Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinde eser sözleşmesinden kaynaklanan avans alacağının tahsili ile kefillerin sorumluluğunun incelendiği istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki belge, bir yüklenici şirketin, feshedilen 2013 tarihli eser sözleşmesi kapsamında alt yüklenici firmaya yapılan ve geri alınamayan 5.167.665,09 TL tutarındaki avans ödemelerinin tahsili amacıyla, alt yüklenici ile birlikte sözleşmeye 500.000 TL limitle kefil olduğu iddia edilen iki şahsa karşı açtığı alacak davasına ilişkin istinaf incelemesini özetlemektedir; dava sürecinde bireysel davalılar sözleşmeyi şahit sıfatıyla imzaladıklarını ve kefil olmadıklarını savunmuş, ancak ilk derece mahkemesi onları kefil olarak değerlendirmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No
: ████████ - Karar No:████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ E-████████ K
DAVANIN KONUSU
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: 22.04.2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: 22.04.2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili
: Müvekkili şirket ile davalılardan ... Yapı… Ltd.Şti. arasında █████/2013 tarihli Yüzüncü Yıl Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaat Yapım İşine ilişkin taşeron sözleşmesi imzalandığını, davalılar ... ile ...'in ise sözleşmeye 500.000,00TL limitle kefil olduklarını, davalı şirketin sözleşme ile taahhüt etmiş olduğu yükümlülüklerini süresi içinde yerine getirmediğini, müvekkili tarafından keşide edilen Ankara 18. Noterliğinin █████/2015 ve 14.03.2016 tarihli ihtarnamelerle sözleşmeyle yüklenilen edimlerini eksiksiz olarak ifa etmesi aksi halde sözleşmenin haklı sebeple tek taraflı olarak feshedileceğinin bildirildiğini, davalının ihtara uymaması üzerine müvekkilince keşide edilen Ankara 40. Noterliğinin █████/2016 tarih ve 23579 yevmiye numaralı ihtarnameyle sözleşmenin tek taraflı ve haklı nedenle feshedildiğinin bildirildiğini, feshedilmiş olan sözleşmeye dayanılarak davalı şirkete kullandırılmış olan avans ödemelerinden kaynaklı cari hesap alacaklarının tazmini konusunda işbu davanın açıldığını, müvekkili şirketin muavin defter kaydı örneğinden de anlaşılacağı üzere █████/2013 tarihli taşeron sözleşmesi kapsamında davalı şirkete yapılmış olan ancak geri tahsil edilemeyen avans ödemelerinden kaynaklı cari hesap alacağının toplam tutarının dava tarihi itibariyle 5.167.665,09 TL olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.167.665,09 TL fazla ödemenin işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tamamı oranında, davalılar ... ile ...' den ayrı ayrı yüklendikleri 500.000,00 TL kefalet miktarları oranında müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılarca cevap dilekçesi sunulmamış olup 05.10.2017 tarihli duruşmada; davalı ... ile davalı şirket vekili "müvekkilim ... davacı şirkette ve davalı şirkette işçi olarak çalışmaktadır, 500.000,00 TL'lik sözleşmeye kefil olacak maddi gücü yoktur, şahit sıfatıyla imzalamıştır, ayrıca fesih şartları oluşmamıştır, geçici kabulü de yapılmıştır, ayrıca %25 kesinti yapılmıştır, işi götürü olarak yapılıp teslim edildiği halde işin hakedişleri ödenmemiştir, davanın reddini istiyoruz", davalı ..." Sözleşme altındaki imza bana aittir ancak avukatımın beyanda geçtiği üzere şahit olarak imzaladım, davacı ve davalı şirkette SGK'lı olarak çalıştım, kefilliği kabul etmiyorum", davalı ...'in "Sözleşme altındaki imza bana aittir ancak sözleşmeyi şahit olarak imzaladım, davalı ... şirketinde SGK'lı olarak çalıştığım sırada imzalattırıldı, kefilliği kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.
İlk derece mahkemesince
: Davanın eser sözleşmesinde fazla ödenen tutarın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı vekilinin delilerini bildirdiği, █████/2013 tarihli taşeronluk sözleşmesini sunduğu, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesitesinden yapılan işe ilişkin hakediş tutanakları, geçici kabul tutanağının getirildiği, davalı şirket defterlerini sunmadığından davalı şirket defterleri üzerinde inceleme yaptırılamadığı, davacı şirket ile davalılardan ... Yapı İnşaat...Ltd.Şti. arasında imzalanan █████/2013 tarihli taşeronluk sözleşmesinin incelenmesinde; davalılar ... ile ...'in sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladıkları, kefalet limitlerinin 500.000,00TL olduğu, sözleşmeye göre asıl işverenin Üniversite, davacı şirketin yüklenici, davalı şirketin ise taşeron oldukları, sözleşmenin konusunun idare ile işveren arasında imzalanan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaatı Yapım İşine ait imalatların malzeme dahil anahtar teslim olarak götürü bedelle yapılması işi olduğu, işin 13.745.000,00 TL + Fiyat Farkı + KDV götürü bedelle anahtar teslim yapılacağı, işteki artış azalmanın idarenin işverene uygulandığı oranda taşerona uygulanacağının kararlaştırıldığı, █████/2017 tarihli duruşmaya katılan davalılar ... ve ... vekilinin, müvekkili ...'in davacı şirkette ve davalı şirkette işçi olarak çalıştığını, 500.000,00 TL'lik sözleşmeye kefil olacak maddi gücü bulunmadığını, sözleşmeyi şahit sıfatıyla imzaladığını, fesih şartlarının oluşmadığını, geçici kabulün yapıldığını, ayrıca %25 kesinti yapıldığını, işin götürü olarak yapılıp teslim edildiği halde işin hakedişlerin ödenmediğini belirterek davanın reddini istediği, aynı tarihli duruşmaya katılan davalı ..., sözleşmeyi şahit olarak imzaladığını, davacı ve davalı şirkette SGK'lı olarak çalıştığını, kefilliği kabul etmediğini beyan ettiği, aynı tarihli duruşmaya katılan davalı ...’nin, sözleşmeyi şahit olarak imzaladığını davalı ... şirketinde SGK'lı olarak çalıştığı sırada imzalattırıldığını, kefilliği kabul etmediğini beyan ettiği, yargılama aşamasında davacı şirketin Ankara Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ sayılı dosyasında █████/2019 tarihinde iflasına karar verildiğinin davacı vekili tarafından bildirildiği, müflis şirketin tasfiye işlemlerinin Ankara İflas (21. İcra) Dairesi Müdürlüğünün ███████ sayılı dosyası ile yürütüldüğü, 25.07.2019 tarihinde yapılan ilk alacaklılar toplantısında alınan karar ile İflas İdaresine müflisin taraf olduğu davaları ve icra takiplerini takip etmek üzer avukat atama yetkisi verildiği, iflas kararının kesinleştiği, ikinci alacaklılar toplantısının yapılmış olduğunun yazışmalardan anlaşıldığı, bilirkişi kurulundan alınan rapor ve itirazlar da dikkate alınarak ek rapor alındığı, Türk Borçlar Kanunu 583. maddesinde;" Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır..." hükmünün mevcut olduğu, dosya kapsamına, toplanan delillere, bilirkişi raporuna göre; davacı şirket ile davalılardan ... Yapı İnşaat ...Ltd.Şti arasında █████/2013 tarihli Yüzüncü Yıl Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaat Yapım İşi Taşeron Sözleşmesi imzalandığı, davalı şirketin, taşeron sözleşmesi ile taahhüt etmiş olduğu yükümlülüklerini süresi içinde yerine getirmediği gerekçesi ile davacı şirket tarafından keşide edilen Ankara 40. Noterliğinin █████/2016 tarih ve 23579 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle sözleşmenin tek taraflı ve haklı nedenle süresiz bir şekilde feshedilmiş olduğunun bildirildiği, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğü Yapı İşleri Teknik Daire Başkanlığı'nın █████/2017 tarihli cevabi yazısında; yükleniciye 22 nolu hak ediş ile toplam 14.037.517,16 TL tutarında ödeme yapıldığı ve işin %92,80 seviyesinde teslim alındığı, daha sonra yüklenicinin ekonomik acz içinde olması ve talebi üzerine geri kalan eksikliklerin idare tarafından yüklenici namı hesabına tamamlatılarak geçici kabulünün yapıldığı bildirildiğinden davalı tarafından işin tamamlanmadığının anlaşıldığı, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı şirketin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalat tutarının 16.130.202,44 TL olduğu, davacı tarafından yapılan 19.499.080,65 TL ödeme, çek ve kesinti yapıldığı, bu tutardan davalı taşeron masrafı ve iade olunan çekler tutarı 654.071,76 TL düşüldükten sonra davalının hakedişlere karşılık aldığı tutarın 19.499.080,65 TL- 654.071,76 TL = 18.845.008,89 TL olduğu bu tutardan davalı şirketin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği 16.130.202,44 TL imalat tutarının mahsubu sonucu 18.845.008,89 - 16.130.202,44 = 2.714.806,45 TL davacı tarafın davalı şirkete fazla ödemesi olduğu, davacı tarafın fazla ödeme tutarını dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten talep edebileceği anlaşıldığından davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verildiği, █████/2013 tarihli sözleşmede, davalılar ... ve ...'in el yazıları ile kefalet tutarlarını ve kefalet tarihini kendi el yazılarıyla belirtmediklerinden Borçlar Kanunu 583. maddesine göre kefaletleri geçersiz olduğu anlaşıldığından davalılar ... ve ... haklarındaki davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... Yapı İnş.San.Tic.Ltd.Şti. hakkındaki davanın kısmen kabulüne 2.714.806,45 TL nin dava tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın tam kabulünün gerektiğini, dava dilekçesi ekinde de sundukları muavin defter incelendiğinde, davalının avans ödemeleri ile ilgili cari hesap borcunun dava değeri olan 5.167.665,09 TL olduğunun anlaşıldığını, bilirkişi raporlarına sunulan itirazlar da dikkate alındığında davanın tam kabulünün gerektiğinin açık olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, mahkemece gerekçeli kararda da belirtildiği üzere, davalılarca cevap dilekçesi ibraz edilmediğini, hiçbir duruşmaya katılım sağlanmadığını, bu anlamda davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya, yerleşik içtihatlara uygun olmadığını, belirtilen emsal karar doğrultusunda emek ve mesaisi olmayan davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, kefil olarak görünen kimseler yönünde davanın reddi ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olmadığını, zira sözleşme serbestisi gereği, kefillerin sözleşmeyi bildiği ve kabul ettiğinin kabulü gerektiğini, aksi durumun sözleşme serbestisine aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, fazla ödeme alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davalılar ... ve ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... Yapı İnşaat...Ltd.Şti. hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına ve özellikle davalı ... ile davalı ... Yapı İnşaat...Ltd.Şti.'ne vekaleten Av. ...'ın 05.10.2017 tarihli duruşmaya vekil olarak katıldığının anlaşılmasına, taraflar arasındaki sözleşmedeki davalılar ... ile ...'in kefaletlerinin TBK'nun 583.maddesindeki düzenleme kapsamında geçersiz kabul edilmesinin ve mahkemesince yargılamada alınan dosya kapsamına uygun ve denetlenebilir nitelikte bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 22.04.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!