açıklanan nedenlerle; alacağımız ilama dayandığından İİK m.259/II gereği teminatsız olarak fazlaya ilişkin ve başkaca her türlü dava, talep ve takip hakkının saklı kalması kaydıyla, müvekkilinin belirtilen faiz ve masraf hariç olmak üzere toplam 787.097,00 TL içi borçlunun her türlü menkul, gayrimenkul ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
: İlk Derece Mahkemesi █████/2024 tarih ve █████████ D.İş - █████████ Karar sayılı kararında; " Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden vekili her ne kadar mahkeme ilamında faiz türünün yanlış belirtildiği için icra müdürlüğünce takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi nedeniyle, reeskont faizi hesaplanarak bakiye kısım için ihtiyati haciz talep etmiş ise de alacağın mahkeme ilamı ile kesinleşmiş olduğu, bakiye faiz alacağı için talep edilen alacağı yaklaşık olarak ispat edemediği kanaatine varılmakla ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı/alacaklı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı/alacaklı vekili istinaf dilekçesinde özetle; faiz alacaklarının varlığı yönünden bir şüphe bulunmadığını, müvekkilinin alacağının ticari ilişkiden kaynaklanmakta olduğunu, faiz alacağının; doğumu, varlığı ve geçerliliği, asıl borcun doğumuna, varlığına ve geçerliliğine bağlı olduğunu; faiz alacağı anapara alacağından ayrı olarak takip ve dava edilebileceği gibi, üçüncü bir kişiye de devredilebilmekte olduğunu, (YÜCESOY YILMAZ, s. 308 vd.). Somut olayda alacakları dosya detayından ve İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E: ████████; K: ████████ sayılı kararından da anlaşılacağı üzere; Müvekkilin alacağı ticari ilişkiden ötürü cari hesap alacağı olduğunu; bu sebeple ticari işlemlerde söz konusu olan reeskont faizinin uygulanacağına şüphe bulunmamakta olduğunu, Takip taleplerinde faiz türü belirtilmeden talepte bulunmuş olunsa da; fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarının açıkça ortada olduğunu, icra takibi başlatılırken faizin türünü belirtmediklerinin ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarının takip talebi ve ödeme emrinden de açıkça anlaşılacağını; borçluya gönderilen ödeme emrinde ; 1.233.407,87-TL asıl alacak, 98.672,35-TL işlemiş faiz toplamı 1.333.080,22-TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18 faiz işletilerek tahsilinin talep edildiğini, icra dosyasında mevcut takibe itiraz dilekçesine de bakılacak olursa borçlunun da faiz oranına hiç bir itirazının olmadığının görüleceğini, müvekkili adına başlatılan icra takibinde herhangi bir sınırlama ve müvekkilin herhangi bir hakkından feragat bulunmaksızın asıl alacak ve faiz isteminde bulunulmuş olup takibe konu edilen faiz kaleminin yerel mahkeme hükmü ile de sabit olduğu üzere "yasal faiz" olduğunu, öte yandan müvekkilin ticari işe dayalı alacağına yönelik ticari faiz oranlarında faiz alacağı bulunmakta olduğu hususunun da alacağın hukuki niteliği göz önüne alındığında sabit olduğunu, müvekkilinin faiz yönünden alacaklarının bir kısmının İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E: ████████; K: ████████ sayılı kararı gereğince hükmedilen yasal faiz oranları üzerinden davaya dayanak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyasından hesaplanarak takip dosyası kapsamında tahsil edildiğini, ancak bilinmektedir ki ticari faiz oranlarının yasal faiz oranlarından daha yüksek olduğunu, dolayısıyla yasal faizin ödenmesiyle, faiz alacaklarının yalnız bir kısmının ödendiğini; müvekkilinin ticari faize ilişkin alacağından hiçbir zaman feragat etmemiş olup ticari faiz oranları üzerinden hesaplanacak faiz alacağından yasal faiz oranları üzerinden hesaplanan faiz çıkarıldığında kalan bakiye faiz alacağına ilişkin ek icra takibi başlatmakta ya da ek dava açmakta hukuki yararı mevcut olduğunu, Açıklanan sebepler ile müvekkilinin bakiye faiz alacağının tahsili için ihtiyati haciz talep etmiş olsalar da taleplerinin usule aykırı olarak reddedildiğini, alacaklarının varlığı mahkeme kararı ile sabit olup; bu kararın kesinleştiğini, alacaklarının varlığının, bahsi geçen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E: ████████; K: ████████ sayılı kararı ile sabit olduğunu; bahsi geçen kararın kesinleştiğini, asıl alacağın varlığı ve müvekkilin alacağını talepte haklılığı mahkeme hükmü ile sabit hale geldiğinden faiz taleplerinin de haklı ve yerinde olduğunu, takip tarihi ile borçlunun dosyaya ödeme yaptığı tarihler arasındaki zaman dilimi bakımından; yasal faiz ile reeskont faizi arasındaki farkın tahsili gerektiğini, taraflar arasında ticari nitelikte bir iş olması dolayısıyla, takip konusu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz değil, T.C. Merkez Bankası'nca kabul edilen reeskont faiz oranının değişen oranlarda uygulanması gerekmektedir. Yargıtay, feragat edilmemiş ve kesin nitelikli alacaklar bakımından bakiye faiz alacağının daha sonradan da talep edilebileceğini açık bir şekilde kabul etmekte olup bu hususa ilişkin Yargıtay kararına da yukarıda yer verildiğini, Takip tarihi (02.12.2015) ile borçlunun (İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E. Sayılı) dosyaya ödeme yaptığı tarihe kadar (06.09.2024); Yani 02.12.2015-06.09.2024 tarihleri arasındaki T.C. Merkez Bankası'nca kabul edilen reeskont (avans) faiz oranları yürürlük tarihi dikkate alınarak sıralanırsa; takip tarihi (02.12.2015) ile ödeme tarihi (06.09.2024) arasında icra dosyasındaki tüm alacak kalemlerine işletilen yasal faizin 1.080.486 TL olduğunu, (Kapak hesabı). Bu miktardan, asıl alacak dışındaki (vekalet ücreti yargılama gideri vs.) diğer alacak kalemlerine işletilen faiz oranı 183.203,34 TL olup bu bedel çıkarıldığında asıl alacak kalemine 1.080.486-183.203,34=897.282,66 TL yasal faiz işletildiğini, TCMB reeskont faizi oranları doğrultusunda; 1.103.389 TL asıl alacak üzerinden hesaplanan reeskont faizinin 1.684.513,53 TL olduğunu; borçlunun dosyaya 06.09.2024 tarihinde ödeme yaptığından; borçlu tarafından ödenen =897.282,66 TL tutarındaki yasal faiz çıkarıldığında bakiye faiz alacağının 1.684.513,53 TL - 897.282,66 TL = 787.230,87 TL bulunacağını, başka bir ifadeyle kesinleşmiş alacağa ilişkin faiz farkı alacağı olarak 787.230,87 TL 'nin taraflarına ödenmesi gerektiğini, borçlunun mal kaçırması sebebiyle, herhangi bir teminat altına alınmamış olan faiz alacağımızın tahsil edilmeyen bakiye kısmı için, ihtiyati haciz talep edilmiştir. ancak yerel mahkemece bu talebimiz hatalı olarak reddedildiğini, borçlunun mal kaçırdığı daha önce pek çok kez tespit edildiğini; █████/2017 tarihinde borçlu şirketin sistemli bir şekilde şirketin içini boşalttığı, şirketteki makinelerin başka bir şirkete devri yapılarak müşterilerini de bu şirkete yönlendirdiği, şirketin sattığı ürünler için müşterilerine yeni şirket adına fatura düzenlediği gerekçeleriyle yaptıkları başvuru üzerine, henüz itirazın iptali davası devam ederken bile İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E. ████████ sayılı kararıyla borçlunun malları ihtiyaten haczedildiğini, Bunun yanı sıra; yukarıda da bahsedilen İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibin kesinleşmesi sonrasında alacağın tahsilini engellemek için haciz sırasında istihkak iddiasında bulunulduğunu, sonrasında açılan istihkak davasında mahkemece davanın reddedildiğini, 2004 sayılı İİK.’nun 257. Maddesi uyarınca alacaklıdan mal kaçırma gayesi ile hareket eden borçlu aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilebileceğinden bahsedildiğinden, başka alacaklıları tarafından da haciz ve ihtiyati haciz işlemlerine, icra takip işlemlerine başlanabileceği ve başkaca haciz işlemlerinin başlatılabileceği haricen öğrenildiğinden, borçlu şirketin, menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarını üzerine, talep konusu miktar üzerinden ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi için talepte bulunulmuşsa da eksik ve hatalı değerlendirmeyle taleplerinin reddedildiğini, Açıklanan sebepler ile, alacağımızın kesinleşmiş ilama dayandığı, talebe konu alacağımızın rehinle veya başka bir güvence ile teminat altına alınmadığı ve borçlunun alacaklılarından mal kaçırma işlemlerine başladığı hususları göz önüne alınarak somut olay bakımından ihtiyati haciz koşulları oluştuğunun kabulü gerekmekte iken Yerel Mahkeme ihtiyati haciz talebimizin hukuki gerekçelerini gereği gibi değerlendirmediğini, usule ve yasaya aykırı olarak reddine karar verdiğini; işbu haksız kararın kaldırılması ve ihtiyati haciz taleplerimizin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Mahkemenizce de re'sen nazara alınacak olan sair nedenlerle, istinaf başvurularının kabulü ile Haksız, gerekçesi denetlenmeye elverişsiz olan Yerel Mahkeme kararının KALDIRILMASINA; alacakları ilama dayandığından İİK m.259/II gereği teminatsız olarak; fazlaya ilişkin ve başkaca her türlü dava, talep ve takip haklarının saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin, yukarıda ayrıntıları belirtilen faiz ve masraf hariç olmak üzere toplam 787.230,87 TL tutarındaki alacağın fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile borçlunun her türlü menkul, gayrimenkul ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA; ihtiyati haciz masrafları, harç ve vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin ise, karşı taraf-borçluya yükletilmesine, dair bir karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; işlemiş faiz alacağına yönelik ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece istem reddedilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden verkilinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İhtiyati haciz talep eden; karşı taraf aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile 1.233.407,87-TL asıl alacak, 98.672,35-TL işlemiş faiz toplamı 1.333.080,22-TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %18 faiz işletilerek tahsili talebiyle ilamsız takip başlatıldığını, karşı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, açılan itirazın iptali davasında İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ esas, ████████ karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, takibe itirazın 1.103.389,84 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18 oranını aşmamak kaydıyla yasal faiz yürütülmesine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, mahkemece hükmedilen yasal faiz oranının icra dosyasından tahsil edildiğini, ancak tarafların tacir olduklarını her ne kadar takip talebinde yalnızca yıllık %18 faiz talep edilmiş ve faizin türü belirtilmemiş, itirazın iptali davasına bakan mahkeme tarafından bu gerekçe ile yasal faize hükmedilmiş ise de, takip talebinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, reeskont faizi talep edebileceklerini, mahkemece hükmedilen 1.103.389,84-TL alacağın işlemiş reeskont faizi tutarının 1.684.513,53 TL olduğunu, icra dosyasında tahsil edilen yasal faiz tutarının 897.282,66-TL olduğunu, aradaki fark olan 787.230,87-TL bakiye faiz alacakları bulunduğunu ileri sürerek, bu alacak yönünden ihtiyati haciz talep etmiştir. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Somut olayda, ihtiyati haciz talep edenin asıl alacak bakımından uygulanmasını talep edebileceği temerrüt faiz türü ve oranının kesinleşmiş mahkeme ilamı ile hüküm altına alındığı, bundan başka itirazın iptali davasına dayanak takip talebinde faiz türünün belirtilmemiş olması ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması nedeniyle aynı alacağa ilişkin kesinleşmiş mahkeme ilamında hükmedilen oran tür ve oran haricinde farklı türde bir temerrüt faiz oranının uygulanması gerektiği bu nedenle ihtiyati haciz talebinin tahsil edemediği rehinle temin edilmemiş muaccel bir işlemiş faiz alacağı bulunduğuna yönelik iddiası bakımından İİK'nun 257/1 ve 258 maddesi koşullarının oluşmadığı mahkemece istemin reddedilmesine usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0-TL'nin alacaklıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!