Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin, tanınmış marka ile benzerlik ve kötü niyet iddialarına dayalı marka tesciline ilişkin kurum kararlarının iptali davası incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, uluslararası tanınmış bir markanın sahibi olan davacının, kendi markasının asli unsurunun kopyalandığı, tanınmışlığından haksız yarar sağlandığı ve farklı sınıflarda yer alsa da benzer mal ve hizmetler nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle, rakip bir markanın tesciline ilişkin itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YIDK) tarafından reddedilmesi üzerine açtığı iptal davasına dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini konu almaktadır; davacı kendi markasının mücevherat, saat, kozmetik ve kırtasiye gibi geniş alanlarda tescilli ve tanınmış olduğunu iddia ederken, davalı ise kendi markasının bütünsel olarak farklı algılandığını, iddia edilen sınıflarda davacı markasının tescilli olmadığını ve kötü niyetli olmadığını savunmaktadır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: 2020/4 E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2022 tarih ve 2020/4 E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, ABD'de mukim olup mücevherat, saat, aksesuar, koku, kırtasiye vs alanlarında tüm Dünya'da faaliyet gösteren müvekkilinin, sahip olduğu "..." markasının aralarında Türkiye'nin de bulunduğu bir çok ülkede tescilli olduğunu, hal böyle iken davalı şirketin █████/2017 tarihinde ███████████ numarası ile " ... ..." ibareli markanın 3., 5. ve 16. sınıflarda tescili talebine yönelik müvekkilinin itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı'nın █████/2018 tarihli kararı ile kısmen haklı bulunarak 3. sınıftaki malların markadan çıkarıldığını, müvekkilinin bu karara yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, davalı markanın tescilinin talep edildiği 5. sınıftaki malların müvekkiline ait markanın tescilli olduğu 3. sınıftaki "parfüm, kokususu hafifletilmiş parfüm, itrıyat, kolonya, esans yağları,, kozmetikler, saç boyaları, banyo jelleri ve sabunlar dahil güzel kokulu mamuller" ile benzer olduğunu, aynı şekilde davalı markasındaki 16. sınıftaki "mücevherat, kıymetli taşlar, kırtasiye ve masa aksesuarları" dahil bu sınıftaki malların müvekkilinin markasının tescilli olduğu 14. sınıftaki mallar ile son derece benzer olduğunu, mallar arasındaki bu benzerliğin yanı sıra, müvekkiline ait markanın asli unsuru olan "..." ibaresi kopyalanarak oluşturulan markanın müvekkilinin markaları ile karıştırılmasının ihtimal dahilinde olduğunu, öte yandan müvekkiline ait markanın Türkiye, ABD ve Çin'de tanınmış marka statüsünde olup ticaret unvanında yer aldığını ve davalının müvekkiline ait markanın tanınmışlığından haksız yarar elde etmek amacıyla kötü niyetli olarak başvuruda bulunduğunu ileri sürerek YİDK'nın █████/2019 tarihli ve 2019-M- 7912 sayılı sayılı kararının itirazın reddi yönünden iptaline ve ███████████ numaralı " ... ..." markasının hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, 2005 yılında kurulan ve deterjan üretimi yapan müvekkilinin "..." ibareli birçok markanın sahibi olduğunu, davacı şirketin "..." ibareli markalarının 3. ve 14. sınıflarda tescilli olup müvekkilinin markasının tescilinin talep edildiği 5 ve 16. sınıflarda tescilli olmadığını, markaların görünüş, renk, okunuş ve telaffuz açısından ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik içermediğini, harflerin ve ibarelerin dizilişi, vurgusu ve bir çok unsur nedeniyle markalar arasında benzerlikten söz edilemeyeceğini, müvekkiline ait markanın bir bütün olarak "... ..." şeklinde algılanacağını, davacının bu şekilde algılanan müvekkiline ait markanın unsurlarını ayırmak suretiyle "..." ibaresinden hareketle kötü niyetli olarak benzerlik yaratmaya çalıştığını, müvekkilinin markasından benzer görülen 3. sınıftaki malların çıkarıldığını, davacının iddia ettiği şekilde "..." markasının 5. ve 16. sınıflarda tanınırlığının bulunmadığını, Türkpatent'te "..." ibareli çok sayıda tescilli marka bulunduğunu ve bu hususun tanınırlığın ancak tescilli bulunan sınıf yönünden geçerliliğini ortaya koyduğunu, kötü niyet iddiasının gerçeği yansıtmadığını ve davacının itiraza mesnet markaları kullandığını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, davalı ... başvurusunun 05 ve 16. sınıfları kapsadığı, davacının itiraza mesnet markalarının 03 ve 14. sınıflarda tescilli olduğu, taraf markalarının emtia listelerinin aynı, aynı tür mallardan oluşmadığı, ancak davalı ... başvurusu kapsamında yer alan “05. Sınıf: █████ İlaç ihtiva eden kozmetikler. █████ Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. █████ İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. █████ Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. 16. Sınıf: █████ Kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler.” mal ve hizmet sınıfları ile itiraza mesnet gösterilen davacı markalarının kapsadığı 03. sınıftaki bir kısım malların ise benzer emtialar olduğu, 05 ve 16. sınıflardaki diğer mallar bakımından ise taraf markalarının emtia listelerinin farklı ve ilişkisiz mallardan oluştuğu, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında esaslı unsurların aynı kelimeden oluşması nedeni ile biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, benzer ve ilişkili görülen mallar yönünden davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, davacı tarafından sunulan delillerden "..." markasının “kuyumculuk ürünleri (mücevherat)” bakımından tanınmış marka olduğu, tüketicilerin “mücevherat” emtiası üzerinde bilip tanıdıkları ... ibaresini, ... ... şeklinde 05 ve 16. sınıflardaki mallar üzerinde gördüklerinde, kuvvetle muhtemel taraf markalarını ilişkilendirecekleri ve tanınmış ... markasından edindikleri olumlu izlenimi davalı markasına nakledebilecekleri; davalının ... şeklindeki markasal kullanımının, davacının markasının imajının zedelenmesine, markanın itibar kaybetmesine ve/veya ayırt ediciliğinin zayıflamasına yol açacağı, ███████████ sayılı ... ibareli davalı markasının kapsadığı tüm mallar (05 ve 16. Sınıf) yönünden SMK m. 6/5 ve m. 25 uyarınca hükümsüzlük nedeni bulunduğu, taraflar arasında daha önce uyuşmazlık konusu olan ve davacıya ait olduğu YİDK kararı nedeniyle davalı tarafından bilinen ... ibaresi ... ibareli dava konusu marka başvurusunda aynen yer aldığından marka başvurusunun kötüniyetli başvuru olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'nın2019-M-7912 sayılı kararın davacının itirazının kısmen reddi yönünden iptaline, ███████████ kod nolu "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı şirketin "..." ibareli markalarının 5.ve 16. sınıflarda tescilli olmadığını, markalar arasındaki ortak sınıf olan 3. sınıftaki malların markadan daha önce çıkarıldığını, markaların görünüş, renk, okunuş ve telaffuz açısından ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik içermediklerini, markalardaki harflerin ve ibarelerin dizilişi, vurgusu ve bir çok unsur nedeniyle markalar arasında benzerlikten söz edilemeyeceğini, müvekkiline ait markanın bir bütün olarak "... ..." şeklinde algılanacağını, davacının iddia ettiği şekilde "..." markasının 5. ve 16. sınıflarda tanınırlığının bulunmadığını, Türkpatent'te "..." ibareli çok sayıda tescilli marka bulunduğunu ve bu hususun tanınırlığın ancak tescilli bulunan sınıf yönünden geçerliliğini ortaya koyduğunu, kullanım ispatı itirazının karşılanmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kötü niyetin varlığı için tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı şekilde kötüye kullanıp başkasının markasından haksız yarar elde etmek, markayı gerçekte kullanmayıp yedeklemek, marka ticareti yapmak, gerçek hak sahibinin piyasaya girişini engellemek, gerçek hak sahibine maddi veya manevi zarar vermek vb. amaçlarla hareket edilmesi gerektiğini, somut olayda davalının bu amaçlarla hareket ettiğine dair delil bulunmadığını, markaların kapsamında bulunan aynı, benzer malların daha önceden markadan çıkarıldığını, kalan mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür mal ve hizmetler olmadığı gibi ilişkili olarak da kabul edilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
:Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının "...." ibareli markası ile davaya konu "..." ibareli markası arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda farklı sınıflarda yer alıyor ise de, davalı markanın kapsamında bulunan 05. ve 06. sınıflardaki emtiaların davacının itiraza mesnet markasındaki 03. sınıftaki emtialar ile benzer olduğu ve davacının itiraza mesnet markasının tanınmış marka niteliğinde olup davalının "..." şeklindeki markasal kullanımının, haksız yarar sağlamasına, davacının tanınmış "..." markasının imajının zedelenmesine, markanın itibar kaybetmesine ve/veya ayırt ediciliğinin zayıflamasına yol açmasının mümkün olduğu yönünde bir tespit yapılmış olmasına göre, davalı şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden ayrı ayrın reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar vekillerince istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,7‬0'er-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalılar vekillerince yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!