Kamulaştırma bedeli artırımı, zarar ve munzam zarar tazminatı talepli davada, taşınmazın kamulaştırma süreci devam ederken iktisap edilip idari yargı kararının kesinleşmesi sonrası açılan davanın temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, doğalgaz boru hattı irtifak hakkı tesis edilmesiyle sanayi tesisinde üretim, genişleme ve rekabet gücü kaybı gibi ciddi zararlar oluştuğunu iddia eden davacının, kamulaştırma bedelinin artırılması, zarar ziyan ve munzam tazminat talebiyle açtığı davanın, ilk derece mahkemesinin ret kararının Yargıtayca bozulması sonrasında yerel mahkeme tarafından kısmen kabul edilmesi üzerine, taraflarca yapılan temyiz başvurularının Yargıtayda duruşmalı olarak incelenme aşamasını belgelemektedir.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ Esas, ████████ Karar
    KARAR
    : Kısmen kabul
    Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması, kamulaştırma nedeniyle taşınmazda meydana gelen zarar ziyanın tazmini ve munzam zararın tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
    Taraf vekillerince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.03.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
    Duruşma günü davacı asıl yetkili temsilcisi ... ile vekili Avukat ... ve davalı idare vekilleri Avukat ..., ..., ..., ... gelmişlerdir.
    Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
    Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın idare tarafından belirlenen kamulaştırma bedelinin artırılması gerektiğini, dava konusu taşınmazda boş ve geniş alan varken boru hattını buradan geçirmeyerek doğrudan doğruya müvekkil fabrikasından, çalışma alanından ve genişleme alanından geçirerek, kamulaştırma işlemini aşarak haksız fiile dönüşerek bedel ödemekle bile karşılanmayacak derecede bir zarar verdiğini, mahallinde yapılacak keşif ve inceleme sonucunda dava konusu taşınmaza inşaat yapılmaması, genişleyememesi nedeniyle mermer fabrikasının faaliyetinin ciddi şekilde engellendiğini ve hatta çalıştırılmasının mümkün olmaması nedeniyle üretim ve satışlarında düşüş meydana geldiğini, genişlemek ve kendisi için zorunlu faaliyet alanının yapılabilmesi için faaliyet şeklinin değiştirilmesi, vinç ve kesici cihazların yerlerinden sökülerek başka tarafa nakledilmesi, zaman kaybı, sanayi bölgesinin kısıtlı olması, arazi koruma kanunu gereği yeniden yer temin edememesi, fabrikayı organize sanayiye taşımanın büyük masraf ve zaman kaybına, rekabet edemeyecek duruma sebebiyet vermesi ve uğrayacağı müsbet ve menfi zararların bilimsel olarak tespit edilmesi gerektiğini, kamulaştırma bedelinin zamanında ve tam olarak ödenmemesi sebebiyle, müvekkil şirketin faizle karşılanmayacak ve dava süresince de devam edecek munzam zararları olduğunu belirterek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 18.11.2014 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Mahkemenin 18.11.2014 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu edilen taşınmazın doğalgaz boru hattı yapımı amacıyla irtifak hakkı tesisi için ... tarafından kamulaştırılmasına karar verilerek, söz konusu işlemin taşınmazın o tarihteki maliki olan ... isimli şahsa noter aracılığıyla 18.08.2000 tarihinde tebliğ edildiği, ...'in taşınmazın irtifak hakkı tesis edilecek kısmı ile ilgili olarak idare lehine ferağ verip, yasal süre içerisinde kamulaştırma işleminin iptali için idari yargıda dava açtığı, söz konusu dava devam ederken taşınmazı davacının 09.04.2001 tarihinde üzerinde irtifak hakkı ile yüklü olarak satın aldıktan sonra, önceki malik tarafından idare mahkemesinde kamulaştırmanın iptali için açılan davada taraf olarak yer alıp devam ettirdiği, mahkemece kamulaştırmanın iptali için açılan davanın reddine dair verdiği kararın, Danıştay denetiminden de geçmek suretiyle kesinleştiği ve Danıştay'ın karar düzeltme talebinin reddine ilişkin kararının 25.02.2007 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra davacı tarafından 22.03.2007 tarihli dilekçe ile iş bu davanın açıldığı anlaşılmış olup, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda (2942 sayılı Kanun) 05.05.2001 tarihinde 4650 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmasından önceki 2942 sayılı Kanun’un 14 ncü maddesinin üçüncü fıkrasında "İdari yargıya başvurulduğu takdirde, adli yargıya başvuru süresi idari yargı kararının kesinleştiği tarihten, bu kararlara karşı temyiz veya karar düzeltilmesi isteminde bulunulmuş ise, buna ilişkin kararların tebliği tarihinden itibaren işlemeye başlar" hükmü yer almakta olup davacının taşınmazı kamulaştırma işleminin iptali için açılan dava devam ederken satın aldığı önceki malikin halefi olarak söz konusu davada taraf olarak yer alıp, davanın reddine karar verilmesinden sonra yasal süre içerisinde iş bu davayı açtığı gözetilerek, mahkemece işin esasına girilip, davacının talepleri değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerkirken yasal olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
    Kamulaştırma bedelinin artırılması talebinin kısmen kabulü ile zarar ziyan ve munzam zarar taleplerinin reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, fabrikadan geçen boru hattının taşınmaza zarar verip tehlike oluşturduğunu, munzam zarar taleplerinin dikkate alınmadığını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
    2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ıslah edilen bedel üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması, kamulaştırma nedeniyle taşınmazda meydana gelen zarar ziyanın tazmini ve munzam zararın tahsili istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
    2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
    3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
    4. 2942 sayılı Kanun'un 11 nci maddesi.
    5. 2942 sayılı Kanun’un 05.05.2001 tarihinde 4650 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmasından önceki 2942 sayılı Kanun’un 14 ncü maddesinin üçüncü fıkrası.
    3. Değerlendirme
    1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve doğalgaz boru hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve zarara ilişkin diğer iddialar ispatlanamadığından ve munzam zarar koşulları oluşmadığından fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 ncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalı taraf lehine yazılı şekilde vekâlet ücreti takdiri yerindedir.
    4. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
    Taraflardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
    11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!