2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre açılan bedel tespiti ve terkin davasında, kamulaştırma bedelinin yüksek olduğu gerekçesiyle idarenin temyiz başvurusu.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı idarenin yol yapımı amacıyla kamulaştırılan taşınmazlar için belirlenen bedelin yüksek olduğu iddiasıyla başlattığı itiraz sürecini ele almaktadır; zira ilk derece mahkemesi kamulaştırmayı ve bedel tespitini onaylamış, davacı idarenin kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde kullanılan bilirkişi raporundaki objektif değer artışı, kapitalizasyon faizi ve tarımsal ürün verimi hesaplamalarındaki hatalara ilişkin istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir, bu nedenle idare, kararın bozulması talebiyle temyiz yoluna başvurmuştur.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : █████████ Esas, ████████ Karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Körfez 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ Esas, ███████ Karar
    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ...... ilçesi, .........köyü 355 ve 422 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların gerçek değerlerinin ortaya konularak kamulaştırma bedellerinin hesaplanmasını ve davalı müvekkili adına kamulaştırma bedelinin faiziyle birlikte ödenmesini ve yargılama giderleri ile davalı vekâlet ücretinin davacı kurum üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazların tarım arazisi niteliğinde kabul edilerek buna göre değerlendirme yapılmasında bir isabetsizlik olmadığını; ancak bilirkişi heyetince objektif değer artırıcı unsur olarak kabul edilen raporda yazılı taşınmazın özelliklerinin, kapitalizasyon faizinin belirlenmesinde esas unsurlar olduğu gözetilmeden, bilimsel yolla elde edilen bedele ayrıca %70 objektif değer artırıcı unsur ilavesi yapılarak kamulaştırma bedelini fazla artırıldığını, münavebe ürünlerinin resmi verilere uygun alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda ürünlerin en yüksek verimleri esas alınarak tespit yapıldığını, taşınmazın bulunduğu bölgede sulu ve kuru arazide hangi ürünlerin ekilebileceğinin, bunların yıllara göre dekara ortalama verim miktarlarının, yine değerlendirme yılındaki dekar başına üretim masraflarının ve hasat dönemindeki ortalama toptan satış fiyatlarının ilgili kurumlardan sorulması ve arazinin sulama durumunun tutanağa yazılması gerektiğini, bilirkişi heyetinin tespit ettiği kamulaştırma bedelinin bu hususlar gözetilmeden karara esas alındığını, kamulaştırmadan arta kalan kısım için yapılan bir başvurunun bulunmadığını, ayrıca 442 parselin 317,66 m²lik kısmının yol olarak terkinine, geri kalan kısmının müvekkili idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının bedel yüksekliği sebebiyle kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak itirazları doğrultusunda davalarının kabulüne, müvekkil idarenin her türlü harçtan muaf olması sebebiyle teminatsız olarak icranın ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazlara net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizinin yerinde olduğu, istinaf edenin sıfatı dikkate alındığında objektif değer artış oranının yüksek olmadığı, 422 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmın kullanım durumu geometrik şekli ve yüzölçümü dikkate alındığında arta kalan kısmın da tamamının bedeline hükmedilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı, 2020 yılı itibarıyla belirlenen 137,70 TL/m² birim fiyatının uygun olduğu kanaati ile davacı idarenin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalılar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 12 nci maddesi.
    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!