İstanbul 2. Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonucu yaralanan yolcunun sigorta şirketinden talep ettiği belirsiz alacak ve maluliyet tazminatı davası.
Özet: Bu dava, davalının sigortalısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasında yolcu olarak bulunan davacının kalıcı maluliyet nedeniyle uğradığı maddi zararların tazmini talebiyle açılmış belirsiz alacak davası olup; davacının sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk süreçlerinin sonuçsuz kalması üzerine, başlangıçta 10.000 TL geçici ve daimi iş göremezlik tazminatının ticari temerrüt faiziyle tahsili istenmiş; davalı taraf ise davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sorumluluk sınırlarını, maluliyetin ispatı gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşımacılığı indirimlerinin uygulanması gerektiğini savunmuş; mahkemece kazanın varlığı ve davacının yolcu konumu tartışmasız kabul edilerek, seyahatin ticari amaç taşımadığı belirlenmiş ve suç duyurusu üzerine takipsizlik kararı verilen ceza dosyasının ardından maluliyet değerlendirmesinin kaza tarihindeki ilgili yönetmeliğe göre yapılması gerektiği tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBULASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: TAZMİNAT (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2025Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.07.2019 günü, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araçta yolcu olan müvekkilinin yaralanarak malul-sakat kaldığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kazaya ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı dosyası üzerinden soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin, elindeki rapor ve belgelerle maluliyet tazminatı için davalı ... Sigorta A.Ş’ne başvurduğunu ancak bir ödeme yapılmadığını, Arabuluculuk başvurularının anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, HMK. 107/1-2 maddesine göre -belirsiz alacak davası- dava açarken net tazminat miktarını bilmediklerinden, ilerde eksik harcı tamamlayarak dava değerini artırma ve diğer fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 9.500,00 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 10.000,00-TL malullük-sakatlık (geçici ve daimi iş göremezlik tazminatının) maddi tazminatının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkiline 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 6704 sayılı yasa ile değişik 97. Maddesi gereğince usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının malüliyetini ispat etmesi gerektiğini, SGK'dan ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, tedavi giderlerinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, açılmış bir ceza davası var ise sonuçlanmasının beklenmesi gerektiğini, tazminat hesabı için gerçek gelirin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, aktüer bilirkişiden rapor aldırılması gerektiğini, müvekkili temerüde düşürülmediğinden faiz talebine ve oranına itiraz ettiklerini, müterafik kusur ve hatır taşımacılığı indiriminin yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.Taraflar arasında kazanın varlığı, davacının olay nedeniyle yaralanması ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır. Davacının kazaya karışan ... plakalı araçta yolcu konumunda olduğu da tartışma dışıdır.Uyuşmazlık; tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır.Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin soruşturma evrakları, tedavi belgeleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin kolluk araştırma sonuçları ve alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;Davacının ... plakalı araçta yolcu konumunda olduğu anlaşılmaktadır. Bu konuda tartışma bulunmamaktadır. Davacı vekiline davacının içinde bulunduğu araçta bulunuş amacının ticari (ücret karşılığı) yolcu konumunda olup olmadığı sorulmuş, davacı vekili 01.11.2022 tarihli beyan dilekçesi ile müvekkilinin "...çok yakın akrabası olan araç sürücüsü ... ile yine çok yakın akrabalarının hasta olması üzerine ziyarete gitmek için yola çıktıkları sırada söz konusu kaza meydana gelmiştir. Müvekkilin araçta ticari amaçla bulunması söz konusu değildir...." şeklinde beyanda bulunarak hatır taşımasının bulunmadığını söylemiştir.Olay nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma başlatılmış, soruşturma sonunda verilen 27.09.2019 tarih ve ... srş.no ... K.sayılı KYOK kararı verilmiştir. Dosyanın incelenmesinde müştekilerin... (█████/1982 doğumlu), ... (█████/1975 doğumlu), müşteki şüphelilerin ... (█████/1973 doğumlu), ... (1967 doğumlu) olduğu, █████/2019 tarihinde meydana gelen Taksirle Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan soruşturma yapıldığı, şüphelilere atılı taksirle yaralama suçunun T.C.K.nun 89/1 maddesi kapsamında takibi şikayete bağlı suçlardan olması ve müştekilerin şüpheliler hakkında şikayetçi olmaması nedeniyle kamu adına Kovuşturma Açılmasına Yer Olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarih ve ...E. ... K.sayılı kararında da işaret edildiği üzere; kaza tarihi olan 09.07.2019 tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak malüliyet değerlendirmesi yapılması gerekmektedir.Olay nedeniyle, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulunun █████/2023 tarih ve 7376 sayılı raporuna göre "...Mevcut belgelere göre ... oğlu 1982 doğumlu ...‘ın 09.07.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur...." yönünde görüş bildirilmiştir.Davacı vekili gelen adli tıp raporu ile dosyadaki malüliyet raporlar arasında çelişki oluştuğunu belirterek bu çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Üst Kurulu'ndan rapor aldırılmasını talep etmiştir.Dosyanın incelenmesinde ...Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı başkanlığınca düzenlenen 16.09.2021 tarih ve 2021/KRH-21-148 sayılı raporda geçici ve kalıcı malüliyet raporun iki seçenekli düzenlendiği, davacının;A-Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre (% 3 malüliyet), 30 gün geçici iş göremezlikB-Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre (% 3 malüliyet), 30 gün geçici iş göremezlik süresi hesaplandığı, bu durumun sehven gözden kaçtığı anlaşıldığından mahkememizin 20.11.2023 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararından dönülmesine, söz konusu raporun (B) kısmında ulaşılan sonuç ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulunun █████/2023 tarih ve 7376 sayılı raporunda ulaşılan sonucun (Sürekli malüliyet % 0 (sıfır), geçici malüliyet 2 ay) çeliştiği anlaşıldığından, çelişkinin giderilmesi için dosyanın üst kurula gönderilerek geçici ve sürekli malüliyet konusundaki çelişkinin giderilmesinin istenmesine karar verilmiştir.İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.Üst Kurulu'nun 12.12.2024 tarih ve 2993 sayılı raporu ile;"Salih oğlu, 1982 doğumlu ...‘ın █████/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle;A- █████/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,B- İyileşme süresinin (geçici iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." denilmiş ve çelişki giderilmiştir.... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin █████/2022 tarihli cevabi yazısında davacıya 1.023,36 TL tutarında işgöremezlik ödemesi yapıldığı, herhangi bir gelir/aylık bağlanmadığı bildirilmiştir.Davacının ve davalı gerçek kişilerin ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, ancak kolluk tarafından bir tespit yapılamamıştır.Bu raporlara istinaden dosya kusur ve tazminat bilirkişisine verilmiş, kusur bilirkişisi; Davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ZMS (Trafik) poliçesi ile sigortalı ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...'un %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...”e atfi kabil kusur bulunmadığı, ... plaka numaralı hususi otomobilin kazazede yolcusu davacı ...'a kazanın meydana gelmesinde, olayın yaralanması ile sonuçlanmasında, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında, atfı kabil kusur, müterafik (birlikte)-ortak kusur bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında başkaca etkili faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Tazminat (Aktüer) Bilirkişi ise; 2 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının -dava konusu kazada yolcu konumunda bulunduğu ve kusura katılımının olmadığı görülmekle- 4.310,44.-TL olduğu, SGK tarafından davacıya ödenen 1.023,36 TL geçici iş göremezlik ödemesinin tenzili ile davalı sigorta şirketinden 3.287,08 TL talep edilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.Hatır taşıması itirazı yönünden ise, davalı sigorta şirketi, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu aracın sigortacısı değildir. Bu nedenle hatır taşıması itirazı yerinde görülmemiştir.Bilirkişi raporunda da işaret edildiği üzere; davacı kazazede ...'ın ... plakalı otomobilin arka koltuğunda oturduğu, emniyet kemeri durumunun belirsiz olduğunun kaza tutanağında belirtildiği, mevzuata göre de otomobilin sadece ön koltuklarında emniyet kemeri bulunması gerektiği otomobilin ön sağ kesimleri ile diğer otomobilin arka sol kesimleri arasında gerçekleşen çarpışma esnasında otomobil içerisindekilerin doğal olarak öne doğru savrularak vücudunun değişik bölgelerinin değişik kesimlere temas edebileceği, kazazedenin otomobil dışına fırladığına dair veri bulunmadığı, otomobilin mevzuattan etkilenmeyen arka koltuklarında emniyet kemeri sistemi bulunup bulunmadığı bilinmemekle birlikte özellikle ayak parmağı bölgesinden kırık şeklinde yaralanması dikkate alındığında dikkate alındığında kendi can güvenliği ve sağlığına göstermesi gereken azami dikkat ve özen gereği bulunması durumunda emniyet kemeri kullanması halinde de benzer şekilde yaralanıp etkilenmesinin mümkün olduğu, emniyet kemeri hususunun zararın doğmasında ve artmasında etkili bir faktör olmadığı, kazaya karışan otomobil sürücünün dalgın, dikkatsiz, tedbirsiz ve kontrolsüz davranış sergilemesi sonucunda meydana gelen ili olan hatalı bir davranışı, sürücüye-direksiyona fiziki müdahalesi vb. etkili rolü, kazaya engel olabilmek adına alabileceği herhangi bir tedbir, zararın husulünde iştiraki, kusurlu veya özensiz davranışıyla zarara katılımının bulunmadığı mütalaa edilen davacı yolcu ...'a kazanın meydana gelmesinde, yaralanması sonuçlanmasında, zararın doğmasında veya artmasında atfı kabil kusur veya müterafik (birlikte) kusur bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin müterafik kusur yönündeki itirazları kabul edilmemiştir.Buna göre 09.07.2019 günü, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiği, kazada yolcu konumunda bulunan davacının 2 (iki) aya kadar geçici işgöremez olacak şekilde yaralandığı, sürekli malüliyetinin olmadığı, kazada davacının yolcu olarak içinde bulunduğu araç sürücüsünün kusurunun olmadığı, davacıya atfedilebilecek bir müterafik kusur olmadığı, yapılan tazminat hesaplaması sonucunda davacının geçici iş göremezliği nedeniyle 3.287,08.-TL zararının oluştuğu anlaşılmakla zarar miktarı olarak bu miktar kabul edilmiş, hükme esas alınmıştır.Davacı vekili de bu miktarlar üzerinden █████/2025 tarihinde, belirsiz alacak (tazminat) davası açtığından talep sonucunu bu miktarlara göre tamamlayarak harcını yatırmıştır.Davalı sigorta şirketine █████/2021 tarihinde yazılı başvuru (tebliğ tarihi) yapıldığı, davalı sigorta şirketinin 12.10.2021 tarihinde temerrüde düştüğü, kazanın karşı taraf sürücüsünün tacir olmadığı gibi aracın da ticari olmadığı, bu nedenle avans/ticari faiz talep edilemeyeceği (Emsal; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.05.2022 tarih ve ...E.... K.), ancak yasal faiz talep edilebileceğinden tazminat miktarına 12.10.2021 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davanın KISMEN KABULÜNE,1-Temerrüt tarihi olan 12.10.2021 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte 3.287,08.-TL maddi (Geçici İş Göremezlik) tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,Fazlaya ilişkin taleplerin (Sürekli İş Göremezlik Zararı) REDDİNE,2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 615,40-TL olup, peşin alınan 59,30-TL harç ile 10,00-TL tamamlama harcından oluşan 69,30-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 546,10-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 651,45-TL, bilirkişi ve ATK ücreti 16.557,00-TL toplamı 17.208,45-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 4.414,64-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç ve tamamlama harcı toplamı) 128,60-TL'nin toplamı 4.543,24-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 3.278,08-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 9.500,00-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 338,63-TL'sinin davalıdan, 981,37-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı yönünden HMK.nun 341/2.maddesi gereğince, kesin, davacı yönünden HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025KATİPHAKİM