Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanıkların sorguları yapılmadan verilen kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık beraat kararını usul yönünden hatalı bularak bozdu.
Özet: Yargıtay, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan yargılanan sanıklar hakkında yerel mahkemece verilen beraat kararını, sanıkların savunmaları alınmadan ve delillerin takdirini gerektiren bir durumda doğrudan beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Ceza Genel Kurulu içtihatlarına göre sanık sorgusu yapılmadan beraat kararının ancak fiilin suç oluşturmaması gibi özel hallerde mümkün olduğu gerekçesiyle, yerel mahkemenin CMK 193/2 maddesini yanlış yorumlaması nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.03.2014 tarihli ve ███████-74 Esas, ████████ Karar sayılı ilâmı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılamasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı hâlinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nın 193/2 maddesine yanlış anlam yüklenerek sanıkların sorguları yapılmadan, beraat kararları verilmesi,Yasaya aykırı, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.