İş kazasıyla oluşan sürekli işgöremezlik sonrası kurum zararının rücuan tazmini davasında, mahkemenin kusur incelemesi yapmaksızın davanın konusuz kaldığına dair kararının bozulması.
Özet: İş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler nedeniyle uğranılan kurum zararının rücuan tazmini istemli davada, alt mahkemece davalı işverenin kısmi ödeme yapması sebebiyle davanın konusuz kaldığı ve karar verilmesine yer olmadığı yönündeki hükmün, yüksek mahkemece, davanın konusuz kalmadığı, önceki bozma ilamına rağmen iş kazasının oluş şekli, tarafların kusur oranları ile ilgili uzman bilirkişi raporu alınmadığı, 506 sayılı Kanunun 26. maddesi ve Anayasa Mahkemesi kararının dikkate alınmadığı, işçi sağlığı ve iş güvenliği kuralları yönünden ayrıntılı inceleme yapılmadığı, bu nedenle eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
    No
    :711-209
    Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan tazmini istemine ilişkindir.
    Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın konusuz kalması sebebiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı Kurum ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesi olup, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:███████, K:████████ sayılı kararı ile anılan maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında oluşan hukuki durumun dikkate alınması; sigortalının meslekte kazanma güç kaybı oranının kesin biçimde belirlenmesi ve davalı işveren ... ile ihbar olunan ... arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak ilk bozma ilamı ve 506 sayılı Yasanın 26. maddesi çerçevesinde işçi sağlığı ve iş güvenliği kuralları yönünden ayrıntılı irdeleme içeren, çelişkiden uzak bir rapor alınmasına yönelik Dairemizin bozma kararı verdiği, ancak bozma sonrası mahkemece herhangi bir kusur raporu aldırılmaksızın karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Davacı Kurum, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ile yapılan masraf ve ödemeler toplamı olan 8.744,53 TL'nin tahsilini talep etmiş olup, yargılama aşamasında, bozmadan önce verilen kararın davacı kurum vekili tarafından icraya konulması sebebiyle, davalı işveren tarafından, 05.02.2007 tarihinde davacı Kuruma 8.000,00 TL ödeme yapılmıştır.
    Mahkemece, davalı işveren tarafından dava açıldıktan sonra ödeme yapılmış olması sebebiyle, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmiş ise de, dava konusuz kalmadığı gibi, bozma ilamında belirtilmesine rağmen, herhangi bir kusur incelemesi yaptırılmamış olması isabetsizdir. Şu halde mahkemece yapılması gereken iş; 22.08.1996 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunu, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak, varsa çelişki giderilerek belirlemek, bozma ilamları ve 506 sayılı Yasanın 26. maddesi çerçevesinde, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden tarafların kusur oran ve aidiyetleri konusunda oluşa uygun kusur raporu aldıktan sonra, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
    Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davacı Kurum ve davalı ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    S O N U Ç
    : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!