Silahlı terör örgütü üyeliği davasında ByLock delillerinin usulüne uygun incelenmesi ve araştırılması gerekliliğine dair Yargıtay kararı.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, sanığın Bylock kullanımını reddetmesi durumunda, suçun sübutu açısından belirleyici nitelikteki Bylock tespit ve değerlendirme tutanakları ile veri inceleme raporlarının Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunmaması, ayrıca Bylock bağlantılarındaki kişilerin araştırılarak beyanlarına başvurulmaması gibi usul eksiklikleri nedeniyle, dosyanın gerekli araştırmalar tamamlanarak yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2018 tarihli ve ████████ Esas, 2018/4 sayılı kararı ile sanık hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 05.12.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca tanzim olunan 02.01.2022 tarihli Onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1.Kararın usule ve kanuna aykırı olduğuna,2.... kayıtlarına bağlı analiz raporunun delil olarak değerlendirilemeyeceği,3.ByLock tespitine yönelik, kayıtlar, tutanaklar ve raporlar arasında çelişki bulunduğu,4.Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı değerlendirme yapıldığına,5.Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,6.Yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,7.Temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının kanuna aykırı olduğuna,8.Hükmün hukuka aykırı delillere dayanması,9.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,İlişkindir.III. OLAY VE OLGULARTemyizin kapsamına göre;A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulüİlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulüİlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████.MD-956 Esas ve ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ve Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarih ve ██████████ başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, temyiz kanun yolu aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan ... ID nolu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile Bylock inceleme tutanağı ve istinaf kanun yolu aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan Veri İnceleme Raporunun 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunması, ayrıca Bylock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, gerekirse tanık sıfatıyla anlatımlarına başvurularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,2. Kabul ve uygulamaya göre,Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurunun ağırlığı bağlamında, sanığın örgüt içindeki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin nitelik süreklilik ve çeşitliliği ile faaliyet alanı gözetilerek, dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile fazla ceza tayin edilmesi,Hukuka aykırı bulunmuştur.V. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 05.12.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.09.2024 tarihinde karar verildi.