İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, tanınmış marka ve ticaret unvanı önceliğiyle davalı şirketin unvanındaki benzer ibarenin terkinine karar verdi.
Özet: Davacı şirketin 1961den beri süregelen faaliyetleri ve 1977de tescil edilmiş, yıllar içinde tanınmışlık kazanmış "..." markası ile ticaret unvanının, davalının 2012 yılında tescil ettirdiği ticaret unvanında aynı "..." ibaresini kullanması nedeniyle karıştırılma ihtimali yarattığı; davalının fiili faaliyet alanının farklı olmasına ve doğrudan bir bağlantı bulunmamasına rağmen, bu kullanımın davacının yerleşik ticari itibarını ve marka hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle, davalının ticaret unvanındaki ilgili ibarenin sicilden terkini yönünde davanın kabul edildiği bir hukuki ihtilaf özetidir.

T.C.
İSTANBUL2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Marka (Ticaret Unvanının Terkini)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili, firmanın 1961 yılında faaliyetine başladığı ve 1976 yılında .... A.Ş.'nin kurulduğunu, yurt içinde ve yurt dışında birçok alanda ve özellikle inşaat alanında ülkenin gelişimine önemli katkılar sunulduğunu, grup şirketlerinin faaliyetlerini “...” ve tanınmış tescilli “...” markası altında birleştirdiğini, ticaret unvanını kullanma hakkının sadece sahibine ait olduğunu, müvekkili şirketin “...” ibareli ticaret unvanını 1977’de, davalı şirketin ise 2012’de aldığını, ticaret unvanı dışında TPMK’da 6 adet “...” ibareli tescilli markaları olduğunu, ... marka tescil listesinde de yer aldığını, “...” ibaresinin ticari itibar kazanmış bir unvan ve tanınmış marka olduğunu, marka hakkına dayanmasa bile müvekkili şirketin ticaret unvanına dayalı dava açtığını, davalının işyerinde, tabelalarında, lojistik araçlarında internette (...) iltibasa neden olacak şekilde 2012 yılından bu yana kullandığını, ticaret unvanlarının tescilde önceliğinin asıl ve yeterli olduğunu, ayrıca iştigal sahalarının aynı olma zorunluluğu bulunmadığını, davalının bu kullanımda kötü niyetli olduğunu, davalıya 24.12.2023 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, davalı ... A.Ş.'nin ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin terkinine, bukonuda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, mahkeme kararının 3 ulusal gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davanın Asliye Ticaret mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkilinin ilaç sektöründe, davacının ise inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacı hakkında ... 1. FSHHM'nin ... Esas sayılı dosyası ile kullanılmayan sınıflar yönünden marka iptal davası açıldığını, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, TTK m. 60 kapsamında tescilsiz ticaret unvanının kullanımının 2019 yılından bu yana biliyor olması nedeniyle 3 yıllık zamanaşımı süresinin aşılmış olduğunu, TPMK'da ... başvuru nolu “...” markasına itiraz edildiği ancak ticari unvan olarak kullanılmaya devam edildiğinin davacının bildiğini, müvekkilinin “...TİC. A.Ş.” olarak, davacının ise ... A.Ş. olarak kullandığını, taraf unvan ve emtialarının birbirinden farklı olduğunu, ticaret unvanlarının olduğu gibi marka gibi kullanmanın marka ile benzerlik yaratmayacağını, davacının markasının sadece inşaat sektöründe tanınmış olduğunu, A.Ş.'ye dönüşmeden önce limited şirket olarak 30.05.2012'de kurulduğunda şirket kurucularının ... ve ... olduğunu, 2017 yılında ... A.Ş. unvanının alındığını beyan ederek marka iptal davasının da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosya kapsamında tarafların bildirmiş oldukları deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları dosya arasına alınmıştır.Mahkememizin █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davacının, “...” markasının davalı tarafından ticaret unvanı olarak kullanılmasının yasaklanmasını isteme hakkına sahip olduğu, marka hakkına tecavüz halinde artık kümülatif korumanın söz konusu olmadığı, davalı şirketin incelenen yıl brüt satışlarının 89.168.358,25 TL olduğu, brüt satışlar içinde bulunan hizmet satışları gelirinin 13.165.307,55 TL olduğu, ilgili gelirlerin ne kadarının davacının markasını kullanma yoluyla elde edilen kazanç olduğunun tespitinin incelenen yasal defter ile eldeki veriler ile tespitinin mümkün olmadığı, tazminat hesabına esas olmak üzere kaynak oluşamadığından, tazminat ile ilgili kararın mahkemenin takdirinde olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.Dava, marka hakkına dayalı olarak davalının ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde, yapılan incelemede, davacının ... numaralı tanınmış “...” markasının ve 60 adet “...” ibareli seri markanın sahibi olduğu, 1977 yılında tescil edilen "..." ibareli ticaret ünvanının yıllar boyunca davacı tarafından kullanılıp tanınmışlık seviyesine ulaştırıldığı, davalının ise “... A.Ş.” unvanını kullanmakta olduğu ve 2012 yılında ticaret unvanının tescil edildiği, ticaret unvanını daha sonradan tescil ettirmiş olan davalı şirketin davacı firma ile alakası olmasa ve fiili faaliyet alanları farklı olsa bile, ticaret unvanında kullandığı "..." ibaresinin, davacı şirketin tescilli markası ve unvanı ile aynı olduğu, bu durumun davacının tanınmış markası ile karışıklığa sebep olabilecek nitelikte olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı ...Şirketi’nin ticaret unvanında yer alan ve ek unsur olan "..." ibaresinin TERKİNİNE,2-Mahkeme karar özetinin tüm Türkiye'de yayınlanan ve en yüksek tiraja sahip ilk 3 gazeteden birinde bir kez ilanına, ilan ücretinin peşin olarak davalıdan alınmasına,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615,40 TL karar harcından peşin alınan 427,60 harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 855,20 TL (peşin + başvuru) harç, 12.174,00 TL posta bilirkişi gideri olmak üzere toplam 13.029,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır