Kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünde sanığın cezada kazanılmış hakkı ile yargılama giderlerinin düzeltilerek onanması kararı.
Özet: Kaçakçılık suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, Yargıtay, etkin pişmanlık sonrası ödeme imkanı bulunmayan sanık hakkında yeni içtihat gereği fahişlik artırımı uygulanabilecek olmasına rağmen, aleyhe temyiz bulunmadığı için sanığın kazanılmış hakkını koruyarak cezasında artırım yapmamış; ayrıca, hüküm fıkrasındaki infaz ibaresi ve yargılama giderlerinin belirlenmesi konusundaki eksiklikleri düzelterek, katılan vekilinin nakil aracının müsaderesi ve diğer temyiz taleplerini reddederek, ilk derece mahkemesinin kararını tebliğname görüşünün aksine düzeltilerek onamıştır.

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, sanık hakkında temel cezada ve fahişlik artırım oranında 5237 sayılı Tük Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekmekte ise de; 26.05.2015 tarihli hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın cezada kazanılmış hakkının korunacağı nazara alınarak,Tebliğname'de belirtilen görüşlere iştirak edilmemiştir.İddianamede nakil aracının müsaderesine ilişkin bir talep bulunmadığı gibi Mahkeme tarafından da temyize konu bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; bozma öncesi hükmün, sadece sanık tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilerek cezasının 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00-TL adlî para cezası üzerinden infazına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00-TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve anılan hükümde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesine atıf yapılmaması ile hüküm fıkrasında ve gerekçeli kararda yargılama giderleri sarahaten izah edilmeyerek; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 02.05.1935 gün ve 111/7 sayılı "yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlara açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmelidir." Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 02.05.1966 gün ve 4/3 sayılı "tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktar ve kime ne miktarda yükletileceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğünü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiği." kararlarına aykırı davranılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.Açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün kazanılmış hakka ilişkin (9) numaralı fıkrasının çıkartılarak yerine "Aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi gereği sanığın kazanılmış hakkı korunarak cezasının 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 -TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin getirilmesine ve hükmün yargılama giderlerine ilişkin (15) numaralı bendinin çıkartılarak yerine ''Bozma öncesinde yapılan 8 adet tebligat gideri olan 82,00 TL'nin sanıktan tahsiliyle Hazineye irat kaydına, bozma ilamı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.