Rücuan tazminat isteminde sigorta şirketinin temerrüt faizi başlangıç tarihi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin kısmi kabul oranına göre dağılımındaki hataların düzeltilerek onanmasına dair karar.
Özet: Rücuan tazminat davasında Yargıtay, davalı sigorta şirketi için faizin başlangıç tarihinin, dava öncesi usulüne uygun ihtarname ve gerekli belgelerle başvuru yapılmadığı durumlarda ödeme tarihleri yerine dava tarihi olarak esas alınması gerektiğini, ayrıca mahkeme giderleri ve vekalet ücretlerinin kabul-red oranı ve müteselsil sorumluluk ilkesi gözetilmeksizin hatalı şekilde dağıtıldığını, reddedilen kısım için davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti hükmedilmediğini tespit ederek, bu maddi ve usuli hataların yeniden yargılamayı gerektirmeyecek nitelikte olması nedeniyle hükmü düzelterek onamış; tedavi ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin davalı sigorta yönünden poliçe limiti dahilinde dava tarihinden, diğer davalı yönünden ise harcama/ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin de kabul-red oranına göre yeniden belirlenerek davacılar ve davalılar lehine hükmedilmesine karar vermiştir.

Mahkemesi
:Asliye Hukuk (İş) MahkemesiNo
:42-709Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Hükmün, davacı Kurum ve davalı ... Sigorta ...Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.1-) Sigorta Şirketi yönünden faizin başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken; ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98,99 ve 108. maddeleri ile 03.05.1997 gün ve 22978 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliği'nin 12, 13 ve 14. maddelerinde yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulduğu halde gerekli ödeme yapılmamışsa, HGK’nın 17.10.2001 gün ve 915 – 739 ayrıca 08.10.2003 gün 576 – 543 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, gerekli belgeler eklenerek gerçekleştirilen ödeme isteğini içeren muhtıranın tebliğinden itibaren davalı ... lehine 8 iş günü ek ödeme süresi bulunduğu gözetilerek, sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihin belirlenmesi gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş veya hiç müracaat edilmemişse, sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemez. Bu durumda faiz başlangıcının; sigorta şirketi aleyhine icra takibine girişilmişse takip tarihi, dava açılmışsa, dava tarihi olarak kabul ve tespiti gerekir.Dosya içeriğinden, davacı Kurumun, davanın açılmasından önce gerekli belgeleri de eklemek suretiyle ödeme isteğini içeren muhtıra ile davalı ... şirketine başvurmadığı anlaşılmakla, davalılardan sigorta şirketi yönünden faiz başlangıcının dava tarihi olduğu gözetilmeksizin, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucunda, ödeme tarihlerinin esas alınmış olması, isabetsizdir.2-) Kabule göre de; karar tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 417’nci maddesinde, davada iki taraftan her birinin kısmen haklı çıkması durumunda mahkemece her iki tarafın yargılama gideri ile yükümlü tutulacağı veya bu giderlerin taraflar arasında takdir edilen şekilde bölüştürüleceği belirtilip 423’üncü maddesinde de vekil ücretinin yargılama giderleri içinde yer aldığı bildirilmiş, 29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında ise, avukatlık ücretinin, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (re'sen) hükme bağlanacağı açıklanmıştır.Mahkemece, yukarıda anılan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'ndaki düzenlemeler göz ardı edilerek, yargılama giderlerine ilişkin olarak, kabul-red oranı dikkate alınmaksızın, diğer davalı ... yanında yargılama giderlerinin tamamından sigorta şirketinin de sorumlu tutulması, ayrıca vekil ile temsil olunan davalı ... şirketi yararına reddedilen kısım gözetilerek avukatlık ücretine hükmedilmemiş olması; ödeme ve sarf tarihlerinin yanlış gösterilmiş olması; istemin teselsüle dayalı olmasına rağmen, vekâlet ücreti, harç ve yargılama giderlerinin müştereken ve müteselsilen tahsili yerine, “davalılardan” tahsiline biçiminde hüküm tesis edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.Ne var ki, bu aykırılıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.S O N U Ç
: Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine,"Davanın KISMEN KABULÜ ile;1-) 1.693,92 TL tedavi masrafının davalı ... yönünden sarf tarihinden itibaren, davalı ... yönünden ise (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) dava tarihi olan 19.01.2009 tarihinden itibaren; 1.504,50 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin davalı ... yönünden ödeme tarihlerinden itibaren, davalı ... yönünden ise (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) dava tarihi olan 19.01.2009 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline;2-) Davacı Kurum harçtan muaf olduğundan 189,98 TL karar ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına;3-) Toplam 87,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınmak suretiyle takdiren % 75'ine karşılık gelen 65,25 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacının üzerinde bırakılmasına;4-) Davacı Kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürüklükte bulunan AAÜT. uyarınca hesaplanan 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı Kuruma verilmesine;5-) Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürüklükte bulunan AAÜT. uyarınca 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacı Kurumdan alınarak davalı ... Sigorta Şirketi'ne verilmesine", şeklinde yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.