Mantar tabancasıyla ateş etme eyleminin genel güvenliği tehlikeye sokma suçu değil, Kabahatler Kanunu kapsamında gürültüye neden olma fiili olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, yerleşim yerinde mantar tabancası ile ateş etme eyleminin, silahın tehlikeli sonuç doğurmaya elverişli olmaması nedeniyle genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme suçunu oluşturmadığına karar vermiştir. Bu eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 36/1. maddesi kapsamında gürültüye neden olma kabahati olduğunu ve idari yaptırım gerektirdiğini belirterek, sanığın TCK 170/1-c maddesinden cezalandırılmasına ve mantar tabancasının müsaderesine dair verilen hükmü yasal dayanaktan yoksun bulmuş ve bozmuştur, zira Kabahatler Kanunu uyarınca mülkiyetin kamuya geçirilmesi de mümkün değildir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etmeHÜKÜM
: Hükümlülük ve müsadereGereği görüşülüp düşünüldü
:Ateşlenebilen bir silahın işlevine uygun ve sonuç doğurmaya elverişli bulunmayan mantar tabancası ile yerleşik yerde ateş etme şeklindeki eylem, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kapsamında olup idari yaptırımı gerektirdiği ve anılan Yasanın 18/1. madde ve fıkrası hükmü gözönüne alındığında mülkiyetin kamuya geçirilmesinin de mümkün olmadığı gözetilmeden, sanığın 5237 sayılı TCK.nun 170/1-c maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve emanete kayıtlı mantar tabanca ile mantarın müsaderesine karar verilmesi,Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 16.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.