Adana BAM 9. Hukuk Dairesi, Kahramanmaraş depremlerinde zayi olan ticari defterler için açılan zayi belgesi davasının hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf başvurusunu değerlendirmiştir.
Özet: Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde İskenderundaki evinin ağır hasar alıp yıkılması sonucu 2020-2022 yıllarına ait ticari defter ve belgelerini kaybeden davacının zayi belgesi verilmesi talebiyle açtığı dava, ilk derece mahkemesince Türk Ticaret Kanununun 82/7 maddesindeki 30 günlük hak düşürücü sürenin, deprem nedeniyle verilen uzatmalara rağmen 31 Temmuz 2023 tarihinde sona ermesi ve davanın 27 Mart 2024 tarihinde açılması nedeniyle süresinde olmadığından usulden reddedilmiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ... Esas ... Karar
DAVACI
: ... -...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
DAVANIN KONUSU
: Zayi Belgesi Verilmesi
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... isimli ve ... Mahallesi ... Bulvarı No:187/la ... adresli şahıs şirketini kurduğunu, 2022 yılında şirketini kapattığını, müvekkilinin şirketini kapatması neticesinde muhasebeci uhdesinde muhafaza edilen evrakları, muhasebecisinden bizzat teslim aldığını ve şirket evraklarını kendi evinde muhafaza ettiğini, 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş Merkezli 7.7 ve 7.6 şiddetli depremlerde İskenderun'da ikamet ettiği müvekkilinin muhasebecisinden almış olduğu evrakları muhafaza etmekte iken 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen deprem sonucunda evinin ağır hasarlı olması nedeniyle eşyalarını dahi alamadan evini terk etmek zorunda kaldığını, ailesi birlikte ...'e daha sonrasında ise farklı bölgelere giderek uzun süre farklı bölgelerde yaşamak zorunda kaldığını, ağır hasarlı binalara girmek ve bu binalardan herhangi bir eşya almak şuanda olduğu gibi, deprem döneminde de yasak olduğunu, müvekkilini kiracı olarak bu evde Mart 2021 ile 06 Şubat 2023 tarihli depreme kadar oturmuş olduğunu, yaşanan süreçte binaların hasar durum tespitlerinin belirsiz olması binaların ağır hasarlı olmasına ilişkin itirazların yapılması için itiraz süreçlerinin belirsizliği/itiraz süreçlerinin başlamamış olması, İdari Mahkemesine başvuru gibi hukuki yolların henüz tükenmemiş olması ve ağır hasarlı binaların akıbetinin tam olarak bilinmemesi sebebiyle müvekkilini evine giremediği, evinin yıkıldığını ve dolayısı ile evrakların zayi olduğunu yakın tarihte tesadüfen öğrendiğini, müvekkiliin kurmuş olduğu şahıs şirketinin 2020-2021-2022 yıllarına ait tüm defter, fatura ve sair belgelerinin tüm kanuni defter ve belgelerinin) zayi olduğuna ilişkin olarak Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi ile 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10.maddesinin (22) no.lu fıkrasında belirtilen hükümler çerçevesinde müvekkilime zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Yapılan incelemede, davacının 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş Merkezli 7.7 ve 7.6 şiddetli depremlerde İskenderun'da ikamet ettiği ve muhasebecisinden almış olduğu evrakları muhafaza etmekte iken 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen deprem sonucunda evinin ağır hasarlı olması nedeniyle eşyalarını dahi alamadan evini terk etmek zorunda kaldığı, ailesi birlikte ...'e daha sonrasında ise farklı bölgelere giderek uzun süre farklı bölgelerde yaşamak zorunda kaldığı, sonrasında hasarlı evin yıkılması nedeniyle 2020-2021 ve 2022 yıllarına ait Yevmiye Defterleri,2020 -2021 ve 2022 yıllarına ait Defter- i Kebirleri, 2020- 2021 ve 2022 yıllarına ait Envanter Defterleri 2020 - 2021 ve 2022 yıllarına ait Alış Faturaları, Satış Faturaları ve Gider Faturalarının zayi olduğu iddiasıyla eldeki davanın açıldığı, TTK'nun 82/7. maddesinde tacirin, ziyai öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyeceğinin öngörüldüğü, huzurdaki davanın deprem olayının meydana geldiği tarihten sonra yasa ile belirlenen 30 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra █████/2024 tarihinde açıldığı, 10 Şubat 2023 tarihli resmi gazetede yayınlanan █████/2023 tarihli ve 6785 Sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla █████/2023 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle OHAL ilan edilen illerde dava açma, icra takibi başlatma vs. sürelerin █████/2023 (bu tarih dahil) tarihinden █████/2023 (bu tarih dahil ) olmak üzere durduğu belirtildiği, yine █████/2023 tarihinde Kahramanmaraş İlinde meydana gelen depremler nedeniyle çıkarılan 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun █████. Maddesinde ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair 7440 Sayılı Kanun Genel Tebliğinin 15. Maddesinde █████/2023 tarihine kadar bu sürenin uzatıldığı, buna göre dava tarihi olan █████/2024 itibariyle hak düşürücü sürenin dolduğu ve davanın süresi içerisinde açılmadığı anlaşılmakla davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin █████████ esas ve █████████ karar sayılı kararı, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin █████████ esas ve █████████ karar sayılı kararı
) -Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, ... "şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece somut delilleri dayanmaksızın yeterli açıklama yapılmadan dosyadaki bilgi ve belgelerin tartışılmadan gerekçeli kararda tanık beyanlarına dahi yer verilmeden verilen kararın hatalı olduğunu, hasar durum tespitlerinin belirsiz olması binaların ağır hasarlı olmasına ilişkin itirazların yapılması için itiraz süreçlerinin belirsizliği itiraz süreçlerinin başlamamış olmaması idare mahkemesin başvuru gibi hukuki yolların henüz teklenmemiş olması ve ağır hasarlı binaların akıbetinin tam olarak bilinmemesi sebebiyle müvekkilin eve girememiş ve depremden dolayı uzun süre şehir dışında yaşamak zorunda kalan müvekkilinin geçmişte kiracı olduğu evin yıkıldığını ve dolayısıyla evrakların zayi olduğunu dava açılmadan kısa bir süre öne tesadüfen öğrendiğini ve öğrenmesinin ardından iş bu davayı açtığını söyleyerek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından, müvekkilinin "... Mahallesi ... Bulvarı No:187/la ..." adresinde faaliyet gösteren ticari işletmesini 2022 yılında kapatması neticesinde muhasebecisinden aldığı evrakları İskenderun ilçesindeki ikametinde muhafaza ettiği, █████/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle ağır hasar alan evini terk ederek başka şehirde ikamet etmek zorunda kaldığı, ağır hasarlı evinin daha sonra yıkılması sonucunda 2020-2021-2022 yıllarına ait tüm defter ve faturalar ile sair belgelerinin zayi olduğu, evinin yıkıldığını daha sonra tesadüfen öğrendiği ileri sürülerek zayi belgesi verilmesi talep edilmiş, mahkemece davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK.nun 355. maddesi gereğince davacının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın (7417 sayılı kanunla değişik) 82/7.maddesinde "bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava ... açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." hükmüne yer verilmiştir.
7440 numaralı █████/2023 kabul tarihli Resmi Gazete'nin █████/2023 tarihinde yayımlanan Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10.maddesinin 22.fıkrasında ise "█████/2011 tarihli ve 6102 sayılı TTK'ya ve 213 sayılı Kanuna göre tutulması ve tasdiki zorunlu defterleri ile kullanmak mecburiyetinde bulunduğu belgeleri █████/2023 tarihinde Kahramanmaraş ilinde meydana gelen depremler nedeniyle zayi olan mükellefler durumu öğrendiği tarihten itibaren █████/2023 tarihine kadar (bu tarih dahil) yetkili Mahkemede kendisine bir belge verilmesini isteyebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı tarafından, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan deprem nedeniyle talebe konu belge ve defterlerin zayi olduğunun iddia edildiği, davacının talebine konu ticari defter ve belgeleri muhafaza ettiğini bildirdiği "... Mahallesi ... Sokak No:6 J ..." adresindeki bina hakkında 23.05.2023 tarihinde yıkım işlemi yapıldığına dair tutanak düzenlenmiş olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 82/7.maddesinde zayi nedeniyle açılacak davalarda 30 günlük hak düşürücü sürenin ziyanın öğrenildiği tarihte başlayacağının düzenlendiği, █████/2023 tarihinde meydana gelen deprem sebebiyle açılacak zayi belgesi verilmesine ilişkin davalar bakımından bu sürenin 7440 sayılı yasanın 10.maddesinin 22.fıkrası gereğince █████/2023 tarihine kadar uzatıldığı, eldeki davanın 27.03.2024 tarihinde açıldığı dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin dolduğu ve davanın süresi içerisinde açılmadığı, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, HMK 320. Maddesi gereğince duruşma açılmadan karar verilebileceği, bu durumda İlk Derece Mahkemesi'nce davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 187,80.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-HMK. 333 maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5)-İnceleme duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin İlk derece Mahkemesince YAPILMASINA,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Başkan
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Katip
...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!