Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, boya kimyasalları üreticisi davacının ödenmeyen faturalar nedeniyle cari hesap kaynaklı alacak talepli davasında davalının borç reddi ve defter kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi.
Özet: Bu alacak davasında, davacı şirket uzun süreli ticari ilişkileri kapsamında davalıya teslim edilen malların bedellerinin ödenmediğini iddia ederek 10.000 TL ticari alacağın ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ederken, davalı ise müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, aksine karşılıksız çıkan çekler için ödeme yaptığını, konkordato kapsamında borcun yeniden yapılandırıldığını ve ilk taksitlerin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir; mahkeme, tarafların BA-BS formları, konkordato dosyası, ticari defterleri ve talimat yoluyla aldırılan bilirkişi raporu ışığında davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve ticari ilişkilerin kayıtlı olduğunu tespit ederek uyuşmazlığın çözümüne yönelik yargılamayı sürdürmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı borçlu arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkili şirketin boya kimyasalları üretimi yapmakta olduğunu, davalı ile uzun yıllardır devam eden ticari ilişkileri bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davaya konu cari hesap ilişkisi çerçevesinde faturalar içeriği malın davalı borçluya teslim edilmiş ancak fatura bedellerinin ödenmemiş olduğunu, bu durumun tarafların cari hesap dökümleri, ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak incelemede açıkça görülecek olduğunu, davalı ile yapılan iyiniyetli görüşmeler neticesinde ödeme yapılacağı bildirilmiş ise de bugüne kadar bir ödeme yapılmamış ve borcun ödenmemiş olduğunu, dava konusu alacağa ilişkin arabuluculuk görüşmeleri yapılmış ancak sonuç alınamamış olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirket aleyhine beyan ve iddialarını kabul etmiyor olduklarını, açılan işbu davanın haksız olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete borcu bulunmadığını, dolayısıyla açılan davanın ve talep edilen şimdilik 10.000-TL bedelin haksız olduğunu, müvekkili şirket ile alacaklı olduğunu iddia eden şirketin cari hesapta mutabık olmadığını, müvekkilinin davacı şirkete borçlu olduğu herhangi bir rakam bulunmadığını, ekte sunmuş oldukları dekontlardan da açıkça görüleceği üzere, davacı şirket vekili Av. .....'a taraflarınca karşılıksız çıkan çek bedelleri için ...... adına her ay düzenli olarak taksit ödemesi yapılmış ve yapılmaya devam edilmekte olduğunu, tüm bunların yanında müvekkili şirketin konkordato taksitlerini de yatırmış olduğunu, buna ilişkin dekontları da sunuyor olduklarını, kaldı ki İzmir ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... E. sayılı davası ile borcun yapılandırılmış ve ilk taksitlerinin de ödenmiş olduğunu, cari hesaplarla ilgili bilirkişi raporu alındığı taktirde görüleceği üzere müvekkili şirketin, davacı şirkete borçlu olduğu herhangi bir rakam bulunmadığını, bu nedenle cari hesaplarla ilgili bilirkişi raporu alınması gerektiğini, alınan raporun hükme elverişli olması ve ayrıntılı olması gerektiğini beyanla; davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafın davalı tarafa teslim ettiği malların bedellerinin davalı tarafından ödenip ödenmediği, bu nedenle davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, alacaklı olması halinde miktarı, davalı tarafın savunmasına göre borcun yapılandırılıp yapılandırılmadığı, davacı tarafa verilen çeklerin karşılıksız çıkması nedeni ile davalı tarafın karşılıksız çıkan çek bedelini ödeyip ödemediği, ödemenin yapıldığı idiia oluan ...... 'nin davacı şirket adına ödeme almaya yetkili olup olmadığı, sonuçta davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.Mahkememizce ticari işlerin ait olduğu yıllara ait Ba-Bs formları, borcun yapılandırılmasına ilişkin konkordato dosyası dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.İzmir ATM'ye talimat yazılarak davalı şirketin defterleri üzerinde uyuşmazlık konusu hakkında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat İzmir ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Talimat sırasına kaydı yapılmış olup, talimat dosyaya SMMM bilirkişi ..... tarafından sunulan █████/2024 tarihli raporda özetle;davalı ..... Pazarlama İth. İhr. Teks San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait 2020-2021-2022 ve 2023yılları ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, ticari defterlerin belirtilen yıllarda e-defteruygulamasına tabi olduğu tespit edildiğinden, davalı şirketin ticari defterlerin DELİLNİTELİĞİNE HAİZ OLDUĞU hususunda kanaate varılmış, takdirin mahkememize bırakılmış olduğu, davalının ticari defter kayıtlarında davacı ile ilgili hesap işlemlerinin 320 SATICILAR anahesabı altında 320.02.091 ...... Kimya San. Tic. A.Ş. alt hesap kodunda işlemlerininkaydedilerek izlendiğinin tespit edilmiş olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin 2020 yılı öncesindengelmekte olduğunun muavin hesap kayıtlarından anlaşılmakta olduğu, rapor ekinde sunulan (EK-13) muavin hesap kayıtlarından görüleceği üzere; davacı şirketin2022 yılından devrederek gelen 151.551,20 TL alacak bakiyesinin hesabına kaydedildiği,03.03.2023 tarihinde “...... bank tan EFT” açıklaması yapılarak 2.652,27 TL, 15.06.2023tarihinde “...... bank tan EFT” açıklaması yapılarak 2.652,27 TL, muhtelif tarihli işlem kayıtlarıile “...... çek yasası gereği” açıklaması yapılarak davacı şirket hesabına toplam51.302,98 TL tutarında borç kaydedilmiş olduğu neticesinde davacının kalan 94.943,68 TLalacak bakiyesi tutarının 2024 yılına devrettirildiği tespitlerine varılmış olduğu, rapor ekinde sunulan (EK-14) muavin hesap kayıtlarından görüleceği üzere; davacı şirketin2023 yılından devrederek gelen 94.943,68 TL alacak bakiyesinin hesabına kaydedildiği,29.02.2024 tarihinde “...... çek yasası gereği” açıklaması yapılarak davacı şirkethesabına toplam 8.550,50 TL tutarında borç kaydedilmiş olduğu neticesinde davacının kalan86.393,18 TL TL alacak bakiyesi tutarının rapor tarihi itibariyle hesaplarda mevcutolduğu tespitlerine varılmış olduğu, yapılan tespitte 2022 yılına ait yevmiye defter kayıtlarında gözüken davacıya ait hesapbakiyesinin, muavin hesap bakiyesi ile uyumlu olduğu görüldüğünden defter kayıtlarınınbirbirini doğruladığı kanaatine varılmış olduğu bildirilmiştir.Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, uyuşmazlık konularının tespiti için davacı şirketin Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde █████/2024 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ...... █████/2024 tarihli raporunda özetle;davacı tarafın Ticari defter ve belgelerinin incelemesi yapılmış olup, 2020, 2021 2022 2023 2024 yıllarına ait Ticari defterlerinin incelendiğini, defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğunun ve lehinde delil niteliği taşıdığının kanaatine varılmış olup, nihai takdirin mahkememize ait olduğunu, davacının ticari defterlerinde davalının davacıya olan borcunun dava tarihiitibariyle ve 31.01.2024 tarihi itibariyle 153.686,99 TL olduğunun, yani, davalınındavacıya 153.686,99 TL borçlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacı ile davalının beyanları arasında 2019 yılında 5,00 TL 2020 yılında 2,00TL fark olduğu, bu farkın küçük ve önemsiz olduğu, belge sayılarında da farkolmadığından davacı ile davalının BA-BS bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu vemutabık oldukları kanaatine varılmış olduğunu, davalının ticari defterinin İzmir’de talimatla, Mali Müşavir bilirkişi ..... tarafından 06.04.2024 tarihli Bilirkişi raporu hazırlanarak dosyayasunulmuş olduğunu, davalı ticari defterlerine göre hazırlanan raporda, davalının ticari defterlerininusulüne uygun tutulduğunun, davalı lehine delil niteliğine haiz olduğu tespit edilmiş olduğunun, hesap bakiyesi yönünden ise 2023 yılı sonu itibariye davacının94.943,68 TL alacaklı olduğunun, 29.02.2024 tarihli davalının yaptığı ödeme ile dedavacının alacağının rapor tarihi olan 06.04.2024 tarihi itibariyle 86.393,18 TLolarak tespit edildiğinin rapor edilmiş olduğunu, iki taraf yönünden hazırlanan raporların mali analizine göre; davacı ile davalıarasındaki farkların ödeme kayıtlarından kaynaklandığının görülmekte olduğunu, davacının kayıtlarında olmadığı halde davalı kayıtlarında bulunan davalınındavacıya yaptığını iddia ettiği ödemelerden kaynaklanan farklılıklardan cari hesap alacak farklarını oluşturduğunun tespit edilmiş olduğunu, nihai takdirin mahkememize ait olduğunu bildirmiştir.Davacı vekili █████/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, öncelikle dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını yineliyor olduklarını, bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmelere ilişkin aleyhe ve eksik hususları, maddi hataları, yanılgılı değerlendirmeye dayalı hatalı hesaplamaları kabul etmediklerini, fazlaya dair talep ve dava açma haklarını saklı tutuyor olduklarını, dava değerinin 10.000 TL olduğunu, bilirkişi raporlarıyla rapor tarihinde alacağın 86.393,18 TL olduğunun tespit edilmiş olduğunu, kısmi dava niteliğinde 10.00,00-TL olarak talep ettikleri alacaklarının dava değerini bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda fazlasını talep ve dava etme haklarını saklı tutarak NET 86.393,18-TL'ye çıkarıyor olduklarını, bu hale göre dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak 10.000,00-TL. olarak talep ettikleri alacaklarının dava değerini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 76.393,18-TL artırmak suretiyle 86.393,18-TL'ye çıkarıyor ve harcını ikmal ediyor olduklarını beyanla; müvekkilinin alacağı için 76.393,18 TL ıslah talebinde bulunuyor olduklarını, bu meyanda alacağının 86.393,18 TL olarak hüküm altına alınmasına ve alacaklarının hakediş/temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek Türk Ticaret Kanununun 1530 uncu Maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca Mal Ve Hizmet Tedarikinde geç ödemelerde uygulanacak Temerrüt Faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah ettikleri miktar hakkında ıslah harcı yatırmaları için taraflarına süre verilmesini talep etmiştir.Dosyanın bilirkişiye tevdi ile taraf defterlerinde farklı olan kayıtların tek tek irdelenerek farklılığın nedeninin belirtilmesi ve davalı tarafın bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu beyan ve itirazlar irdelenerek ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi ...... █████/2024 tarihli ek raporunda özetle; davalının iddiasının cevap dilekçesi ekinde sunduğu makbuzların incelenemdiğiniyönünde olduğunu, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğumakbuzların tamamının incelenmiş olduğunu, bu makbuzların davalı tarafından ticaridefterlerine davacının borç hanesine kaydedilmek üzere davacının alacakbakiyesinden düşüldüğünün tespit edilmiş olduğunu, rapor da da etraflıca izah edildiği üzere davalının dilekçe ekinde sunduğumakbuzların incelendiğinin, davalı ticari defterlerinde kaydedilmiş olduğunun tespit edilmiş olduğunu, izah edilen nedenlerle kök raporda tespit edilen hususların aynen geçerliolduğunu bildirmiştir.Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.Somut olayda davacı tarafın iddiası davalıya yapılan satışlardan kaynaklanan ve satışlardan dolayı düzenlenen fatura borçlarının ödemediği hususuna dayanmakta iken davalı taraf davacıya borçlarının bulunmadığını, davalı şirket yetkilisinde karşılıksız çıkan çek bedellerine ilişkin olarak her ay düzenli ödeme yapıldığını, borçlarının yapılandırıldığını ve ilk taksitinini ödendiğini iddia etmektedir.Bu kapsamda davacı tarafın öncelikle sözleşme ilişkisini, akabinde sözleşme kapsamında faturaya konu ürünlerin davalı yana eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır.Davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasındaki satış sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır.Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şartı değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayandığı görülmektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup dava tarihi itibari ile davacının davalından 86.393,18 TL alacaklı olduğu, alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş, her iki tarafça ticari defterler ibraz edilmiş ve ticari defter kayıtları incelenmiştir. Davacı taraf defterlerinde ise davacının davalıdan dava tarihi itibari ile 153.686,99 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Yukarıda ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu üzere, taraflarca ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının 86.393,18 TL yönünden birbirini doğruladığı görülmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3. Maddesi uyarınca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekmektedir. Bilirkişi raporlarla da sabit olduğu üzere davacı ve davalı tarafın ticari defter kayıtlarının 86.393,18 TL yönünden birbirini doğruladığı anlaşılmıştır.Davanın kısmi dava olarak açıldığı ve davacı vekilince kısmi olarak açılan davanın 86.393,18- TL olarak ıslah edildiği, ıslah dilekçesinin harçlandırıldığı ve davalı tarafa ihtaratlı tebliğ ediliği anlaşılmıştır.Buna göre davacının ıslah ettiği 86.393,18 TL alacağın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, her iki tarafın ticari defter kayıtlarında mevcut olan cari hesap alacağı kapsamında bilirkişi raporlarıyla sabit olan 86.393,18 TL miktar yönünden davalı tarafın davacıya borcunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı vekilince alacağa ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, davalının dava açılmasından önce mütemerrit olduğu veya taraflar arasında kararlaştırılmış bir ödeme tarihi bulunduğuna dair dosyada delil bulunmadığından kısmi dava yönünden dava tarihinden itibaren, ıslah edilen alacak yönünden ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;1-86.393,18 TL'nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, bu miktarın 10.000,00 TL'sine █████/2023 tarihinden, 76.393,18 TL'sine █████/2024 tarihinden itibaren faiz İŞLETİLMESİNE,2-Alınması gereken 5.901,52 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL peşin harç ile 1.304,61 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.574,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.327,06 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 539,70 TL, ıslah harcı 1.304,61 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 9.438,00 TL olmak üzere toplam 11.282,31-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (davalı vekiline e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025KatipHakim ....