Yargıtay, kayıt dışı solist hizmet süresi ve gerçek ücret tespitinde yazılı delil ile tanık beyanlarının yeterince araştırılmaması nedeniyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Özet: Yargıtay, bir işçinin sigortasız çalıştığı döneme ait hizmet süresinin tespiti davasında, ilk derece mahkemesinin çalışma olgusunu tespitini yerinde bulmakla birlikte, işçinin asgari ücretin 5,4 katı olduğu iddia edilen ücretinin belirlenmesinde yetersiz araştırma ve delil değerlendirmesi yaptığını, zira belirli miktarı aşan ücret alacağı iddialarının Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, bu kapsamda işverenin sunduğu sözleşme ve diğer ödeme belgelerinin incelenerek, yazılı delil başlangıcı olup olmadığına bakılarak ve gerekirse tanık beyanlarına başvurularak ücretin yeniden belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak hükmü bozmuştur.

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No
:846-273Dava, Kasım 2003-24.09.2008 tarihleri arasında geçen ve kuruma kayıt ve tescil edilmeyen hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.2-Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanununun █████. maddesidir. Bu kapsamda hizmet tespitine yönelik davalarda, davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı ...’na, davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur.Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte; Hukuk Genel Kurulu’nun ███████-409 E., ████████ K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 288. maddesindeki (HMK 200) yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür.Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür .Somut olaya gelince; Davacı, davalılardan şirkete ait işyerinde solist olarak Kasım 2003-24.09.2008 tarihleri arasında geçen, kuruma kayıt ve tescil edilmeyen hizmet süresinin tespitini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile; davacının 15.11.2003-24.09.2008 tarihleri arasında hizmet akdiyle ve asgari ücretin 5,4 katı günlük ücretle her ay 7 gün olmak üzere çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen günlerin infaz sırasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.Mahkemenin, davacının hizmet tespitine yönelik kabulü yerinde ise de; ücrete ilişkin kabul gerekçesi yeterince tartışılmamış ve mevcut deliller hüküm kurmaya yeterli bulunmamıştır. Bu davalarda işverenin kabulünün dahi tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı göz önünde bulundurularak işçilik alacaklarına ilişkin olarak davacı tarafından açılmış dava dosyası getirtilerek ücrete ilişkin tespitlerin dikkate alınması, işverenin delil olarak ibraz ettiği hizmet sözleşmesi dikkate alınarak, tespiti istenilen sürenin öncesinde ve sonrasında yazılı delil başlangıcı sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte belgeler dosya arasına getirtilip, gerektiğinde tanık beyanlarına da başvurarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde, davalılar vekillerinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ... Tur. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne iadesine, 18.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.