Kaçakçılık suçunda etkin pişmanlık şartları oluşmadığından ve adli para cezası infaz ihtarı 5237 sayılı TCK 50/6 olarak düzeltildiğinden hükmün onanması.
Özet: Kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, yüksek mahkeme, sanığın etkin pişmanlık ihtarına rağmen ödeme iradesi beyan etmemesi nedeniyle yanıltılamayacağı gerekçesiyle tebliğnamedeki bozma görüşünü reddetmiş, yargılama sürecinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğini ve yaptırımların doğru belirlendiğini tespit etmiştir; ancak adli para cezasının ödenmemesi durumunda yapılacak işleme dair ihtaratın 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi yerine 5237 sayılı Kanunun 50/6. maddesine göre yapılması gerektiğini belirterek, hükmü bu yönden düzeltilerek oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50/1-a. maddesi uyarınca 'adli para cezası' seçenek yaptırımına çevrilen cezanın zamanında ödenmemesi halinde, 5237 sayılı Kanun'un 50/6. maddesi gereğince işlem yapılması yönünde ihtarat yapılması gerekirken; para cezalarının niteliği karıştırılarak, 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca belirlenen adli para cezalarının infazına ilişkin ihtarat yapılması Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmekle isabetli bulunmamıştır.Açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün (2-d) bendinden "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesi gereğince işlem yapılacağının ihtarına" ibaresinin çıkartılarak yerine "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/6.maddesi gereğince işlem yapılacağının ihtarına" ibaresinin getirilmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.