İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinde Ticari Satıştan Doğan Alacak İçin İcra Takibine İtirazın İptali Davasında Bilirkişi Raporları Işığında Borcun Durumu
Özet: Bu hukuki evrak, davacının ticari satıştan kaynaklanan alacakları tahsil edememesi üzerine başlattığı 348.648,30 TL tutarındaki icra takibine davalının itiraz etmesi ve arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kalmasıyla açılan bir itirazın iptali davasını konu almaktadır; davacı, itirazın iptali, takibin devamı ve ticari temerrüt faizi ile icra inkar tazminatı talep ederken, davalı borcun bulunmadığını, faturaların tek başına delil olmadığını ve taleplerin fahiş olduğunu savunmakta olup, mahkemece alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve davalının takip konusu faturalardan kaynaklı olarak davacıya 347.706,46 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından sunulan █████/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, davalıdan satın alınan ürünlerin bedelini tahsil edememesi nedeniyle .... İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasıyla 348.648,30 TL alacak için icra takibi başlattığını, davalının borca ve takibe itiraz ederek süreci durdurduğunu, icra takibinin devamı ve itirazın iptali için arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalının borçlu olduğunu gösteren faturalar, ticari defter kayıtları ve tanık anlatımlarıyla bu durumun ispatlanacağını, yapılan itirazın kötü niyetli olduğunu, davalının borca itirazının iptaliyle takibin devamına, borç tutarına fatura tarihlerinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine, davalının asıl alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini. talep etmiştirDavalı vekili tarafından sunulan █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafin, .... İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, ardından davacı tarafın arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kalması üzerine mahkemeye başvurduğunu, ancak davalının belirtilen miktarda borcunun bulunmadığını, cari hesap ekstresi dayanağının geçersiz olduğunu, davacının alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, borcun likit olmadığı ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, faiz taleplerinin fahiş olduğunu, faturaların tek başına borcun varlığını kanıtlamadığını, teslim belgesi bulunmadığını, ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda borcun mevcut olmadığının tespit edileceğini, bu nedenle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: Arabuluculuk son tutanağı, .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyası, Alacağa ilişkin faturalar, Hesap ekstreleri, Bilirkişi raporu, Bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 348.648,31TL faturadan kaynaklı asıl alacak ve 25.113,42TL işlemiş faizin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (█████/2024) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte █████/2024 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan bilirkişi raporunda; Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturalardan kaynaklı oluşan 348.648,31 TL asıl alacağın, 25.113,42 TL işlemiş faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için Mahkemece yazılan talimat sonucunda aldırılan tarihsiz bilirkişi raporunda; “...Takdir Mahkemenizin olmakla birlikte yapılan incelemede davalı ile davacı arasında mal alımı satımdan kaynaklı ticari ilişki olduğu icra takibine konu faturaların davacının yasal defterinde kayıtlı olduğu davalının 10.03.2024 tarihi itibariyle 730.511,72 TL davacıya borçlu olduğu tespit edilmiş ve icra takip asıl alacak yönünden talebinin yerinde olduğu kararına varıldığı...” tespitleri yapıldığı, davalı defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2023 yılı E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, E-Defter uygulamasında yalnız Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, 2023-2024 yılları envanter defteri açılış tasdikinin süresi içinde yapıldığı, davacı 2023 ve 2024 yıllarında tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, ilgili yıllara ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davalının incelenen ticari defterlerine göre, davalı 320. Satıcılar hesap kodu altında davacı ile olan cari ilişkilerini takip ettiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların tamamı bu hesap üzerinden işlenmiştir. Bu faturalardan kaynaklı borçlar nedeniyle, davacının davalı yana takip tarihi (29.03.2024) itibarıyla toplam 347.706,46 TL borçlu olduğu tespit edildiği, Mahkemece talimat yoluyla aldırılan tarihsiz bilirkişi raporu ve eklerinde, cari hesap ekstresi ve ilgili belgeler hakkında detaylı bilgiye yer verilmemesi nedeniyle, davalının ticari defterleri ile davacının ticari defterleri arasında karşılaştırma yapılamamış ve bu nedenle cari hesap farklılığı tespit edilemediği, ancak davalının ticari defter kayıtlarının, davacının alacak talebini karşıladığı görüldüğünden, cari hesap farklılığı üzerinde durulmasına gerek olmadığı kanaati edinildiği, tarafların 2023 ve 2024 yılları BA/BS formlarının birebir uyumlu olduğu görüldüğü, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların, E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği. davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu olan faturaların, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında verilen ürün bedeline istinaden düzenlendiği, takibe konu faturalar tarafların BA-BS bildirimlerinin birebir uyumlu olması ve faturaların tamamı davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görüldüğünden taraflar arasında takibe konu faturalar ihtilafın uyuşmazlığın kalmadığı ve düzenlenen tüm faturaların davalının bilgisi ve kabulü dahilinde olduğu kanaatine varıldığı, davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, ayrıca dava konusu ödeme emrinde TTK 1530. maddesi yönünden bir talebin de yer almadığı, takip tarihi itibariyle davacının 25.113443 TL işlemiş faiz talebinin dayanağı bulunmadığından, takip tarihi itibariyle işlemiş faiz yönünden alacağının bulunmadığının kabulünün gerekeceği,Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan incelemeler doğrultusunda, davacı tarafın talimatla incelenen kendi ticari defterlerine göre davalıdan 730.511,72 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, tarafımca davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, takibe konu tüm faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu faturalardan kaynaklı, takip tarihi (29.03.2024) itibarıyla davalının davacı tarafa toplam 347.706,46 TL borçlu olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.Serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi Ersen Kaplan tarafından sunulan bilirkişi ek raporunda; Takdir Mahkemenizin olmakla birlikte yapılan incelemede davalı ile davacı arasında Mal alımı-satımdan kaynaklı ticari ilişki olduğu icra takibine konu faturaların davacının yasal defterinde kayıtlı olduğu davalının 10.03.2024 tarihi itibariyle 730.511,72-TL davacıya borçlu olduğu tespit edilmiş ve icra takip asıl alacak yönünden talebinin yerinde olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇEDava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ticari ilişki kapsamında temin ettiği hizmetlerden doğan müteaddit faturalardan kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; tarafların incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı ve davalı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davacı şirket tarafından davaya konu faturaların e-fatura olarak düzenlediği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu faturayı davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, davaya konu faturaların davacı ve davalının ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davacı ve davalının BA-BS formları ile birebir uyumlu olarak bildirim yapıldığı, davalı tarafında faturalara yapılan bir itiraz bulunmadığı ve kayıtlarına almış olduğu anlaşılmakla davacı taraf borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) sebebi ile (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığı anlaşılmış olup işlemiş faiz talebi yönünden yapılan incelemede ise her ne kadar bilirkişi raporu ile faiz hesaplaması yapılmamış ise de TTK 1530/4-a gereği davacının işlemiş faiz talep edebileceğinden takibe konu faturalar üzerinde yapılan incelemede, davacı her bir fatura için ayrı ayrı faiz talebinde bulunmamış, birden fazla faturayı kapsayacak şekilde toplu olarak faiz talebinde bulunduğundan her fatura için tek tek faiz hesaplaması yapılması mümkün olmadığından en son düzenlenen fatura tarihinden itibaren TTK 1530 kapsamında faiz hesaplaması yapılmış ve 348.648,30TL*25 gün(█████/2024-█████/2024)*44,25 yıllık faiz oranı/36500=10.566,91TL işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmış ve davalının, davacıya toplamda 348.648,30TL asıl alacak, 10.566,91TL işlemiş faiz yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın kısmen iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: % 96,11 )HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davanın kısmen Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 348.648,30TL asıl alacak ve 10.566,91TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 359.215,21TL üzerinden takip talebindeki şartlarda kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,2- Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 69.729,66TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,3-Alınması gereken harç 24.537,99TL olduğundan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 20.452,75TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 4.085,24TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil marifetiyle temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 57.474,43TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri ve posta giderinden ibaret toplam 9.960,40TL yargılama giderinin kabul oranına göre 9.572,94TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,7-Dava kısmen reddedildiğinden ve davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 14.546,52TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,9-Arabuluculuk başvuru dosyasından yapılmış olan 3.600,00-TL yargılama masrafının 3.459,96TL sinin davalıdan, 140,04TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,10-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2025 10:53:22Katip ...E-İmzalıdırHakim ...E-İmzalıdır