İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, faili meçhul motosiklet kazasında %9 maluliyet yaşayan davacının, sürücü olup olmadığı ve araç cinsi tartışmalı Güvence Hesabından sürekli iş göremezlik tazminatı talebi davası.
Özet: Bir trafik kazasında plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir motosiklette yolcu olarak yaralanan davacının, %9 maluliyet iddiasıyla Güvence Hesabından sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri kalemlerinde toplam 100 TL tazminat talebiyle açtığı belirsiz alacak davasında; davalı Güvence Hesabı, davacının yabancı uyruklu olması nedeniyle teminat yatırmaması, usulüne uygun başvuru yapmaması gibi dava şartı eksiklikleri ile motosikletin kimliğinin tespit edilememesi, davacının sürücü olabileceği ve somut delil sunulmaması gibi esasa ilişkin itirazlarla davanın reddini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2017 tarihinde Sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen motosiklet seyir halinde iken sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle faili meçhul motosiklette yolcu müvekkil ...'in yaralandığını, Plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında Plakası tespit edilemeyen aracın ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, Müvekkilim tarafından davalıya başvuru yapıldığını ancak davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden █████/2023 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %9 oranında malul kaldığını belirterek, davanın Belirsiz Alacak Davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; 50 TL Sürekli iş göremezlik , 25 TL Geçici iş görmezlik, 10 TL Sürekli Bakıcı gideri, 15 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yabancı uyruklu olduğundan davanın, teminat yatırılmamış olması sebebiyle dava şartı eksikliğinden reddi gerektiğini, davacının dava açmadan önce müvekkiline eksik evrak ile başvuruda bulunduğunu, davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davasına dayandırılmasının mümkün olmadığını, hukuki yarar ve dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı'nın maluliyetine sebep olduğu iddia edilen aracın motorlu bisiklet (silindir hacminin 50 cc.’nin altında) olup olmadığı, zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunup bulunmadığı, tescil durumu ve trafikten men edilip edilmediği araştırılması gerektiğini, aracın motorlu bisiklet (silindir hacminin 50 cc.’nin altında) olduğunun, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunduğunun, tescilsiz olduğunun veya trafikten men edilmiş olduğunun tespit edilmesi halinde davanın husumet sebebiyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğunu iddia ettiği motosikletin ve sürücünün tespit edilemediğini ifade ettiğini, fakat işbu iddianın ispatlanamadığını, Yargıtay’a göre trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen aracın motorlu bisiklet olması halinde Müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının davasını ve iddialarını ispat etmekle mükellef olup bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu motorsikletin plakasının ve sürücüsünün tespit edilememesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan evraklar arasında yer alan 05.06.2017 Tarihli Tutanakta Motosikleti Davacı ...'in Kullandığı İbaresi Bulunduğunu, hadiseye ilişkin başlatılan ceza yargılamasında davacının, müşteki konumunda olduğunu, motosiklette yolcu olduğu iddiasını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı, tespit edilemediğini iddia ettiği motosiklet sürücüsünden davacı ve şikâyetçi olmadığını, davacı tarafından işbu dosyaya oluşu ispatlayan kaza tespit tutanağı, tanık beyanı, kamera görüntüsü, fotoğraf, tanık beyanı vs. somut hiçbir delil sunulmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacı'nın motosiklette yolcu olarak bulunduğu kabul edilirse bile hadise esnasında motosikletin plakasının davacı veya ... plakalı araç sürücüsü ... tarafından alınmamış olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kolluk tarafından düzenlenen 05.06.2017 tarihli tutanakta kolluk görevlilerinin kaza mahalline geçerek inceleme yaptığı ancak herhangi bir iz, delil veya emareye rastlanamadığı beyan edildiğini davacının ceza yargılamasının güncel durumuna ilişkin belgeleri ve ilgili ceza dosyalarını sunmadığını, mevzuat ve yerleşik Yargıtay İçtihatları gereği davacının tespit edilemeyen araç kaynaklı maluliyet iddialarını ispatla yükümlü olduğunu, davacının hadiseden 12 gün sonra ifade vermiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek ve diğer savunmaları saklı kalmak kaydı ile gerçekleştiği iddia edilen hadiseye ilişkin daimi arama kararı mevcut olup olmadığının tespiti gerektiğini, davacı tarafından özel olarak temin edildiği anlaşılan kusura ilişkin rapor bilirkişi rapordu niteliğinde olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının müterafiek kusuru bulunduğundan öncelikle müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmemesi aksi halde % 20 den fazla olacak şekilde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile olayda hatır taşıması söz konusu müterafik kusur indiriminden ayrı olarak % 20'den fazla olacak şekilde hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının hadise sebebiyle maluliyete uğradığına dair iddiasını ispatlayamadığını, davacının geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderleri taleplerinin teminat kapsamında olmadığından reddi gerektiğini, davacının kaza tarihinde fiilen çalışıp gelir elde etmediğinden geçici iş göremezlikten dolayı maddi zararı bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun kaza tarihindeki Trafik Sigortası teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı tarafında talep edilen faizin başlatıldığı tarihin hatalı olduğunu belirterek davanın öncelikle usulden ayrıca esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın; █████/2017 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen motorsiklette yolcu olan davacının bu motorsiklet ile ... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen kazada yaralanmasına ilişkin sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, sürekli bakıcı gideri ve tedavi gideri zararlarının davalıdan tahsili talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Davalı vekili , davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin silindir hacminin 50 cc üzerinde olup olmadığı, zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunup bulunmadığı ve trafikten men durumu bulunup bulunmadığı hususlarında itirazda bulunmuş, Mahkememizce iki celsede davacı vekiline bu hususta süre verilmiş, ikinci süre kesin süre olmasına rağmen davacı vekilince herhangi bir beyan veya itiraz sunulmadığı gibi duruşmalara da katılmadığı, bildirimlerin de tebligatla yapıldığı görülmüş, mevcut duruma göre yapılan incelemede, davacının yaralandığını iddia ettiği ve yolcu olarak bulunduğunu iddia ettiği motosikletin 50 cc'nin üzerinde silindir hacmi olduğu, tescile tabi ve ZMMS sigortası bulunmadığı veya trafikten men edilmediğini ispat yükü, bu durumdan davalı taraftan tazminat talep etmek suretiyle hak iddiasında bulunan davacı tarafta olup, davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde fotoğraf dahi olsa herhangi bir bilgi veya belge bildirilmediği veya sunulmadığı için davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varılmakla davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-İspatlanamayan davanın reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!