Davacı idarece açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasında, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karşı davacı idarenin temyiz başvurusu incelemesi.
Özet: İdare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasında, ilk derece mahkemesi kamulaştırma bedelini belirleyerek davanın kabulüne karar vermiş, bu karara karşı hem idare hem de taşınmaz malikleri kamulaştırma bedeli, taşınmazın kalan kısmındaki değer düşüklüğü, faiz ve vekalet ücreti gibi çeşitli konularda istinaf yoluna başvurmuş; Bölge Adliye Mahkemesi, belirlenen bedelin bölge rayiçlerine uygun olduğu, değer düşüklüğü ve vekalet ücreti itirazlarının yerinde olmadığı kanaatiyle her iki tarafın istinaf başvurularını da esastan reddetmiş, bunun üzerine davacı idare vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ
: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Tarsus 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ███████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ..., ...Mahallesi 63 ada 97 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; düşük olan kamulaştırma bedelinin artırılarak gerçek değerine çıkartılmasını, belirlenen gerçek bedelin acele kamulaştırma davası açılış tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek orandaki faiz işletilerek tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olmadığını, dava konusu taşınmazın arta kalan kısmının değer düşüklüğünün hesaplanmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğunu, kararın hüküm kısmında belirtilen kamulaştırma fark bedeline davanın açılış tarihinden itibaren faiz işletilmesinin kanuna aykırı olduğunu, dava tarihinden itibaren 4 ay sonrası için faiz işletilmesi gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelini kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, bilirkişi raporunun eksik değerlendirildiğini belirterek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz bedelinin bölge rayiçlerine uygun olduğu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna uygun bulunduğu, davacı kurum tarafından arta kalan alanda değer düşüklüğü olmayacağını, bedelin yüksek hesaplandığını belirterek istinaf talebinde bulunulduğu, davalılar tarafından ise bedelin düşük belirlendiği belirtilerek istinaf talebinde bulunulmuş olup tarafların taşınmaz bedelinin hesaplanmasına ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, bölge rayiçlerine uygun bedel tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 12 nci maddesi.3. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki Mersin ili, ..., Mithatpaşa Mahallesi 63 ada 97 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.3. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının yüzölçümü, geometrik şekli ve kullanım durumu dikkate alındığında uygulanan değer azalışı oranının makul olduğu sonucuna varılmıştır.4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ████████ numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin █████████ başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.6. Mahkemece tespit edilen kamulaştırma fark bedeli 179.640,75 TL'ye dava tarihinden itibaren 4 aylık sürenin dolduğu 21.04.2020 tarihinden karar tarihi olan 19.01.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, dava tarihi olan 20.12.2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi yerinde değildir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeple;1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3/b) numaralı bendinin çıkartılması, yerine “Kamulaştırma fark bedeline dava tarihi olan 20.12.2019 tarihinden itibaren 4 aylık sürenin dolduğu 21.04.2020 tarihinden karar tarihi olan 19.01.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.