6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunda, bıçağın sustalı veya kelebek bıçak niteliğinin tespiti ile kastın araştırılması için eksik soruşturma nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, kesici nitelikteki bir bıçağın 6136 sayılı kanun kapsamında yasak niteliğe haiz olup olmadığının tespiti için susta tertibatı veya kelebek bıçak niteliğinin yeniden bilirkişi incelemesiyle detaylıca belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak, özellikle kelebek bıçakların İçişleri Bakanlığı görüşüyle serbestçe alınıp satılabilir nitelikte olabileceği ve suçun oluşması için kastın varlığının önemi dikkate alınmadan eksik soruşturma ile verilen mahkumiyet ve müsadere kararını, suç vasfının doğru tayini ve adil yargılama için gerekli araştırmaların tamamlanması gerektiği gerekçesiyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ
: 6136 sayılı Yasaya aykırılıkHÜKÜM
: Hükümlülük ve müsadereGereği görüşülüp düşünüldü
:Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Ekspertiz raporunda, 9,1 cm uzunluğunda, sivri uçlu, tek ağızlı, delici ve kesici nitelikteki namlusunun kabzeye yakın bir yüzeyinde "taurus usa staınless" ibaresi ile kabzesinin sırt kısmında feneri bulunduğu belirtilen bıçağın, susta tertibatı bulunup bulunmadığı ve kelebek bıçak vasfında olup olmadığı konusunda bir düşünceye yer verilmeden, sustalı çakı olup 6136 sayılı Kanunun 4. maddesine göre yasak niteliğe haiz bıçaklardan olduğu açıklanmakta ise de; suça konu bıçak hakkında yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, basıldığında ikinci elin yardımı olmaksızın kendiliğinden namlunun açılmasını sağlayan susta tertibatı bulunup bulunmadığı ve kelebek bıçak niteliğinde olup olmadığı saptanarak, kelebek bıçak olup da 6136 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde İçişleri Bakanlığının 02.08.1995 gün 177533 sayılı yazılarında belirtilen kelebek bıçakların 6136 sayılı Kanun kapsamına girmeyen 2521 sayılı Kanunun 3. maddesine göre ithal ve imaline izin verilen av bıçağı niteliğinde bıçaklardan olduğu yolundaki açıklamaları ile bu bıçakların serbestçe alınıp satılmaları ve 5237 sayılı TCK.nun 21. maddesindeki "suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır" hükmü de gözönüne alınarak müsnet suçun oluşup oluşmadığının ve suç niteliğinin buna göre tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5230 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 12.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.