Halk eğitim merkezlerinde usta öğretici olarak geçirilen bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespiti davasında, kamu işverenince prim kesintisi yapılıp yapılmadığı araştırılmadan hak düşürücü süre uygulanamayacağı gerekçesiyle bozma.
Özet: Hizmet tespiti davasında, usta öğreticinin kamu kurumlarında geçen bazı çalışma dönemlerinin eksik bildirildiği iddiasıyla açılan davada ilk derece mahkemesi, 1981-1984 dönemi için kısmen kabul kararı verirken, temyiz incelemesinde Yargıtay, kamu kurumu niteliğindeki işveren tarafından hizmetlerin belgelenip prim kesintisi yapılması durumunda hak düşürücü sürenin işlemeyeceğine dair içtihadı hatırlatarak, söz konusu dönem için davacıya yapılan ödemelerden prim kesintisi yapılıp yapılmadığının eksik araştırılması ve buna göre hak düşürücü sürenin uygulanıp uygulanmayacağı ile çalışmanın tam gün mü kısmi mi olduğunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :İş Mahkemesi
    No
    :990-485
    Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davalı Kurum vekili ile davalı ... adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Davacı, ... Halk Eğitim Merkezinde 11.10.1981 – 30.06.1984, ... Halk Eğitim Merkezinde 01.11.1987 – Haziran 1988, ... Halk Eğitim Merkezinde 08.10.1990 – 30.06.1995 ve ... Halk Eğitim Merkezinde 01.11.1995 – 15.06.2007 tarihleri arasında, usta öğretici olarak tam gün ve sürekli olarak çalışmasına rağmen, çalıştığı sürelerin eksik şekilde Kuruma bildirildiğinden bahisle eksik günlerin tespitini talep etmiştir. Mahkeme, davacının; herhangi bir bildirim bulunmayan 01.10.1981 – 31.06.1984 tarihleri arasındaki dönem yönünden tam gün esasına göre 405 gün bildirilmeyen çalışması bulunduğunun tespitine, sair dönemlerde ise çalışmalarının kısmi (part-time) nitelikte olduğu ve eksik bildirim bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
    Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesidir. Anılan maddenin 10’uncu fıkrası(eski 8) hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen veya Kurumca tespit edilemeyen çalışmaların, sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesi amacıyla açılacak davaların, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılması gerekir. 506 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte beş yıl olan hak düşürücü süre 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunla on yıla çıkarılmış, ancak 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanunla tekrar beş yıla indirilmiştir.
    Hak düşürücü sürenin geçip geçmediğine ilişkin değerlendirmede, işyerinin bir kamu kuruluşu olup olmadığı önem taşımaz. Ancak, hizmetlerin geçtiği ileri sürülen işyerinin bir kamu kuruluşu olması durumunda; kamu kurumunda çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğundan, işveren kamu kurumu tarafından düzenlenen resmi kayıt ve belgelerle davacıdan sigorta primi kesintisi yapılmış olduğunun anlaşılması halinde, söz konusu belgelerin ve kesilen primlerin Kuruma(Sosyal Güvenlik Kurumu) intikal ettirilmemiş olsa bile, artık hak düşürücü süre uygulanmamalıdır. (HGK; 16.06.2008 gün ve ███████-429 E. – ████████ K.)
    Somut olayda; Mahkemenin, davacının 01.11.1987 tarihi sonrasındaki çalışmalarının kısmi çalışma olduğu ve eksik bildirim bulunmadığı yönündeki kabulü yerindedir. Ancak ... Halk Eğitim Merkezinde geçen 11.10.1981 – 30.06.1984 tarihleri arasındaki döneme ilişkin, davacının hizmetlerini bildirir işe giriş bildirgesi ya da dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerden herhangi birinin davalı Kuruma verilmediği, davacı çalışmalarının Kurum tarafından tespit de edilemediği ve işyerinin kamu kuruluşu niteliğinde olduğu sabittir. Kabule konu çalışmaların geçtiği iddia edilen Halk Eğitim Merkezi davacının bir kısım çalışmalarının bulunduğunu bildirmiş ise de; davacıya yapılan ödemelerden herhangi bir prim kesintisi yapılıp yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu nedenle Mahkemece, davacıya yapılan ödemlere ilişkin tüm bordro ve belgeler getirtilerek, davaya konu dönemlerde prim kesintisi yapılıp yapılmadığı yöntemince araştırılmak suretiyle, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yapılması ve hak düşürücü sürenin geçmediğinin anlaşılması halinde davacının çalışmalarının uyulan bozma ilamındaki ilkeler çerçevesinde kısmi ya da tam gün olup olmadığı da belirlenip tartışılarak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurum vekili ile davalı ... adına Hazine vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!