İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinde, kargo sırasında çalındığı iddia edilen ve ödemeden men kararı bulunan 80.000 TLlik çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istenen menfi tespit davası.
Özet: Ticari ilişki neticesinde üçüncü bir firmaya düzenlenen ve sonrasında çalındığı iddia edilen 80.000 TL bedelli bir çekin, hakkında ödemeden men kararı bulunmasına rağmen banka tarafından yanlışlıkla davalıya iade edilmesi üzerine, davacı şirket bu çekten dolayı borçlu olmadığının ve davalıların meşru hamil sıfatı taşımadığının tespiti için menfi tespit davası açmış olup, sunulan bilirkişi raporu çekin başlangıçta ticari amaçla verildiğini belirtse de, çalınma iddiası ve bankanın kusurlu işlemi nedeniyle borçluluk durumunun mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir.

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2023
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili tarafından sunulan █████/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davaya konu ekin yetkili hamili ... Ltd. Şti.'nin elindeki 13 adet çek çalındığını, bu çekleri çalanlar, davalıların da aralarında bulunduğu şirket ve şahıslara bunları ciro ettiklerini, çeklerin kargo sırasında çalındığını, bu durum üzerine davaya konu çek hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasından çek iptal davası açılarak mahkemece ödemeden men kararı tesis edildiğini, dava konusu olan çeklerin tamamı ... ... şirketi yetkilendirilmiş kişiler tarafından ilgili banka şubelerine ibraz ve teslim edildiğini, davaya konu çekin bankaya tesliminden önceki son ciro ... ... şirketine ait olduğunu, ödemeden men ve muhafaza kararına rağmen davaya konu çeklerin ait olduğu banka ibraz edildiği banka genel müdürlüğü ve diğer ilgisi bulunan kişi veya birimler kasdi ya da ihmali davranış sonucunda ... ... Şubesi ... seri numaralı keşidecisi davacı olan ve ... lehine düzenlenen İstanbul keşide yerli 31.01.2023 vadeli 80.000,00 TL bedelli çek aslını muhafaza altına alamadığını ve çek aslını davalı ... Şirketine iade ettiklerini, oysa davalı şirketi çekin yetkili hamili olmadığını, çalıntı olan tüm çeklerin aynı şirketler ve şahıslar tarafından kullanıldığı anlaşıldığını, ismi geçen şirketlerin adresleri kontrol edildiğinde adreslerde başkaca iş yerlerinin olduğu tespit edildiğini, açıklanan nedenlerle davalıların meşru hak sahibi olmadığının tespiti ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini. talep ve dava etmişlerdir.
Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLER
:
Çeklere ilişkin görüntüler, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası .... ATM ... esas sayılı dosyası, .... ATM ... esas sayılı dosyası, .... ATM ... esas sayılı dosyası, .... ATM ...esas sayılı dosyası, ... CBS ... soruşturma sayılı dosyası, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Mali müşavir bilirkişi... tarafından sunulan bilirkişi raporuna göre; Dava konusunun, keşidecisi davacı şirket olan ve dava dışı .... San. Tic. Ltd. Şti.'ye verilen ... ... şubesine ait ... seri numaralı 31.01.2023 vade tarihli 80.000,00 TL bedelli çek yönünden davacı yanın borçlu olmadığının tespiti talebinden ibaret olduğu, davacının 2022-2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre; Dava dışı .... San. Tic, Ltd. Şti. ile olan cari münasebetini 320. Satıcılar hesap kodunda takip ettiği, dava konusu olan ... ... şubesine ait ... seri numaralı 31.01.2023 vade tarihli 80.000,00 TL bedelli çekin davacı tarafından dava dışı .... San. Tic. Ltd. Şti.'ye ticari ilişki sebebiyle verilmiş olduğu, ekstre bitim tarihi (31.12.2022) itibariyle davacı yanın dava dışı şirkete 55.346,73 TL cari hesap bakiye borçlu durumda olduğu, davalı yan 04.12.2023 günü saat 15:30'da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz etmediği, Dava konusu somut olayda uyuşmazlığın, keşidecisi davacı şirket olan ve dava dışı .... San. Tic. Ltd. Şti'ye verilen ... ... şubesine ait ... seri numaralı 31.01.2023 vade tarihli 80.000,00 TL bedelli çek yönünden davacı yanın borçlu olmadığının tespiti noktası toplandığı, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde dava konusu olan ... ... şubesine ait ... seri numaralı 31.01.2023 vade tarihli 80.000,00 TL bedelli çekin davacı tarafından dava dışı .... San. Tic. Ltd. Şti.'ne ticari ilişki kapsamında verilmek suretiyle kayıtlara alındığı görüldüğü, çekin dava dışı şirkete verildiğine dair ... Şirketi tarafından imzalı ve kaşeli 30.09.2022 tarihli tahsilat makbuzunun dosyaya ibraz edildiği, davalı tarafından herhangi bir ticari defter ve belge ibraz edilmediği, Neticeten, mevcut belgeler ışığında davacı şirketin dava konusu çeki dava dışı .... San. Tic, Ltd. Şti.'ye ticari ilişki gereği verildiği anlaşılmış olup davacı yanın dava konusu ... ... şubesine ait ... seri numaralı 31.01.2023 vade tarihli 80.000,00 TL bedelli çek yönünden borçlu olup olmadığı ve .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takip dosyasının davacı şirket yönünden iptalinin gerekip gerekmediği ile ilgili son karar nihai takdirin Mahkememize ait olacağının görüş ve kanaatine varılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı ... şirketi tarafından davacı, davalı ... şirketi ve dava dışı ... şirketi hakkında 80,00TL asıl alacak 8.000,00TL çek tazminatı, 2.497,53TL işlemiş faiz, 240,00TL komisyon olmak üzere 90.737,53TL üzerinde takip başlatıldığı görülmüştür.
.... ATM ...esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davaya konu çek hakkında dava dışı ... şirketi tarafından açılan istirdat davası sonucunda çekte cirosu bulunan şirketler ile keşideci ve lehdarın ticari ilişkilerinin bulunmadığı, çeklerin kargoda çalındığı tespiti ile çekin davacıya iadesine karar verildiği görülmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE
:
Dava, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ... ... şubesine ait 31.01.2023 keşide tarihli, ... seri numaralı 80.000,00 TL bedelli çekin çalındığından bahisle keşideciye başvurulamayacağından bahisle menfi tespit istemine ilişkindir. İcra dosyasına göre tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır.
Menfi tespit davası ile ilgili genel bir açıklama yapılmasında ve ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır: Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu (İİK)'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi icra takibinden sonrada ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür.
Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesindeki, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemenin, çeki elinde bulunduran kişinin geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi durumunda ancak çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmesi durumunda iade ile mükelleftir.
Dosya kapsamında toplanan delillerden somut olayda; davacı taraf ... ... şubesine ait 31.01.2023 keşide tarihli, ... seri numaralı 80.000,00 TL bedelli çekte dava dışı lehdara ait imzanın lehdara ait olmadığını, lehdar cirosunun sahte olduğunu, ciro zincirinde kopukluk olması sebebi ile kopukluktan önceki lehdar ve keşideciye başvurulamayacağını savunmuştur. .... ATM ...esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davaya konu çek hakkında dava dışı ... şirketi tarafından açılan istirdat davası sonucunda çekte cirosu bulunan şirketler ile keşideci ve lehdarın ticari ilişkilerinin bulunmadığı, çeklerin kargoda çalındığı tespiti ile çekin davacıya iadesine karar verildiği anlaşılmıştır. Tarafların ve çekte cirosu bulunan ilgili şirketlerin ticaret sicil müdürlüğü ve vergi kayıtları üzerinde mahkememizce yapılan inceleme ile davacı ile davalı ve diğer ciranta şirketler ve kişiler arasında dava konusu çeklere dayalı mevcut bir ticari ilişkinin bulunmadığının tespit edildiği, davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle davalıya geçtiği ve davalı tarafından bankaya ibraz edildiği görülmüş, bunun üzerine UYAP’nda yapılan tespitler itibariyle, davalı taraf hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporu ile de davaya konu çekin davacı ve dava dışı ... şirketi arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenerek verildiği, diğer kişi ve şirketler ile herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, davalı ve diğer cirantalar tarafından dava konusu çeklerin haklı olarak iktisap edildiğini ispata yarar belge ve ticari kayıtların sunulmadığı davalı şirketin ve dava dışı ciranta şirketlerin ise gayri faal şirketler olduğu açık olup dava konusu çeklerin ticari ilişki kapsamında davalının eline geçmediği, haksız iktisap suretiyle ele geçirilen çeklerin davalı tarafından haksız şekilde tahsil edilmeye çalışıldığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2021 tarih ███████-2738 Esas, █████████ Karar sayılı içtihadında da belirtildiği haliyle davalının dava konusu çekleri ticari ilişki kapsamında elde ettiğini ortaya koyamadığı ve dava konusu çeklerin haksız şekilde iktisap edilmek suretiyle tahsile çalışıldığı, davalı şirketin yetkili hamil olmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında davaya konu çekte sebebi ile davacının davalı ve diğer cirantalarla ticari ilişkisinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-).... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ... ... şubesine ait 31.01.2023 keşide tarihli, ... seri numaralı 80.000,00 TL bedelli çek nedeni ile davacının davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-) 16,000,00TL kötüniyet tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 5.464,80TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.366,20TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 4.098,60TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 4.204,70TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
█████/2025
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!