Kanun Yararına Bozma kapsamında, bakaya kalma suçunun suç olmaktan çıkarılması ve dava zamanaşımının dolması gerekçeleriyle mahkûmiyetin bozulması istemi.
Özet: Bu hukuki evrak, sanık hakkında bakaya kalmak suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulması istemine ilişkindir; istemin gerekçeleri arasında, 6217 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonucu bakaya kalma eyleminin ilk kez işlenmesi durumunun suç olmaktan çıkarılarak kabahat haline gelmesi nedeniyle sanığın beraat etmesi gerektiği, ayrıca, suçun işlendiği ve kovuşturma süresince gerçekleşen kesintiler dikkate alındığında dava zamanaşımı sürelerinin dolmuş olması nedeniyle davanın düşürülmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesi bulunmaktadır.
7. Ceza Dairesi         ███████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., █████████ K.
    SUÇ
    : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık
    İNCELEME KONUSU KARAR
    : Mahkûmiyet
    KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA
    BAŞVURAN
    : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2019 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanması suretiyle bakaya kalmak suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 61/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili 500,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 06.03.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.12.2024 tarihli ve 94660652-105-35-29687-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.01.2025 tarihli ve KYB - ████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle,
    gereği düşünüldü
    :
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.01.2025 tarihli ve KYB - ████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
    “1-█████/2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 4.maddesiyle değiştirilen 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 63/1. maddesinde “Barışta, 1111 sayılı Askerlik Kanununun 89 uncu maddesi uyarınca haklarında verilen idarî para cezası kesinleştikten sonra kabul edilecek bir özrü olmadan,
    a) Yoklama kaçaklarından birlikte yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesi gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden,
    b) Bakaya kalanlar için, bakaya kaldıkları tarihten,
    c) İhtiyat erattan çağrılıp da birlikte işleme tabi olduğu kişiler gönderilmiş bulunanlar için, en son gönderilme tarihinden,
    d) Yoklama kaçağı, saklı veya bakaya olup olmamasına bakılmaksızın askerlik şubesince sevk edildiği kıtasına katılmayan veya geç katılanlar için, kendilerine tanınan kanuni yol süresinin bitiminden, itibaren dört ay içinde gelenler altı aya kadar, yakalananlar iki aydan altı aya kadar; dört aydan sonra bir yıl içinde gelenler iki aydan bir yıla kadar, yakalananlar dört aydan bir yıla kadar; bir yıldan sonra gelenler dört aydan iki yıla kadar, yakalananlar altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.” şeklindeki düzenleme ve 6217 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 89. maddesinde yapılan değişiklik ile yoklama kaçağı kalma eyleminin ilk kez işlenmesi halinin idari para cezasını gerektiren kabahat olarak düzenlendiği, idari para cezasının kesinleşmesinden sonra tekrarı halinde suç teşkil edeceği nazara alındığında,
    Somut olayda sanığın bakaya kalmak şeklinde gerçekleşen eylemi nedeniyle mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin █████/2009 tarihli ve █████████ esas, █████████ sayılı kararını takiben, yürürlüğe giren bahse konu yasal değişiklik ile sanığa yüklenen eylemin suç olmaktan çıkartılarak kabahat olarak düzenlendiği cihetle, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde;
    2-Kabule göre de;
    1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-a maddesi kapsamında işlenen bakaya kalmak suçunun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince ise 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu nazara alındığında; kovuşturma aşamasında sanığın savunmasının alındığı █████/2009 tarihinde son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği █████/2010 ile yeniden suç işlendiği █████/2010 tarihleri arasında 5 gün durmasını müteakip kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı, bu haliyle sanığın savunmasının alındığı █████/2009 tarihinde işlemeye başlayan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve suçun işlendiği █████/2006 tarihinde işlemeye başlayan 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle tamamlandığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3 maddesi "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
    III. KARAR
    1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
    2.İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2019 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3 maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
    3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a bendi uyarınca BERAATİNE,
    4.Bozma nedenine göre kanun yararına bozma ihbarnamesinde yer alan (2) numaralı istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!